30 Mart 2005 Çarşamba       




 

Reflü- 2

   
 
Mide ve göğüs bölgesinde yanma ve ağrı, boğazda yanma kuruluk ve ses kısıklığı, ağza ekşi su gelmesi ve dişlerde çok sayıda çürüme gibi şikayetleri olan kişilerde reflü hastalığı olabileceğini; ancak herkeste az veya çok miktarda reflü olabildiği, öncelikle 'fizyolojik reflü' ile 'reflü hastalığı' arasında ayrım yapılmasının önemli olduğunu söylemiştim.

Gastroskopi mi yaptırmalı?

Hayır. Yemek borusu ve mideye ışıklı bir alet yardımıyla bakılarak inceleme anlamına gelen gastroskopi reflüde ilk yapılacak işlem değildir. Zaten tüm reflülülere gastroskopi yapılmaya kalkışılsa buna tüm ülkenin cihazları 24 saat çalışsa da yetmez.

İlk yapılacak şey 1. basamak hekimine gitmek, onun reflü için önereceği ilaçları kullanmak olmalıdır. Bu ilaçlar midenin asit yapımını durdurarak etki gösterirler. Bir de bazı yemek alışkanlıklarını değiştirmek gerekiyor. Mesela akşamları az yemek ve yatmadan önceki 3 saat içinde birşey yememek, yağlılardan, sigara ve alkolden kaçınmak gibi. Reflü yakınmaları 10-15 günlük düzenli bir tedavi ile düzelir, veya en azından azalır. Ama ilaçlarla hiçbir düzelme sağlanamazsa o zaman acaba 'reflü değil de başka bir ciddi hastalık mı var' sorusu belirir, işte o zaman hemen gastroskopi yapılmalı.

İlaçlarla yakınmalar geçer ama ilaçları bırakınca tekrar başlarsa, ve bu olay sık sık tekrarlar ve can sıkıcı bir durum halini alırsa? Şimdi yapılması gereken reflü ile ilgilenen bir hekime danışarak bazı şeyler yapmaktır. Hekim gastroskopi dışında, 24 saatlik asit takibi, mide girişindeki basıncın ölçümü gibi diğer bazı özel tetkikleri de yapacaktır. Bütün bunların sonucunda da yemek borusunun alt kısmını etkileyen bir fıtık olup olmadığı, burada aside bağlı tahribatın boyutu gibi bazı önemli ek bilgiler de sağlanır.

Hemen ameliyat mı olmalı?

Hayır, ameliyat gerekli diyebilmek için bazı koşullar var; ve bu koşulların oluştuğunu görecek kadar yeterli bir süre ilaç kullanmadan ameliyat düşünülmemeli.

Bahsettiğim gibi reflünün ömür boyu sürecek olan ilaç tedavisinin maliyeti ciddi rakamlara ulaşıyor, yıllar içinde artan kanser riski de cabası. Bu gibi etkenlerle batı ülkelerinde ciddi reflü hastalığının tedavisi için yeni yeni alternatifler geliştirilmekte. Uzun zamandan beri uygulanan 'fundoplikasyon' ameliyatı ile yemek borusunun alt tarafındaki zayıf bölüm, mideden yapılan yastıkla güçlendiriliyor. Bu ameliyattan sonra reflü belirgin şekilde azalacaktır.

Son 10 yılda bu ameliyatın kapalı (yani laparoskopik yöntemle) yapılması ile ameliyatın hastaya verdiği zahmet azalmış ve giderek artan sayıda hastaya uygulanmaya başlanmıştır.

Ameliyatsız girişimler

Gelişen teknoloji daha az zahmetli tedavi yöntemlerini getiriyor. Son zamanlarda reflüyü ameliyat etmeden, gastroskopik yolla tedavi yöntemleri öne çıkmaya başladı. Bunlardan birinde mide girişinde zayıflığın olduğu bölgeye kimyasal bir madde enjekte edilerek burası kalınlaştırılıyor.

Daha gelişmiş teknoloji gerektiren bir diğer yöntemde ise radyo frekans enerjisi verilmek suretiyle, bu bölgede kontrollü bir ısı artışı sağlanıyor. Bunun sonucunda buradaki dokunun reflüye karşı direnci artıyor. Yaklaşık 3 yıldır ABD ve Avrupa'da uygulanan bu işlem ülkemizde de yapılmaya başlandı ve şu anda 6 hastaya uygulandı. Tedaviyi ilk olarak alan 2 hasta, işlemin üzerinden 2 ay geçtikten sonra, şu anda işlemden öncekine göre kesinlikle daha iyi durumda olduklarını belirtiyorlar. Umarım güvenli ve zahmetsiz yeni teknolojik girişimlerin maliyeti de giderek düşer ve herkes yararlanır.

Dr. Can Türek canturek@yahoo.com


 
 

Diğer PENCERE haberleri

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir