25 Ocak 2005 Salı       




 

Yaşar Erdinç


 

yasar.erdinc@superonline.com

Bir sektörün nesli tükenebilir

   
 
Aracı kurumlar, sermaye piyasalarında yıllardır çok önemli görevleri başarıyla ifa etmişlerdir. Belki de şu ana kadar yaptıkları en önemli katkı, çok kaliteli insan gücü yetiştirmiş olmalarıdır. Bu elbetteki çok zor ve maliyetli bir süreç olmuştur.

Aracı kurumlarda çalışan müşteri temsilcisi, yatırım uzmanı, dealer, broker ve aklınıza gelebilecek diğer kademelerdeki insan kaynağının sermaye piyasaları konusundaki bilgi kalitesi kesinlikle çok üst düzeydedir.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun çalışanlar için zorunlu tuttuğu SPK Lisanslama Sınavları bu kaliteyi arttırıcı çok önemli bir etken olmuştur.

Sermaye ve para piyasalarının işleyişi açısından çok önemli farklılıkları vardır. Her ne kadar her iki piyasa da finansal (mali piyasaların) alt dalı olsa da, bankalar ellerindeki parayı satarak para kazanırken, aracı kurumlar müşterilerini doğru ve etkin yönlendirdikleri sürece ve müşterilerinin yaptığı işlemlere aracılık ederek para kazanırlar. Aracı kurumları ayakta tutan ana gelir kaynağı aracılık işlemlerinden aldıkları komisyonlardır. Buna ek olarak halka arzlara aracılık ederek gelir sağlarlar. Aracı kurumların uyguladıkları komisyon oranları öyle oranlardır ki, sadece hayatta kalabilmelerini sağlamakta ve ciddi bir rekabet altında faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Durum böyle iken, mali piyasalara ilişkin yeni düzenlemeler, bankalara da aracı kurum faaliyetlerini yapabilme imkanını getiriyor. Bunun anlamı, bankaların sahip olduğu aracı kurumlar haricindeki diğer tüm aracı kurumların kökünün kazınması demektir. Bankaların kurduğu aracı kurumlar ise zamanla banka içine monte olacaktır.

Bu düzenleme ile birlikte aracı kurum çalışanları için ciddi bir iş işsizlik tehlikesi doğar. Zaten yoğun rekabet ortamında insan kaynağına çok fazla kaynak ayıramayan aracı kurumlar, bankaların katılımıyla birlikte oluşacak öldürücü rekabet ortamıyla başedemez ve eleman çıkarmak zorunda kalırlar. SPK Başkanı Doğan Cansızların da belirttiği gibi, birçok aracı kurum kapanmak zorunda kalacaktır.

Her ne kadar, aracı kurum elemanlarını, bankaların transfer edebileceği gibi bir sav ileri sürülse de, bankalar transfer maliyetine katlanmak istemeyeceklerdir. Çünkü artık bankacılıkta maliyet yönetimi çok önemli hale gelmiştir ve bankacılıktan kolay para kazanma dönemi bitmiştir. Dolayısıyla bankalar bunu kendi içlerinde halletmeye çalışacaklardır.

Şimdiden söyleyebilirim ki, banka kökenli olan elemanlarla sermaye piyasası işlemlerini yürütmeye çalışmanın bankalara orta ve uzun vadede çok büyük maliyetleri olabilir. Özellikle sermaye piyasası yatırımcısı gözünde, bankanın prestiji açısından maliyet yüksek olabilir. Çünkü aracı kurum müşterisi her yönüyle banka müşterisinden çok farklıdır. Aracı kurum çalışanları kendi rutin işlerini yapmak yanında, müşterisini yatıştıran, onunla dert ortağı olan, gerektiğinde ciddi biçimde azarlanan ve sesini çıkarmayan bir psikologdur, stres altında çalışmaya alışkındır. Banka çalışanları bu tür müşteri tipi ile ilk defa karşılaşacaklardır.

Sonuç olarak, bir sektörü yok edebilecek bu düzenleme üzerinde kesin karar verilmeden önce, mutlaka sektörün ileri gelenleri ile istişare edilmeli ve fikirleri sorulmalıdır.


 

 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir