 |
|
|
|
Denktaş, mücadeleyi kalemiyle sürdürecek
|
|
|
KKTC halkı bugün son bir buçuk yıldan bu yana 4. kez sandık başına gidiyor. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın aday olmadığı Cumhurbaşkanı seçimiyle Ada'nın kuzeyinde yeni bir dönem başlayacak. 147 bin 823 seçmenin sandık başına gideceği seçimde, toplam 577 sandık kurulacak. Sandık başında bin 800 kişi görev yapacak. Oy verme işlemi, bugün sabah saat 08.00'da başlayacak ve 18.00'e kadar devam edecek. Seçime 9 aday katılsa da CTP lideri ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ın KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Kripto ile devir teslim
KKTC'de Cumhuriyetin ilan edildiği 1983'ten beri ilk kez Cumhurbaşkanlığı makamı devredileceği için protokol düzeni olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine Ankara'ya, devir teslim protokolünün nasıl olması gerektiği soruldu. Hafta içinde Ankara'dan Türkiye Cumhuriyeti'nde Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine ilişkin kurallar, bir kripto ile Lefkoşa'ya gönderildi. Kriptodaki, 'TC' ifadesi, 'KKTC' olarak değiştirilerek, KKTC'nin devir teslim protokolü oluşturuldu. Buna göre, Denktaş, yeni Cumhurbaşkanı'nı makam odasında karşılayacak, sembolik olarak görevini devrettiğini söyleyip başarılar dileyecek ve el sıkışacak. Denktaş daha sonra yeni Cumhurbaşkanı tarafından, Saray'dan ayrılırken aracına kadar uğurlanacak. Törende, 101 pare top atışı da yapılacak. Törenin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarının ardından, yapılması planlanıyor. Pek çok Kıbrıslının 'Denktaşizm' diye tanımladığı Rauf Denktaş dönemini kapatacak olan seçimler öncesi, Ada'da seçim heyecanı yaşanmıyor. Yaklaşık bir yıl önce yapılan 24 Nisan Referandumu'na göre, ne caddelerde bayrak ve flamalar var, ne de sokaklarda yaka rozetleriyle dolaşan insanlar.
Egemenliğe sahip çıkın
Denktaş, Cumhurbaşkanlığı görevini devretmeden önce düzenlediği son basın toplantısında, Başbakan Mehmet Ali Talat'ın önceki gece bir TV programında söylediği sözleri eleştirdi. Talat'ın rakipleriyle birlikte çıktığı TV programında ''Biz egemen miyiz? Dünyada kimse bizi tanımıyor'' sorusunu yöneltmesine sinirlenen Denktaş, bu sözlerin kendisini ''dehşete düşürdüğünü'' söyledi. Denktaş, 'Egemenliği yemin ederek koruyacağım diye buraya oturacak adam, 'egemen miyiz?' diye soruyor. Egemen değilsen niye buraya geliyorsun' dedi. Denktaş, ''Dünya seni tanıyana kadar haklarınızı koruyacaksınız, egemenlik elden giderse azınlıksınız. Devleti, bağımsızlığı mezata sokma hakkı kimsede yoktur'' dedi.
Şenay YILDIZ LEFKOŞA
BAŞBAKAN TALAT KENDİNDEN EMİN
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi miting düzenleyen tek parti Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) oldu. Son gövde gösterisini önceki akşam başkent Lefkoşa'da yapan Başbakan Mehmet Ali Talat'ın Cumhurbaşkanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Lefkoşa İnönü Meydanı'nı dolduran 3 binden fazla seçmene seslenen Talat, seçimin ilk turda sonuçlanacağını söyledi. Başbakan Talat, seçimle yepyeni bir döneme girileceğini ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın kapılarının halka açık olacağını vurguladı.
81 YILLIK SERÜVEN
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 27 Ocak 1924'te, şimdi Güney Kıbrıs sınırları içinde bulunan Baf'ta doğdu. Babası Raif Bey dönemin az sayıdaki hakiminden biriydi. 18 aylıkken annesini kaybeden Rauf Denktaş, bundan sonra hayatının yönünü çizen, onda büyük etki bırakan babası ile büyükannesi, büyükbabası ve teyzesi tarafından büyütüldü. Kıbrıs'ta Ayasofya İlkokulu ve İngiliz Okulu'nu bitiren Denktaş, 1941 yılında 17 yaşındayken babasını zatürreeden kaybetti. Teyzesinin yanında kalmaya başlayan Denktaş, 1942 yılında liseyi bitirdikten sonra 1943'te hukuk eğitimi için İngiltere'ye gitti. Beşik kertmesi kuzeni Aydın Hanım'la evlenen Denktaş, Kıbrıs'a döndükten sonra öğrencilik yıllarından yazıştığı Dr. Fazıl Küçük ile tanıştı. Böylece mücadele yılları başladı. Rauf Denktaş, 1947 yılında avukatlıkla başlayan meslek yaşamına savcı olarak devam etti, ta ki Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu'nun başkanlığına getirildiği 1957 yılına kadar. 1957'de savcılıktan istifa ederek Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu'nun başına geçen Denktaş, aynı yıl Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kuruluşunda da etkin olarak görev aldı. Federasyon Başkanı olarak Dr. Küçük'le birlikte etkin görev yapan Denktaş, 1960 ortaklık cumhuriyetini oluşturan Londra ve Zürih anlaşmalarının hazırlık çalışmalarına katıldı. Denktaş'ın New York'ta Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşma nedeniyle Kıbrıs'a girişi yasaklandı. Bunun üzerine onun için ''Hayatımın en acı günleri'' dediği sürgün günleri başladı. 1964'ten Mayıs 1968'e kadar Türkiye'de sürgünde kaldı. Denktaş, 1973 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı muavinliğine seçildi. Bu Denktaş'ın ilk seçimiydi. 1974 Barış Harekatı'nın ardından bugüne kadar yapılan 6 Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazandı.
ÇİLEMİ DOLDURDUM
Buraya oturacak olan insan, yeminine rağmen egemenliği, bağımsızlığı pazarlık edip ortadan kaldırma oyununu oynayacaksa, karşısına dikilebildiğimiz kadar dikileceğiz. Türk milletini ikaz edeceğiz.
Çilemi doldurdum, insan gibi yaşayacağım.
Türkiye'nin baskısıyla bazı liderleri kullanarak bağımsızlıktan vazgeçilirse, sorumluluk yine bizim Kıbrıslı Türklerin olmaz, Türkiye'nin olur.
Kimseye kırgın değilim. Büyük bir propagandaya kapılan ve 'Türkiye'ye yardımcı olmak milli bir iştir' diyen insanlara ben niye kırgın olayım.
Annan Planı'na 'evet' dendikten sonra benim burada durmamın hiçbir hükmü yoktu. Benim işim bundan sonra yapılan yanlışın bizi bir yere götürmeyeceğini, Kıbrıs'ın Girit olacağını anlatmak. Ben serbest düşüncelerimi daha açık bir şekilde söylemek, halkın arasına girmek, halkı organize etmek için çalışacağım.
Benim gibi yanan arkadaşlar çok. Burada biz direniş göstermeden Kıbrıs elden giderse, tarih bizi affetmez ama biz kendimizi hiç affetmeyiz.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Denktaş gibi yiğit yürütmez; ama Ahmet gibi, Mehmet gibi, Hasan gibi yürütür. Aklı varsa Türkiye ile tam işbirliği içinde yürütür ki falso yapmasın.
Bizim gibi kalbi atan kurumların yardımına açık olacağız. Diğer kurumlar gibi gelir sağlamak için senede birkaç kez piyango tertip etmek gibi alternatifler gündeme gelebilir.
Benim birikimimden yararlanmak isteyen herkese kapım açık.
Yeni dönemde Halkın Sesi Gazetesi'nde yazacağım. Ben bu davaya Halkın Sesi'nde başladım. Şimdi yine aynı safhadan devam, dava başa döndü.
Burası bir saray değil, oturan kral hiç değil. Burada oturan kanlı resimler satmıyor. Toplu mezarlardaki resimleri bile hala
halkına ve özellikle gençliğe göstermiyor.
Kurtlar Vadisi'nden sonra dizi değil ama televizyonlardan iki teklif aldım. Esra Ceyhan'ın programına gittim zaten. Ondan sonra bir teklif daha geldi yine bir kadın programıydı, olmaz böyle şey. Ama beni susturmaya çalışırlarsa yine bir kapı bulacağız.
Partilerüstü milli kongre
Arkadaşlarla düşünüyoruz, tehlike atlatılıncaya kadar partilerüstü milli bir kongre mi olur, adına başka bir şey mi deriz belli değil. Aydınlatma devam edecek. Gazetelere cevap verecek ekipler kurulacak. Geçmişte Kıbrıs'ta yine böyle dağınık bir dönem yaşanıyordu. 'Türkiye'de yaşayan Kıbrıslı Türkler buraya gelerek birleşeceksiniz' dediler. Ve Kıbrıs Türk Kurumu Federasyonu'nu kurdular. Partiler üstü seçilmiş bütün köy temsilcileriyle dernek temsilcileri, partiler, bunun aylık toplantılarına katılıp, memleketin, ekonomik, kültürel dertlerini tartışıp, kararlar alırlardı.
Şenay YILDIZ / LEFKOŞA
CUMHURBAŞKANLIĞI KONUTUNDA YAŞAM
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na şahsi yaşama tarzımı, zevkimi bırakarak girdim. Burada sefa sürmüş değilim, cefa çekmişimdir. Burada biz kendi normal hayatımızı yaşadık
Öğleden sonra tüm personel Saray'dan ayrılır. Akşam saatlerinde evde hizmetli kalmaz, öğleden kalma bir şey varsa yeriz, yoksa bir salata yapar, akşam otururuz. Buradan çıkarken arkamda bir şeyler kalacak, eksikliğini hissedeceğim diye bir duygum yok.
Girne'deki evime döneceğim.
Köylere çıkarım belki, biraz dolaşır, fotoğraf çekerim. Evde hiç gidip de bakamadığım kuşlarıma bir bakarım.
Size 21 yaşında bir devlet bırakıyorum. Halk, Meclis'te bulunan 50 seçilmiş insana, devleti ortadan kaldırmaları için oy vermedi.
DENKTAŞ İÇİN AB'YE DİRENDİK
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı arayarak, hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Gül, hükümetin Kıbrıs politikasını savunarak 'Bir milim toprak verdik mi, bir tek askerimizi çektik mi?' dedi. Gül sözlerine şöyle devam etti: 'Sayın Denktaş'ı Türkiye'de yapmayı düşündüğümüz İKÖ toplantılarına 'Kıbrıs Türk Devleti Başkanı' olarak davet ettik. Bize AB, müthiş derecede karşı geldi. (Siz onu Türk devleti sıfatıyla çağıramazsınız) dediler. İKÖ içinde bile Müslüman azınlık temsilcisi diye davet ediliyordu. Biz AB'ye direttik. Kusura bakmayın, böyle çağıracağız dedik, davetimizi öyle yaptık. Geri adım atmadık. O toplantı yapılmadı ama biz davetimizi yaptık. Gelmemeleri onların sorumluluğu. Demek ki biz doğru işler yaptık. Doğru tarafta durduk. Kıbrıs'a da sahip çıktık. Kıbrıs'ta kimin oyunbozan olduğu da uluslararası planda ortaya çıktı.'
Şerife ÜSTÜNER/ANKARA
|
|
|
|
|
|
 |