25 Ocak 2005 Salı       




 

Güler Kömürcü


 
guler.komurcu@aksam.com.tr
gulerkomurcu@superonline.com

Mehmet Haberal'a zoom

   
 
Bugün siyasette iki farklı-yeni oluşum hakkında size güvercinlik yapacağım, aklıma bağladığım bilgileri tuşlara bırakıyorum, bakalım ilginizi çekebilecek miyim ey sevgili okur?!.

  • Onların isimlerini çok farklı platformlarda, farklı kulislerde duyuyorum, ilk portremiz Dr. Mehmet HABERAL...Türkiye'nin sayılı organ nakli uzmanlarından, Başkent Hastanesi'nin sahibi ve de son zamanlarda medyaya da el atıp 6 ay önce yayına sunduğu KANAL B' ile 'görsel medyada ben de varım' diyen HABERAL'ın son aylarda farklı bir siyasi oluşum hazırlıkları içinde olduğu belirtiliyor. Duyduklarıma bakılırsa bir grup AKP'li ile de gayet yakın temasta olan BAY Haberal, politik faaliyetlerine giderek hız veriyormuş, arkasında veya yanında duran ilginç isimlerin kimler olduğunu yakında hepiniz öğreneceksiniz sevgili okur, öğrenecek ve şaşıracaksınız, şimdilik sadece BAY HABERAL'a dar alan paslaşmalarında 'zoom' yapmak istiyorum.

  • Evet biraz daha yakından bakalım Sayın HABERAL'a:

  • Rizeli HABERAL bir dönem DYP'den vekil adayı olmuştu. Ancaaak, tüm bunların ötesinde kamuoyu BAY HABERAL'ı, 'Başbakan Ecevit'in ülkeyi seçime götürüp- AKP dönemini başlatan o meşhur hastalık sürecinde, sürekli yanında olan, teşhis-tedavisini gerçekleştiren O meşhur doktor' olarak tanıdı. Ecevit aniden hastalanınca yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın da tavsiyeleri ile BAY Haberal'ın Başkent Hastanesi'ne yatırılmışti, sonrası malum... İnanılmaz spekülasyonlar yapıldı, Ecevit'in hastalığı, yanlış tedavi iddiaları, vesaire vesaire... Bu arada malum bir şaibeli dosya nedeniyle intihar teşebbüsünde bulunan eski Bakan Hikmet Uluğbay da Bay Haberal'ın Başkent Hastanesi'nde özel olarak bakılmıştı.

  • Google'da yaptığım kısa bir araştımada BAY HABERAL hakkında ilginç birkaç habere rastladım, mesela 9 Ağustos 2003'te Hürriyet'te çıkan bir haber:

    n'Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu, bir dönem Ecevit'i tedavi eden Başkent Hastanesi sahibi Mehmet Haberal'ın, üniversite ile hastanenin yapımı için aldığı 60 milyon dolarlık krediyle Hazine'yi zarara uğrattığını iddia etti. Komisyonun raporunda, Ecevit'in başbakanlığı döneminde tedavi gördüğü ve daha sonra kendisine yönelik 'komplo' yapılmaya çalışıldığı iddiasıyla terkettiği Başkent Hastanesi'nin de sahibi olan Mehmet Haberal'a ait Başkent Üniversitesi'ne kampüs ve hastane projesi için kullandırılan 60 milyon dolarlık kredi ile Hazine'nin zarara uğratıldığı öne sürüldü. Raporda 'Başkent Üniversitesi'ne, Fon ile yapılan uluslararası nitelikteki anlaşmaya, Bütçe Kanunu'na, üniversite ile yapılan devir anlaşmalarına aykırı ve Hazine zararına neden olacak şekilde kredi kullandırılmıştır' denilmekte. Evet, siyasette yeni oluşumun organizatörü Sayın Mehmet HABERAL'ı ilgi havuzunuza bıraktıktan sonra şimdi de politika dünyasına hızlı giriş yapan bir başka isme odaklanalım.




    'SİLAHI ELİMİZE ALIRIZ'

  • Merkezde ılımlı siyaset algılamasının bittiği, şahin-ulusalcı politikaların hızla gündem tayin etmeye başladığı bu yeni dönemde, Avrupa'da başlayıp ABD'de de hızla taraftar bulan ırkçı politik ruzgarlardan biz de nasibimizi almaz isek olmaz değil mi? Semih Tufan Günaltay bu yapıda önde durmaya çalışan ilginç bir portre. Akın Birdal'in tetikçisi olarak kamuoyuna adını duyuran Semih Tufan Günaltay, 4 yıl kaldığı cezaevinde yazdığı 'Tanrı'nın Türkleri' kitabında ırk teorisini geliştiriyor ve ardından cilt cilt benzer sloganlarla yüklü yayınlar geliyor. Tanrı'nın Türkleri isimli kitabı oldukça ilgi çekiyor (ne alakası var ey okur, HİTLER'in KAVGAM isimli kitabı da nereden aklınıza geldi şimdi!) derken, Semih Bey yaklaşık 6 ay önce 'Ulusal Birlik Partisi'ne genel başkan olup Türkiye çapında yaklaşık 50 ilde teşkilatlanıyor.

  • Semih Bey ile TEMPO'dan Tutkun AKBAŞ muhteşem bir söyleşi yapmıştı (bu arada Tutkun Akbaş medya dünyasındaki değerli araştırmacı-gazetecilerin başında yer alır benim için) o söyleşiden çok kısa bir alıntıyı paylaşalım:

  • Tutkun soruyor: 'Gündeme suikastçı olarak geldiniz. Bir mafya, karanlık adam, eli silahlı adam duruşunuz var. Bu devam edecek mi? Semih Bey cevap veriyor: 'Ulusal meselelerde içinden çıkılmaz bir durum olduğunda, her zaman elimizden geleni yaparız.'

  • Tutkun Akbaş tekrar soruyor: 'Silahı elinize alırsınız yani.' Cevap: 'Hiç tereddüt etmeyiz.Tanrı'nın Türk'ü olan herkesin bir misyonudur bu.'

  • Yorum sizin ey sevgili okur. Ben çekileyim artık, arkanıza saklanabilir miyim!


     

  •  


     

    Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
    | Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir