21 Ocak 2005 Cuma       




 

Şebnem İyinam


 
msiyinam@yahoo.com

Bir deli kuyuya taş mı atmış?..

   
 
Pazar günkü yazımda, Adana'da işlediği cinayetin ardından psikiyatriste gidip suçunu itiraf eden bir hastanın yaşadıklarının psikiyatri meslek etik kurallarının 'sır saklama yükümlülüğü' açısından bir mahsur teşkil edip etmediğini sorgulayan, yaşanan bu sıra dışı örnekten yola çıkarak konunun hekimler tarafından kamuoyu karşısında tartışılmasının yararlı olacağını belirten bir yazı yazmıştım. Cevap birinci elden geldi. Şimdi sizinle onu paylaşıyorum:

Sayın Şebnem İyinam

Ben 16 0cak 2005 tarihinde yazdığınız 'İhbar etmenin dayanılmaz ağırlığı' konulu makalenizi okudum. İsmim geçtiği için, Yahoo Psikiyatri Grubu'na yaptığım açıklamayı, size de yolluyorum.

Muhterem Meslektaşlarım;

Bir deli bir kuyuya taş atmış, doktoru hastasını ihbar etmiş vs. vs. 'M. Ejder Boyar eşcinsel partnerini öldürdüğünü psikiyatriste itiraf edince polisi karşısında buldu. Olay, mahremiyet tartışması yarattı,' şeklinde yazılmış haber üzerine, grupta, durumun müzakeresi eğiliminin doğduğunu müşahede ettiğim için, peşin hükümlerden sakınabilmeniz amacıyla olayı bütün safahatıyla anlatıyorum:

Adı geçen kişi (M. Ejder Boyar) benim yanıma o gün görevli memur tarafından getirildi. Ve kişi ben daha bir şey sormadan 'Ben buranın hastasıyım. Siz beni tanırsınız. Ben bir cinayet işledim' dedi. Ben 'Olabilir' dedim ve kartının çıkarılmasını istedim. Kart çıkarma işlemleri sırasında adı geçen şahış, işlemiş olduğunu iddia ettiği cinayeti ve sebeplerini, hemcinssel ilişkinin bütün detaylarını nöbetçi memura anlatmış. Psikiyatrik görüşme sırasında bana da anlattı. Hezeyan olabilir diye ben ihtiyatla karşıladım. Bu arada maktulün annesi adı geçen şahsı cep telefonundan aradı. Ve, 'Oğlumu vereceksin. Kapının önünde bekliyorum. Gelmezsen kapıyı kırıp gireceğim' dediğini duydum. Ben bundan sonra ciddi bir cinayet vakasıyla karşı karşıya olduğumu anladım. Adı geçeni kendine bir zarar vermesini engellemek amacıyla servise gözetim altına yolladım. Yani olay şöyle olmadı:

Bir psikiyatrik muayene veya görüşme sırasında M. Ejder Boyar 'Doktor Bey, aramızda kalsın size bir sırrımı söyleyeceğim. Ben 10 sene önce birini öldürdüm. Cinayeti de başka birisinin üzerine yıktım. Vicdan azabı çekiyorum' dedi de, ben yemedim içmedim durumu polise ihbar ettim ve bir cinayet aydınlandı. Böyle bir olay yok. Bu durumda ne yapardık? Bence bu tartışılmalı. Demem o ki: Hastanın bana ve hekimlik mesleğime emanet ettiği bir sır yok. Ben polise durumu bildirmesem de maktulün ailesi cinayet mahallinde kapı önünde bekleşiyorlar. Kapıyı kırıp girecekler. Cinayet yine ortaya çıkacak. Farkındaysanız, ortada bir itiraf falan da yok. 'Herkesin bildiği sır' var. Kişi 'cinayeti' ulu orta herkese anlatıyor. Eğer akıl hastalığını muayenem sırasında tespit etmiş olsaydım; elbette ki, hastamı koruma gayreti içinde olacaktım. Savcı ile konuşup, adı geçen şahsın halen akıl hastası olduğunu, hastanemiz adli servisinde kalması gerektiğini anlatacaktım. Ne kadar başarılı olurdum bilemem. Ben bu olay karşısında bir doktor olarak hastamı korumak zorunda olduğumu hissederdim.

Haberde 'Eğer hasta alkol bağımlısı olmuş olsaydı ve ben de polise bilgi verseydim bu meslek etiğine aykırı olurdu,' cümlesi de yarım kalmış. Ben şöyle demiştim: Bu kişi, bir alkol bağımlısı veya madde bağımlısı olsa ve ben bu durumu polise bildirsem, 'Bu kişi alkolik, ehliyetini alın,' veya 'Bu kişi madde kullanıyor, TCK'ya göre cezalandırın' diye ihbarda bulunursam, psikiyatri etiğine aykırı olurdu demiştim. Ama gazeteci toparlayıp yazamamış.

Sonuç olarak: Gazetelerin üçüncü sayfa haberleri, maalesef Yazı İşleri'nin sansasyonel haber bulma ve sunma gayretlerinin kurbanı oluyor. Bu bilgilerden yola çıkarak yorum yapmak bizleri yanlış mecralara sürüklüyor.

Ayrıca gazeteci milletinin 'hemcinssel ilişki' haberlerine karşı göstermiş olduğu 'iştiha'yı da anlayabilmiş değilim...

İlginize ve bilginize.. Saygılarımla..

Dr. Bülent Demirbek

Şimdi ben de okuyucunun dikkatini Dr. Bülent Demirbek'in yaziyi bitirmeden önceki son darbesinde toplamak istiyorum. Vurgulamada bir başka iştiha yok mu dersiniz, bir üste çıkma zaferi kırıntılarının arayış ya da?..!


 

 

 
 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir