 |
|
|
|
Yabancıların payı üçe katlanır
|
|
|
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı (BDDK) Tevfik Bilgin, 'Dışbank özelinde Türk bankacılık sisteminde gelinen noktayı dikkate alırsak, ekonomik ve politik istikrara paralel, önümüzdeki dönemde yabancı banka veya yabancı sermayenin ilgisinin devam edeceği görülüyor' dedi.
Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dışbank'ın satışı ve yabancı sermayeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türk bankacılık sisteminde, Koçbank TAB ortaklığı dahil yabancı payının yüzde 5.8 olduğuna işaret eden Tevfik Bilgin, 'Sektörde şu anda yüzde 5.8 olan yabancı payının, 2005 yılı sonunda yüzde 15-20 olacağını tahmin ediyoruz' dedi.
Tevfik Bilgin, Türkiye'de AB ile uyum anlamında en yakın sektörün bankacılık sektörü olduğunu ifade ederken, sektörün gerek çalışan profili, gerek kullandığı teknoloji, gerekse geliştirdiği enstrümanlar ve en önemlisi de kriz deneyimi ve risk algılamasıyla, son 5 yılda önemli mesafeler kat ettiğini söyledi.
Bilgin, bankacılık sektörünün geldiği düzey anlamında, yabancı sermayenin ilgisinin 'kaçınılmaz olduğunu' belirtirken, şöyle konuştu: 'Ancak bir çok ülkede, özellikle benzer şekilde bankacılık sisteminde yabancı payının ne olması gerektiği, toplumun kılcal damarlarını temsil eden bankacılık sisteminin geleceğe ilişkin yapılanma sında nelerin dikkate alınması gerektiğini, ekonominin tüm aktörleri gibi BDDK'nın da üzerinde hassasiyetle irdelemesi gereken bir konudur.'
Yapı Kredi ve Turkcell
Tevfik Bilgin, Yapı Kredi Bankası ve Turkcell'e ilişkin soruya karşılık şunları söyledi: 'Halka açık şirketler olması nedeniyle hem Yapı Kredi hem de Turkcell hakkındaki açıklamalarda çok dikkatli davrandık ve resmi yazılı açıklamalar yaptık. Bu noktada şunu herkesin çok iyi bilmesi gerekir; bu sorunun çözülmesi ve gerekirse paket halinde çözülmesidir. Bunu da en çok isteyen kurum BDDK'dır. BDDK bu konunun çözülmesi için yaklaşık 16 aydır çaba harcıyor. Yapı Kredi Bankası ve Turkcell konularında çözümü engelleyecek kasti davranışlar karşısında ilk duracak kurum, BDDK'dır.'
AB'DE TÜRKİYE MODA OLDU
Doğan Grubu ile Dışbank'ı satın alma konusunda anlaşan Belçika-Hollanda sermayeli Fortis Bank'ın Genel Müdürü Jean-Paul Votron, 'Türk ekonomisinin dinamizmine bakarak hareket ettiklerini' söyledi. Votron, basına yaptığı açıklamada, 'Biz siyasetçi değiliz' derken, stratejilerinin 'genişlemiş bir AB'ye odaklandığını, buna AB'ye girecek ülkelerin de dahil olduğunu' bildirdi. Belçika'nın 'Le Soir' gazetesi, konuya ilişkin haberinde, 'Türkiye'nin moda olduğunu', Morgan Stanley'in Türk bankacılık sektörünü 'parlayan ülkeler arasında en iyi pazar' olarak nitelendirdiğini yazdı. 'Le Soir', Türkiye'nin '70 milyonluk genç nüfusu, hızlı büyümesi, kontrol altında gözüken enflasyonu, reformların başarısının ardından istikrar kazanan bankacılık sektörü' ile dikkat çektiğini belirtti. Fortis Finans Müdürü Gilbert Mittler ise, yeni yatırımlar için kasalarında 4 milyar Euro kaldığını belirtti.
YOL HARİTASINA İHTİYACINIZ VAR
İngiltere'de yayımlanan günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times, Türkiye'nin IMF'den alacağı 10 milyar dolarlık krediye ilişkin geniş bir habere yer verdi ve analistlerin, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasına karşın Türkiye'nin, bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu düşündüklerini bildirdi. Gazetenin haberinde, Türkiye ve IMF'den dün yapılan açıklamalarda, konuyla ilgili anlaşmaya varıldığının belirtildiğine dikkat çekildi. Son tur görüşmelerin tamamlandığı ve niyet mektubunun son haline getirildiğine dikkati çeken FT, IMF yönetiminin mayısın ilk yarısında anlaşmayı onaylayabileceğini yazdı. FT, IMF ile yapılan 10 milyar dolarlık anlaşmanın piyasalar ve finans çevreleri tarafından Türkiye'nin ekonomik krizden tümüyle çıkabilmesi açısından son derece önemli görüldüğüne de dikkati çekti. IMF'yle varılacak anlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti açısından büyük önem taşıdığını da savunan FT, anlaşmanın Türkiye ile IMF arasındaki 19. anlaşma olduğunu da hatırlattı.
|
|
|
|
|
|
 |