21 Ocak 2005 Cuma       




 

Ömer Ural Kükner


 
omer.ural@aksam.com.tr
omer.ural@superonline.com

Necati'nin güzel golleri

   
 
SCHALKE Arena'dan havaalanına gitmek üzere otobüse biniyorum. Galatasaray Dergisi'nin yaratıcısı Mehmet Şenol'la yanyana oturuyoruz. Galatasaray'ın güzel futbolundan, gençlerin gelişiminden başlayan sohbetimiz ilerliyor. Dünya'nın en güzel futbol stadı Schalke Arena'nın İskender Baydar dışında vurgulanmayan koltuksuz kale arkasındaki susmayan Alman taraftarlardan söz ediyoruz. Kızlı erkekli davulcuların kullandıkları her duran topta artan tempolu vuruşlarının maça kattığı havayı dillendiriyoruz. Söz Necati'nin dillere destan röveşatasına geliyor. Mehmet'in 'Ömer abi, Necati hep güzel goller atıyor'' cümlesi bitmeden harika bir konu yakalamanın heyecanıyla kendisine teşekkür ediyorum. Havaalanına gidene dek yazıyı kafamda kuruyorum.

Gerçekten Necati bol gol atmanın yanısıra işin estetik yönünü de geliştirdi. Gollerinin çeşitlenip güzelleşmesi Necati'nin yıldızlığına katkıda bulunuyor. İstanbulspor'a kafayla attığı gol müthişti. Yine aynı maçta yaptığı plase çarpıcıydı. Rizespor ve Gençlerbirliği'ne uzaktan yaptığı vuruşlar Necati'nin çalışma ve özgüveninin işaretiydi. Spartak Moskova filelerine gönderdiği kafa topu fırsatçılığını gösteriyordu. Fenerbahçe'ye karşı kazandırdığı gol süratini ve soğukkanlılığını kanıtlıyordu. Necati artık uzaktan-yakından, yerden-havadan her türlü gol atıyor. Gördüğüm eksikliği sol ayağının zayıflığı. Necati'nin Galatasaray'da soluyla golünü hatırlamıyorum. Bir de Türkiye'nin en iyi penaltıcısı olduğuna inandığım Necati'nin Efes Cup'ta kalecilerin sağına yerden plase yaptığı iki vuruşta hayal kırıklığı yaşadım. Birini kaleci kurtardı, diğeri gol oldu ama ikisinin de Necati'nin Adanaspor'da izlediğim penaltılarıyla uzaktan yakından ilgisi yoktu.

24 Nisan'da oynanacak maça gelince; yabancılar konusunda kamuoyunda genel mutabakat vardı. Sebastian Perez hariç aynı kadroyu önerirdim. Ancak Türk futbolcular nedense açıklanmadı. Bir karşılaşma oynanacaksa iki takımın da belirlenmesi gerekirdi. Tepkilerden çekinildiği için erteleme mümkündür. Edindiğim izlenim yerlilerin seçiminde eş-dost ilişkilerinin rol oynayacağıdır. Örneğin Tanju, Arif Kocabıyık gibi isimlerin yer almayacağı konuşuluyor. Adları bile zor hatırlananlarla maça gölge düşer. Yönetim Kurulu buna izin vermemelidir.


 

 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir