Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 21 Ocak 2005

Burhan Ayeri / Yakışanını bulmak sanatı

Ekranlarımızın fazla ön plana çıkmayan bir ismine değinmek istiyoruz. Onu, sadece kazınmış kafasıyla hatırlayanlar olması doğal. Hele, dudağının altında yer alan 'Teke sakalı' bazılarına sempatik gelmeyebilir. Esat Nermi Erendor hocamızın derslerinde kafamıza kazıdığı 'Yüzü çok zengin'lerden. Hani vakit bulup, oyunculuğa soyunsa bu işi de mükemmel becereceğine inanıyoruz. Adamın tek kusuru 'Beşiktaş uğursuzluğu'. Yönetime bir girdi, sırtımız yerden kalkmıyor. Bıraktı ama hala sürünüyoruz. Neyse işin şaka bölümü bir yana, deminden beri bahsettiğimizin ismini yazalım; Birol Güven. MINT'in her şeyi bu pırıl pırıl beyin. Çocuklar Duymasın'la ekranları ve seyirciyi parselledi. Bu dizinin önemli oyuncularını kesti, attı. Hatta adını değiştirdi ve 'Çocuklar Ne Olacak' haline dönüştürdü. Yine rating listelerinin tepesinde.
* * *

TRT'dekilerin başarısı ortada. 'En Son Babalar Duyar'ın 'Bir tarafı kalkanları'nı da yolladı. Yine çizgi bozulmadı. Ancak monotonlaştıklarını yazdığımız gün telefonla aradı. 'Burhan Abi haklısın. Bu konuda toplantı yaptık. Biraz bekle' dedi. Ve peşinden bomba haber geldi; 'Sahtekar Kadir'in ondan daha üçkağıtçı kardeşi Semih senaryoya ilave edildi. Bu rolü Mehmet Ali Erbil oynayacak'. Doğrusu, bu kadar isabetli seçimi ancak alkışlayabiliriz. 'Nasıl bitti, tükendi' denilen Hülya Avşar, 'Kadın İsterse' ile yeniden yıldızını parlattıysa, aynı şey Erbil için de olacak. Çünkü, verilen rol onun çizgisiyle 'Cuk oturan cinsten'. Sakın kızmaya kalkmasın yıllar yılı çizdiği imaj ile - Bize attığı kazık dahil - 'Üçkağıtçı Semih' tiplemesi diziyi en tepelere taşıyacağını biliyoruz. Birol Güven'in yaşı genç. Kafası müthiş çalışıyor. Her şeyden önemlisi Türk Halkı'nın nabzını iyi tutmakta. Ona başarı dileklerimizi yollamıyoruz bile. Çünkü buna ihtiyacı yok. Ayrıca bazıları gibi milliyetsiz, cibilliyetsiz ve de cinsiyetsiz değil...
* * *

'Yaşamdan Dakikalar'ı geç saat sohbetleri sınıfına sokup kaçıran atv yönetimi şimdi ne düşünüyor, merak içindeyiz. TV-8'e taşınıp, Prime-Time içinde yayınlanan program bizde tutku haline geldi. Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk'ün yanına katılan Sunay Akın'ın bilgi birikimlerini dinlemek ayrı zevk. İşin ilginç tarafı, bu Sunay'a yıllar yılı uç solda diye kızıp durmuştuk. 'Sezar'ın hakkı Sezar'a'. Adam derya. Üstüne üstlük canlı kütüphane. Bu dörtlü, bir taraftan 'Bayram Anlayışları'nı konuştu. Diğer taraftan 'Don Kişot'un 400. yaşını'. 'Yalnızlaşma'yı ise hepsinden ayrı yere koyduk. Kimileri kızsa, sövse de, 'Hıncal Uluç'u severek okuyanlardanız. Ekranlardaki geniş yelpazesini mümkün olduğu kadar izlemeye çalışıyoruz. Hani kimi parlak çocuklar çıkıp 'Dinozorlar gitsin' diyor ya, onlar halt etmiş. Uluç'suz medya, tuzu unutulmuş hastane yemeği gibi olur!

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.