 |
|
|
|
İzmir'in hayat kurtarıcısı
|
|
|
Türkiye'de itfaiye erliğinden müdürlüğe yükselen tek kişi olan Cengiz Öngör, başarısıyla Türkiye'ye örnek oluyor. Yaklaşık 20 yıl önce er olarak başladığı itfaiye teşkilatında İzmir İtfaiyesi bünyesinde AKS 110'u kuran Öngör, kısa zamanda AKS'ın bütün Ege Bölgesi'ne yayılmasını sağladı. Avrupa'daki itfaiye sistemini inceleyerek, bunları İzmir'de hayata geçirmek için çalışmalar gerçekleştiren Öngör, bu konuda 3 kitap yayınladı. Öngör, kentteki itfaiyecilerin olağanüstü hallerde daha hızlı biraraya gelebilmeleri için özel bir lojman yapılmasını istiyor.
İtfaiye eri olarak görev yaptığı 1996 yılında Hollanda'ya giden ve itfaiyecilik sistemi hakkında bilgi edinen Cengiz Öngör, İzmir'de itfaiye araç ve gereçleri ile personelin gelişmesine yönelik bir proje hazırladı. Projenin finansmanının yüzde 45'ini Hollanda hükümetinin hibe olarak verdiğini bildiren Öngör, bugün AKS'ın elindeki bütün araç ve gereçlerin bu projeden kalma olduğunu kaydetti. 1999 yılında deprem bölgesinde ekibiyle büyük başarılara imza atan Cengiz Öngör, o dönemde itfaiye sisteminde eksiklikler olduğu düşüncesiyle merhum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'ya başvurdu.
Piriştina, 'İzmir'deki trafik kazaları ve olası bir deprem durumu için hazır bir ekibimiz olsun' diyerek dönemin Genel Sekreter Yardımcısı Rıfat Mutlu'ya talimat verdi. Bunun üzerine Mutlu'ya projesini ileten Öngör, 2000 yılında Arama, Kurtarma ve Sağlık ekibi AKS 110'u kurdu ve müdürü oldu. Daha sonra Toros'ta kurulan İtfaiye Eğitim Merkezi'nde verdikleri eğitimle AKS'ın Ege Bölgesi'ndeki 10 ile yayılmasını sağlayan Öngör, AKS 110 modelini Türkiye'ye örnek bir sistem haline getirdi.
Universiade'de çalışacak
Şu anda 4 doktor, 20 paramedik, 1 hemşire ve 50 itfaiye erinden oluşan AKS'ın son derece donanımlı bir ekip olduğunu belirten Öngör, 'Artık Ege Bölgesi'nin herhangi bir yerinde meydana gelen bir afet durumunda, çeşitli illerden 15 AKS aracı bölgeye gidebilecek. Bu Türkiye'ye örnek olması gereken ve büyük başarıları imza atmış bir proje' dedi. AKS'ın kısa süre içinde ihtisaslaşmaya gittiğini ve dağcılık, denizcilik versiyonu ile kimyasalla mücadele ve kriz yönetimi konularında da ihtisaslaşıldığını anlatan Öngör, şunları söyledi:
'Dağcılık ve denizcilik ekiplerimizin eğitimleri İtfaiye Daire Başkanı'mız Fuat Barandır tarafından verildi. Universiade 2005'de sağlık ve güvenlik komisyonlarında görevliyiz. Körfez'de 1 deniz aracımız ve 150 beygir gücündeki 2 adet, 2 adet de sığ sularda kullanılan botumuz var. Universiade 2005'in tüm deniz kurtarma işlemlerinin AKS 110'a verilmesi planlanıyor.'
2 bin kişiyi kurtardı
Öngör, Almanya'da çıkan bir otomobil dergisinin de AKS'ın başarılarına geniş yer verdiğini belirtti. 2000'den 2005'e kadar yapılan istatistikleri göre AKS'ın müdahale ettiği olaylarda sadece 2 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 994 kişinin ise bulunduğu zor durumdan kurtararak hastaneye ulaştırdıklarını ifade eden Öngör, 'Zaman zaman ekiplerimizi denetlemek adına, hastanelere herhangi bir eksikliği bize bildirmeleri yönünde yazı gönderiyoruz. Ancak bugüne kadar hep bizi onore edecek yazılarla geri dönüldü. Bizim hedeflerimiz vardı ve bunlara ulaştık' dedi.
Kendi branşlarında ilk olan 3 ayrı kitabı bulunan Öngör, 'Biz kendimizi kurtarmaya adapte etmişiz. Bir canlının hayatını kuntarmak dünyanın en güzel duygusu. Bu işi yapmaktan çok mutluyum. Başıma herhangi birşey gelirse yanımda AKS ekiplerinin olmasını istiyorum. Dünyaya 100 kere gelsem yine itfaiyeci olurdum' dedi.
Tek sıkıntılarının trafik sıkışıklığı olduğunu dile getiren Öngör, buna rağmen kentin en ücra köşesine 6 dakikada ulaştıklarını kaydetti. Vatandaşların110'a çok sayıda asılsız ihbarda da bulunduğunu belirten Öngör, 'İhbarların yüzde 10'u doğru. Santrali olayamak için telefon ediliyor. Bu yüzden çok rahatsız durumdayız' diye konuştu. Almanya, Hollanda, Belçika ve ABD'de kurtarma ve yangı üzerine eğitim aldığını anlatan Öngör, şöyle devam etti:
'İtfaiyecilerin özel lojmanları olmalı. Bir acil durum sırasında kentin değişik bölgelerinde oturdukları için itfaiyecilerin toplanması çok zor oluyor.'
Sezen ÖZSAVRANGİL
|
|
|
|
|
|
 |