 |
|
|
|
Sevgilinize 18 bin mektup yazabilir misiniz?
|
|
|
Büyük romancı Victor Hugo ile sevgilisi olan Juliette Drouet'in aşkı tarihin en ilginç aşk hikayelerinden biridir. Bir tarafta evli bir adam, diğer tarafta ona aşık olan ve her şeyden vazgeçip hayatını ona adayan genç bir kadın. Çift tanıştıklarında tarih 2 Ocak 1833'tü. Geçtiğimiz hafta bu köşede hayat hikayesini anlattığım Papa'nın cani kızı Lükres Borjiya'nın hayat hikayesini tiyatro oyunu olarak yazan Victor Hugo, oyun provalarında tanımıştı, Juliette'i. Küçük bir rolü vardı piyeste. Victor Hugo, bu günlerde karısının aşkını kaybetmiş, en iyi arkadaşı Sainte Beuve'nin ihanetine uğramıştı. Juliette fırtınada sığınabileceği bir liman gibiydi. Onun yanında bütün sıkıntılarını unutuyor, hayata tekrar cesaretle bakmaya başlamıştı. Tanıştıklarından yaklaşık bir ay sonra 16 Şubat 1833'te birbirlerine olan bağlılıklarını itiraf etmişler ve beraber yaşamaya karar vermişlerdi. Juliette, Victor Hugo'yu o kadar çok seviyordu ki onu her bakımdan her şeyi ile kendisine bağlamak, hayatının tek kadını olmak istiyordu. Ancak buna imkan yoktu. Çünkü Hugo evliydi. Daima ikinci planda kalmak düşüncesi Juliette'i rahatsız ediyordu. Hugo da huzur içinde değildi. Güzel ve genç Juliette'i herkesten kıskanıyordu. Sık sık kavga ediyorlar ama bir gün bile ayrılığa dayanamıyorlardı.
Bu aşk inişleri çıkışlarıyla tam 50 yıl sürdü. Bu süre zarfında Juliette, mektuplarıyla aşkına bağlılığını her seferinde Hugo'ya anlatıyordu. Bu mektuplardan birinde Juliette şöyle diyordu: 'Seni o kadar seviyorum ki anlatamam Victor. Seni delice, çılgınca seviyorum. Fakat kalbimdeki aşkı kelimelerle anlatmam mümkün değil, aşkıma bütün hayatımı, ruhumu, her şeyimi vakfettim.'
Juliette aşkına bütün hayatını ve her şeyini feda ettiğini söylerken abartmıyordu. Kıskanç Hugo'nun ısrarları karşısında bütün kariyerine veda etti. Sahneden ayrıldı. Hayatını kendisi kazanmıyordu. Her bakımdan Hugo'ya bağlı olmuştu. Bu kararı bir aşk gecesi heyecan içinde almışlardı. O gün Hugo, Juliette'e: 'Bundan böyle belki insanların gözünde değil, fakat Tanrı'nın katında karım olacaksın' demişti.
Juliette, ertesi gün Victor Hugo'ya şu satırları yazdı: 'Umarım bu gece verdiğim karardan pişman olmazsın sevgilim. Umarım mesut olursun. Bundan böyle tek endişem seni mutlu etmektir. Sen mesut olursan ben de mesut olurum. Cömertliğin senin için asla bir yük ve vazife olmasın' Juliette, 11 Mayıs 1883'te ölmeden önce son yazdığı mektubunda da sevgilisine onunla mutlu bir yaşam sürdüğünü bir kez daha söylüyordu. Bu mektup, 18 bin mektupluk büyük bir aşk destanının son şiiri gibiydi. Victor Hugo da iki yıl sonra büyük aşkının öldüğü mayıs ayının 22'sinde hayata veda etti. Onlar bir kış günü tanışmışlardı. Bu aşk, kış gibi soğuk hayatlarını bahara çevirmişti ve her ikisi bir bahar günü hayata veda etmişti.
|
|
|
|
|
|
 |