14 Mart 2005 Pazartesi       




 

Şakir Süter


 
sakir.suter@aksam.com.tr
sakir.suter@superonline.com

Okuyucu Mektupları

   
 
* ÖĞRENCİ AFFI - '..Hükümetin, iktidara gelmeden önce söz verdiği ve oluşturma aşamasında olduğu üniversite öğrenci affına çeşitli çevre ve muhalif siyasi partilerden tepkiler gelmekte, bu affın diğer öğrencileri cezalandırmak anlamına geldiği vurgulanmaktadır. Her türlü affın, muhakkak ki diğer bir kesimi cezalandırdığı ve mağdur ettiği bir gerçektir ve dolayısıyla bu tepkilere katılmamak mümkün olmamakla birlikte; çıkarılan genel afların, yani katillerin, gaspçıların, tecavüzcülerin, devleti dolandıranların affedilmesi, bunların hışmına uğramış kişileri veya yakınlarını cezalandırmak olmuyor mu? Örneğin vergi afları, vergisini zamanında ödemiş dürüst mükellefi cezalandırmak olmuyor mu? SSK vb. devlet alacaklarının affı, primlerini zamanında ödemiş, mükellefiyetini zamanında yerine getirmiş olanların cezalandırılması olmuyor mu? Öğrenci affına tepki gösterenlerin dikkatine.' * A. Gülsen KALAYCIOĞLU-Fatih.

* DEVLET-HUZUR- '.. Son dönemde medyada gündeme getirilen kapkaç ve hırsızlık olaylarının artması beni de endişelendirmekte ve sinirlerimi bozmaktadır. Devlet benim canımı, malımı, huzurumu korumak zorundadır. Yapamıyorsa, halk aşiret yaşamına dönüp eski devirlerdeki gibi kendisi korumaya çalışacaktır. Gazete ve televizyonlar da maşallah suça teşvik ediyor. Cezaların iki amacı olur: İbret ve ıslah. Bizde ceza yok, ibret zaten yok. Aksine teşvik var.' * Yedier UYSAL-Mersin.

* HOCALI SOYKIRIMI - '..Bugünkü listeniz ve çağrınız (Dünyanın soykırım ayıbı yazısı) çok anlamlı. Ben de geçen ay, Halka ve Olaylara Tercüman'a gönderdiğim bir yazı ile, hem de TBMM'de ilgili ve yetkilileri arayarak, 90 yılın peşinde koşanlara karşı hiç olmazsa biz de 1992'de Ermeniler'in HOCALI'da giriştiği soykırım için karar alalım çağrısında bulundum. Ama maalesef netice alamadım. Evet listenizdeki ülkeler de önemli ama hepsinden önce şah damarımız, kardeşlerimizin maruz kaldığı bu soykırımı gündeme getirmeyecek miyiz?' * Sadi SOMUNCUOĞLU.

* KARIŞTIRMAYALIM - '..Dünya Kadınlar Günü'ne damgasını vuran, Saraçhane'de başlayıp, Beyazıt Meydanı'nda '8 Mart kızıldır, kızıl kalacak' sloganlarıyla devam eden gösteri, maksadı aşıp bir örgüt mitingi halini almıştır. Polis, yasa dışı bir terör örgütü lehine gösteri yapmaya başlanması üzerine müdahale etmiş, tahrikler sonu iş çığırından çıkmıştır. Sonuç olarak; bunun Kadınlar Günü'yle ilgisi yoktur, yasa dışı bir eylemdir. Kadınlar Günü'ne rastlaması da tesadüfi değildir.' Ş.AKYOL - ABD.

* TÜRK POLİSİ-MEDYA - '..Bizim polisimiz yanlış yaptı. Yere düşen bir kadını dövmeye devam ettiler. Hepsi tamam, bu hatalarının da cezası neyse çeksinler. Ama lütfen, madalyonun öteki yüzünü de göstersin medya... Örneğin, Beyazıt'ta dövülen eylemcilerin, daha önce 18 polisi darp eden kişiler olduğunu da yazın. İzinsiz eylem yapılan alanın, gösteri için yasak bir bölge olduğunu da... Bu olay sırasında bir polisin kolunun kırıldığını, birinin kafasının yarıldığını, iki polis aracı ve motosikletinin hasar gördüğünü de... Bu eylemcilerin Dünya Kadın Günü ile hiç ilgilerinin olmadığını, PKK'ya hizmet ve Türkiye'yi AB'ye ihbarla görevli kişiler olduğunu da yazın lütfen. Türk polisi yanlış yapmış olabilir ama Türk medyası da görevini doğru yapmaya çalışmalı.' * Kerime AYDIN - İst.

* APO VE KADINLAR - '..Güya Kadınlar Günü'nü kutlayanların elinde Apo'nun resmi niçin taşındı acaba? Kendi örgüt mensuplarının yazdıklarına göre... Yanındaki kimi militan kadınları 'seçmece' ayırıp tecavüz ederek mi kadınlara saygı sembolü oluyor Apo! Hiç mi insaf, iz'an yok? Bu, kadınları aşağılamak değil midir?' * Feriha KAL - İst.

* EŞİM VE BEN - '..65 yaşındayım. Eşim 60 yaşında. Birimiz memur, birimiz özel sektör elemanıyız. 1965'te evlendik, çocuğumuz olmadı. Öldükten sonra eşim perişan olmasın diye girmiş olduğumuz kooperatifi hanımın üzerine yaptım. 2002 tarihi itibarıyla o zamanki hükümetimiz, 2002 yılı ocak ayından sonra evlenen ve çocuğu olmayan eşlerin malı diğer bir eşe kalır dediler. Ayrı bir yasayla eşler notere gidecek ve 2002'den önce evlenenler anlaşma yapacaklar denildi. Şimdi ben evi eşimin üzerine yapmışım ve kalkıp notere gidiyoruz. Ya sen ölürsen diyeceğim, diyemedim. Şimdi eşim çok hasta ve Allah korusun ölürse şu anda 40 milyar lira eden evimizin yarısı benim, yarısı kardeşi ve bacılarının arasında paylaşılacak ve ben evsiz kalacağım. Sn. Başbakan'dan rica ediyorum. 2002 yılını baz alan bu tarihin eski evlilere de geçmesini sağlasın.' * Adı bizde saklı.

* SOYKIRIM-TEPKİSİZLİK - '..Soykırım konulu yazınızı okudum. Öyle bir toplumuz ki, işlemediğimiz bir suçu bile kabul ediyoruz. Bunun 1. nedeni halkımızın tepkisiz ve okur yazar olmayışıdır. Soykırım denildiğinde aklımıza Amerika ve Almanya geldiği halde, biz suçlu ilan ediliyoruz. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Bizi bir nebze olsun aydınlattığınız için teşekkür ederim.' * K.Hüseyin BİLİR.

* İSİMSİZ KRİZ - '..Hırsızlık ve kapkaç olaylarının ne kadar arttığı belli ama gelir dağılımındaki adaletsizlik ve tırmanan yoksullukla ilgili veriler de biliniyor. Bunları önlemek için ezbere iş yapılıyor. Büyük bir sıkıntı ve adı konmamış bir kriz yaşanıyor Türkiye'de; enflasyon biriktiriliyor ve 'patlama' olmasından endişe duyuyorum.' * Oğuz ÇETİNBAKIŞ - Balıkesir.

* İSPATA DAVET - '..28 Şubat 2005 tarihli köşenizde; Elazığ DYP İl Başkanı ve Merkez ilçe Başkanlarının müşterek yaptıkları açıklamada; 'Tahsin Tuncay-Köksal Gündoğdu ikilisi, Sn. Çiller tarafından atanmışlardı. Sonradan istifaları nedeniyle Ramazan Emre-Ayhan Dayı ikilisi, Sn. Mehmet Ağar tarafından atandı' demişlerdir. Ben açık ve net olarak diyorum ki; ben istifa etmedim. 'Etti' diyenleri ispata davet ediyorum.' * Köksal GÜNDOĞDU-Elazığ DYP eski Merk. İlçe Başk.

ESKİ SİSTEM * '..TÜBİTAK, yeni bir işletim sistemi geliştirdiğini iddia ediyor. Oysa Linux adlı işletim sisteminin bir uyarlamasını Pardus adıyla Türkçe'ye çevirerek dağıtmaktan başka bir şey yapmamışlardır. Türkiye'de çok sayıda benzer çalışma yani Linux dağıtımı zaten var.' * Aydın KOCAGÖZ.

YAZIK SANA *'..Kaynana programları için 'düğmeyi kapatın, bu kadar basit' diye yazmışsın. Ben de seni adam zannetmiştim; yazık. Bu arada, Erkan Mumcu'ya da bir tavsiyem var. Macera aramasın ve DYP ya da MHP'ye girsin. Böyle bir değerin Sadettin Tantan gibi harcanmasına gönlüm razı olmuyor.' * Kadir TOKTAŞ - Bilecik.




Bakire bitti!

'Düşünen Adam' ve 'Bakire' adlı eserler Fransa'da saray tarafından yasaklanmıştı.

Herhangi bir sebeple çoğaltılmış ve satılmış olanların derhal toplatılması bir bildiri ile istenmişti.

Bu emir yerine getirilmiş olmalıydı herhalde ki...

Bir vali, saraya çektiği telgrafta şöyle diyordu:

- İl sınırlarımızda düşünen adam ve bakire kalmadı!.

(* Sıtkı Enginler'den..)




NOKTA...Bir şeyi yapabileceğinize inanır ya da inanmazsınız. Fakat her iki durumda da haklısınız. (Edmund)


 

 

Diğer YAZARLAR

 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir