14 Mart 2005 Pazartesi       




 

Ahmet Tulgar


 
ahmet.tulgar@aksam.com.tr

Kulübe hoş geldiniz

   
 
Eğer duyduklarım, gelen haberler doğruysa şimdi bir adamla barışmanın, yeniden görüşmenin, zaman zaman buluşup yemek yemenin vaktidir artık. Çünkü içimde, derinlerde bir yerde şöyle bir bilgi mevcut ona dair: 'O, o kadar kırıcı, o kadar adaletsiz olamazdı. Ama bu da iktidar işte. Bir noktadan sonra çirkinleştirir her erkeği, bozar her delikanlıyı.'

Bir buçuk yıl kadar önce Fatih Terim, Galatasaray'daki görevinden alındığında da şöyle bir şey yazmışım bakıyorum da, alıntılıyorum da: '(...) Geçer akçe olduğu dönemde yanında olanların hepsi bir bir terk ediyorlar şimdi onu. Bir süre sonra karşısında olanlar da bıkıp gider. İşte, o zaman önüne gerdiği o perdeyi toplayıp kenara koyduğunda çok daha güzel biriyle karşılaşırız. Aslı mutlaka suretinden güzeldir. Bize eğer onu tanıma fırsatını verirse, o başarıları bu asla ekleriz. Yalnızlık, iktidardan düşmek bu ülkenin erkeklerine bir güzellik, bir temizlik hali getiriyor. (...)'

Fatih Terim'den farklı olarak şimdi yeniden bir sofrada kadeh tokuşturmak için can attığım bu adamın ben aslını görmüştüm daha işin başında. Görmüştüm zaten. Şimdi yeniden bu asılla, onun güzellik, temizlik haliyle karşılaşma, buluşma umudunu taşıyorum. Suretini, iktidarın şemsiyesinin gölgesiyle kararmış suretini, beni korkutan, beni üzen, beni darıltan o sureti dün akşam onun iktidardan düştüğü haberi gelir gelmez buruşturdum attım.

Ben şimdi göreve geldiği ilk hafta benden başka kimseyle muhatap olmayan, bana tatlı tatlı gülen, bir hafta içinde içli köfteye bayıldığını, bamyadan nefret ettiğini öğrenecek kadar samimi olduğumuz bir meslektaşımı, onun iktidarının ilk üç, üç buçuk yılında kariyerime nasıl güzel sayfalar eklediğimi, eklediğimizi hatırlıyorum, düşünüyorum sadece.

Daha o zamanlardan, yani o gazetenin yükselen yıldızı olduğum o dönemlerden biliyordum oysa bu durumun çok fazla sürmeyeceğini. Kesintiye uğrayacağını.

Kesindi, beklenen, beklediğim bir şeydi onun da iktidarın duygu rehavetine kapılması, çıkar üzerine, iktidardan pay alma, pay kapma üzerine kurulu ilişkileri, bu ilişkilerin kolaycılığını birlikte bir şeyler üretmenin, başarmanın yorucu sürecine tercih edeceği. Günü yaşamaya başlayacağı, iktidarın, makamın yamacına yaslanmış otururken, sorun, heyecan istemeyeceği.

Çünkü iktidar, o iktidarı kaybetme korkusu başlı başına bir yorgunluk nedenidir zaten. Sorunlardan, sorun çıkaranlardan, heyecanlarıyla, hareketlilikleriyle iktidarın o çok işine gelen donuk fotoğrafı, monoton ritmi bozanlardan uzaklaştırır iktidardaki adamı. Onları, bu heyecanlı, hop oturan hop kalkan çocukları görmezden gelmekten ya da gözden ırak tutmaktan başka bir yolu yoktur iktidardan düşme korkusunu yenmenin.

Ama ne kadar korkarsan kork sonunda düşer o damla işte, bardağı taşıran son damla. O kadar şişersin ki iktidarın besiniyle sığamazsın patronajın, seni iktidara getirenlerin sana biçtiği ölçüye, uygun gördüğü makama. Bir damla fazla gelir bardağa, birazı süzülür suyun masaya. Birazdan gelip masadan silecekleri o sızıntı oysa senin içinden iktidarının baskısıyla, basıncıyla çıkıp giden, seni terk eden en güzel şeydir. Senin en güzel yerindir.

Senin en güzel yerin iktidardan önceki yerlerindir, iktidarsız yerlerindir, iktidarla şişmemiş, şişinmemiş, körleşmemiş, körelmemiş yerlerin.

Bilmem yapar mısın, bilmem yapar mısınız ama bence yapmalısın, yapmalısınız şimdi, düşünmelisin, düşünmelisiniz bu kadar zeki, bu kadar çalışkan bir meslektaşın, bir meslektaşınız sana niye bu kadar kırıldı diye. Size niye bu kadar kırıldı diye. Ama niye hiç de unutmadı diye.

Çünkü o bir erkeğin, bir adamın belki de yıllardır hayalini kurduğu bir iktidara gelişinin o ilk günlerini, o iktidarın nüfuz alanına henüz alışmadığı, binanın o katını henüz ürkek, çekingen adımlarla arşınladığı zamanları da gördü.

Herkesin ona ilişkin hesaplar yaptığı, pusulara yattığı bir dönemde ona sadece 'hoş geldin' dedi. 'Bu sefer de sen hoş geldin.'

Şimdi yine 'hoş geldin' diyor o meslektaşın, o meslektaşınız size işte.

Hoş geldiniz yazarlar kulübüne. Hoş geldiniz kulübe.

Şimdi çok daha güzelsiniz. Ellerinizi yıkayıp masaya oturun, lütfen.


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir