 |
|
|
|
Türkiye'nin yeni Devrim'i
|
|
|
TOFAŞ, Fiat ve PSA Peugeot Citroen ile yeni bir hafif ticari araç geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda anlaştı. Yaklaşık 350 milyon Euro'luk yatırımla hayata geçirilecek projede finansman tamamıyla TOFAŞ tarafından karşılanacak. Yatırmla beraber TOFAŞ 'ın Bursa fabrikası tam kapasite ile çalışmaya başlayacak. Yıllık 135 bin adet üretilmesi planlanan araçların yüzde 95'i ihraç edilECEK. Aracın pazarlaması ise PSA Peugeot-Citroen ve Fiat tarafından yapılacak. Üretimin üçte ikisinin PSA Peugeot-Citroen, üçte birinin ise TOFAŞ ihtiyacı dahil Fiat tarafından kullanılması planlanıyor.
Minicargo Projesi'nin yatırım anlaşması dün İstanbul'da imzalandı. İmza törenine Fiat CEO'su Sergio Marchionne. PSA Peugeot Citroen CEO'su Jean-Martin Folz, Koç Holding ve TOFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve TOFAŞ CEO'su Diego Avesani katıldı. 2008'de pazara girmesi planlanan Minicargo, Fiat ve Peugeot Citroen'in ürün yelpazesini genişletecek. Yeni bir platform üzerinde yapılacak geliştirme ve üretimden tamamıyla Tofaş sorumlu olacak. Bu aşamada PSA Peugeot Citroen ve Fiat'tan aktif destek alınacak. Ar-Ge ve üretime başlangıç maliyetleri dahil toplam yatırımın 350 milyon Euro dolayında olacağı öngörülüyor. Tofaş CEO'su Diego Avesani, tamamı Tofaş tarafından karşılanacak yatırım tutarı iç in bankalardan destek alacaklarını söyledi. Avesani, 2008'den itibaren Tofaş ürünlerindeki ihracatın yüzde 80'i aşacağını söyledi.
Minicargo'ların TOFAŞ 'ın Bursa fabrikasında üretime başlamasıyla, fabrikanın halen yüzde 50'lerde olan kapasbite kullanım oranı, yüzde 100'e çıkacak. Yetkililer üretimle birlikte, ek yatırmların da gündeme gelebileceğini belirtiyor. Tofaş'ın Bursa fabrikasının tam kapasite çalışması durumunda yıllık üretilen araçların sayısı 250 bini buluyor.
Veliaht da İstanbul'da
Fiat'ın kurucusu Agnelli kardeşlerden Gianni Agnelli'nin torunu, Fiat'ın Veliahtı ve Başkan Yardımcısı John Elkann'da yatırım anlaşması için Türkiye'ye geldi. 29 yaşındaki veliaht, perspektifin iyi olduğuna inandıkları için Türkiye'ye yatırım yaptıklarını söyledi. Türkiye'de çok fazla İtalyan yatırımı olduğunu anımsatan Elkann, 'Diğerleri de Koç Grubu ile ortak yatırım yapıyor. Koç Grubu, İtalyanları etkilemede çok başarılı' dedi. Elkann, Fiat Grubu'nda yüzde 30'luk payla en büyük hisseyi elinde bulunduran Agnelli ailesini Yönetim Kurulu'nda temsil ediyor.Mehmet SİNLENMEZ-Adnan GÜL/ İSTANBUL
TÜM HAKLARI TOFAŞ'IN
Minicargo'nun tüm fikri mülkiyet haklarının TOFAŞ'ta olması projenin önemini artırıyor. Çünkü Türkiye'de otomotiv sanayinde bugüne kadar üretilen araçlar başka firmaların lisansları altında üretiliyordu. Bu projeyle beraber Türkiye tarihinde 'Devrim'den sonra kendisine ait ikinci aracının üretimine başlayacak.
Türkiye'nin ilk otomobil prototipi olan 'Devrim', 29 Ekim 1961'de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in, Cumhuriyeti'n kuruluş yıldönümü kutlamaları için Eskişehir'e gelmesinin planlanması üzerine, Cumhurbaşkanı için üretildi. Önce arabanın gövdesini oluşturan parçalar, sonra gövde ve diğer bölümler, buradaki atölyelerde imal edildi. Üzerinde günlerce çalışıldı ve ortaya yepyeni bir otomobil çıktı. Bu otomobile 'Devrim' adı verildi. Devrim, ilk gösteriminde Gürsel tarafından kullanıldı. Son rötuşları trende tamamlanarak, Cumhurbaşkanı'nı Anıtkabir'e götürmek üzere Ankara'ya getirilen ilk 'Devrim' kalktıktan 100 metre sonra durmuştu. Sorun Devrim'de değildi. Mühendisler arabaya benzin ikmali yapmayı unutmuştu. Ancak ikinci 'Devrim' Gürsel'i Anıtkabir'e ulaştırmayı başarmıştı.
KOÇ HOLDİNG BAŞKANI MUSTAFA KOÇ: 1 MİLYAR DOLAR İHRECET HEDEFİ
Koç Holding ve TOFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Avrupa'da 3 farklı marka altında satılacak Minicargo projesinde TOFAŞ'ın 8 yılda yaklaşık 1 milyon araç üreteceğini ve yıllık 1 milyar dolar civarında ihracat geliri sağlanacağını vurguladı. Koç, Türkiye'nin son dönemde elde edilen politik istikrar, ekonomide yaşanan önemli gelişmeler, yaklaşmakta olan AB üyelik müzakereleri ve gerçekleştirilen yapısal reformlar ile bir yatırım merkezi olmayı başardığını vurguladı. Bu gelişmelerin doğrudan bir sonucu olan Minicargo projesinin, Koç Grubu'nun Türkiye'ye olan inancı ile geleceğine olan güvenini gösterdiğini dile getiren Koç, söz konusu projenin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki üretim merkezi rolünü pekiştireceğini kaydetti.
Mustafa Koç, son 10 yılda Türkiye'nin toplam otomotiv ihracatının 10 kattan fazla artarak 800 milyon dolardan 2004 yılında 10 milyar dolara ulaştığını, araç ihracatının da 35 kat büyüdüğünü vurgulayarak, ''TOFAŞ'ın bu büyümede lider konumda olduğunu da eklemekten gurur duyarım'' dedi. Mustafa Koç, TOFAŞ'ın global ortağı için üretim üssü olmayı başaran ilk yerli üretici firma kimliğine sahip olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:
''TOFAŞ'ın liderliği, Türkiye'nin üretim üssü olması yolunda atılmış ilk adımdır ve Minicargo Projesi bunu daha ileri götürecektir. TOFAŞ, iki global oyuncunun ortak aracını üretecek ilk şirket olacaktır. Minicargo Projesi'nin yaratacağı ivme, Türkiye için önemli iş sahaları açılmasına imkan tanıyacak.''
Minicargo'nun sağlayacağı büyüme ile vizyonlarında kilit rol oynayacağını, global otomotiv sanayinde rekabetçi kimliklerini geliştireceğini belirten Koç, bu durumun Koç Grubu'nun uluslararası satış rakamlarını önemli ölçüde artıracağını kaydetti. Koç, 'Çok daha iddialı hedeflerimiz var. Koç Grubu 2010 yılına kadar 1 milyon otomobil üretmeyi hedefliyor. Minicargo, bu hedefe ulaşılmada önemli katkı sağlayacak. Proje, otomotiv sektöründe Türkiye'nin global rekabetçi özelliğini kazanma sürecinde büyük bir adım olmaktadır.'
PSA PEUGEOT CITROEN CEO'SU JEAN-MARTIN FOLZ : ORTAKLAR KENDİ TEKNOLOJİSİNİ GETİRECEK
Projede her partnerin kendi teknolojisini getireceğini, Tofaş'ın bu projenin merkezinde bulunduğunu anlatan PSA Peugeot Citroen Üst Yöneticisi (CEO) Jean-Martin Folz, aracın pazarlama stratejisinin her Avrupa ülkesine göre değişeceğini, ancak esas hedeflediklerinin başkentler ve büyükşehirler olacağını açıkladı. Minicargo projesinin kendine özgü bir ortaklık olduğuna işaret eden Folz, ''Bir tarafta kendi bağımsızlığımızı korurken, diğer taraftan işbirliğimizi sürdüreceğiz. Bugün her zaman olduğundan daha fazla spesifik işbirliğine ihtiyacımız var. Öyle işbirlikleri ki bütün ortakların bağımsızlığına saygı gösteren ortaklıklar. Küreselleşmenin zorluklarına en iyi cevabı verebilecek olan da bu ortaklıklardır'' diye konuştu. Türkiye'nin de içinde olduğu Orta ve Doğu Avrupa ile Çin'de de büyümeye devam ettiklerini ifade eden Folz, Türkiye'de yüzde 8.2'lik pazar payına sahip olduklarını hatırlatarak, dünyada geçen yıl toplam 3 milyon 375 bin araç sattıklarını ve 56.8 milyar Euro satış rakamı elde ettiklerini belirtti. Folz, Avrupa'da son 5 yılda 2 kat büyüdüklerini ve şu anda yüzde 19'luk paya sahip olduklarını da belirtti.
TOFAŞ CEO'SU DIEGO AVESANI: EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZE ULAŞTIK
Tofaş Üst Yöneticisi (CEO) Diego Avesani ortak üretim anlaşmasının Türk otomotiv sektörünün ulaştığı yüksek standart ve kalitenin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Minicargo projesi ile vizyonlarındaki en önemli hedeflerine ulaştıklarını dile getiren Avesani, şöyle devam etti: ''Sosyal paydaşlarımızla birlikte, Fiat Auto'nun ürün tanımlama, tasarım ve üretim proseslerinde rol alıyoruz. Bu proje ile bir yandan ihracat adetlerimizi artırırken, diğer taraftan Türk otomotiv pazarındaki payını da artırmayı hedeflemekteyiz. 1 milyondan fazla üretmeyi planladığımız Minicargo'nun yüzde 95'ini ihraç edecek olan Tofaş, böylece Türkiye'nin lider ihracatçısı konumuna gelecektir. Bu projeyle ilgili yatırımların Tofaş tarafından finanse edilecek olması da ayrıca gurur duyduğumuz bir konudur.'' Diego Avesani, Minicargo'nun üretimine 2007 yılının son çeyreğinde başlanmasının planlandığını bildirdi. Avesani, Tofaş'ın kurulduğu 1968 yılından bugüne kadar 2 milyondan fazla araç ürettiğine değinerek, Doblo projesi sayesinde 2000 yılından bu yana farklı bir seviyeye ulaşan Tofaş'ın, günümüzde Fiat'ın en önemli fabrikalarından biri haline geldiğini belirtti.
FİAT CEO'SU SERGIO MARCHIONNE : YATIRIM TÜRKİYE'YE GÜVENİN GÖSTERGESİ
Fiat SpA ve Fiat Auto SpA CEO'su Sergio Marchionne, Türkiye'de yeni araç üretimi kararlarının, ülkeye, sanayisine, yönetim kapasitesine ve uzmanlığına, esas olarak da Türk piyasasına olan güvenlerinin bir sonucu olduğunu söyledi. Marchionne, 'Amacımız farklı kültürlerin en iyi taraflarından yararlanabilmek. Ortak hedeflere ilerlemek ve özellikle de rekabetçi kalabilmektir. Ben bu fırsatı kullanarak Koç şirketine çok teşekkür etmek istiyorum. Türkiye'de bize çok şey öğrettiler. Evimizde hissetmemizi sağladılar'' dedi. Projenin zamanında ve belirlenen maliyet çerçevesinde gerçekleşeceğine inandığını anlatan Marchionne Türkiye'nin, altyapısını ekonomik ve gelişmişlik alanında güçlü tuttuğu ve fabrikalarını da Avrupa ile rekabet edebilir düzeye getirdiği sürece otomotiv sektörünün de gelişeceğini söyledi. Marchionne, 'Ancak Hükümetin net desteği olmadan bu sektörün gelişmesi mümkün değil. Çünkü rekabet daha da kızışacak. Onun için biz Hükümetin desteğini çok önemsiyoruz' şeklinde konuştu.
|
|
|
|
|
|
 |