 |
|
|
|
Ben bir küçük cezveyim
|
|
|
Köşe bucak geziyorum bu aralar. Vazife icabı desem yalan olur. Öyle denk geldi işte.
Oğlum doğduğundan beri akşamları pek çıkmıyordum. Fakat ne zaman ki yine yeniden televizyon işlerine bulaştım, iki çekim arasına bir film, bir müzikal, bir artık ne denk gelirse sıkıştırıyorum.
Şimdi de size, 'bayram ziyaretlerini bitirdikten sonra evde pineklemeyin, gidin bunlardan birini izleyin' diyorum naçizane.
Gönül Yarası
Yavuz Turgul yakından takip ettiğim tek Türk sinemacı. Yönetmenliğini de beğeniyorum ama hele de senaristliğine hayranım.
Açıkçası Gönül Yarası'ndan yekpare bir yazı çıkartırım diyordum. Ne yazık ki düşündüğüm gibi olmadı.
Bunun için ya çok beğenmem ya da büyük hayal kırıklığı yaşamam gerekiyordu.
İkisinin arası olunca da böyle birkaç paragrafa kaldı maalesef.
Beğenmedim çünkü filmde tekrarlar var, bu yüzden de süresi uzunmuş gibi geliyor, daha da önemlisi, öykü Muhsin Bey ile Gölge Oyunu karışımı olduğundan (en azından bana) çok tanıdık geldi.
Beğendim çünkü oyuncular süper, kamera süper, şarkılar süper.
Gerçi ben Yavuz Turgul'u çok başka yerlere koyduğum ve bu yüzden de beklentim göğün yedi kat üstünde olduğu için fazlaca ince eleme, sık dokuma faaliyetine giriştiğimin de farkındayım.
Yoksa cidden güzel bir film bu.
Bir de aklınızda olsun, cebinizde mutlaka kağıt mendil bulundurun. Aksi takdirde benim gibi gözyaşlarınızı kredi kartı slipleriyle silmek zorunda kalabilirsiniz.
Mucizeler Komedisi
Onca emek, şöhretli isim, iyiniyet, üstüne üstlük bir de Şener Şen ama... Maalesef olmamış. Olamamış.
Şarkılar başarısız, seyirci ile iletişim kurup etkileşimli olma hadisesi eğreti, klişe yağmuru feci, Levent Kırca türü kör gözüm parmağına espriler dayanılmazzz!
En son gittiğim müzikal Evita'ydı. O zamanlar entel olacağım diye tırmalayan tıfıl bir insan olduğum için ıkına sıkına sonuna kadar dayanmıştım.
Mucizeler Komedisi'nden ise önlerde oturduğum için çıkamadım.
Bir ara, 'Acaba kapattım mı?' diye montumun cebindeki telefona bakmak için hamle yaptığımda Meltem Cumbul'la göz göze geldim.
Haliyle de ayağa kalkıp insanları yara yara çıkmayı gözüm yemedi. Mecburen sonuna kadar oturdum.
İlk fırsatta Gani Müjde'nin Yıldızların Altında'sını izlemeye gideceğim ki şunu anlayayım: Acaba ben aslında müzikal mi sevmiyorum yoksa bana hep kötüleri mi denk geliyor?
Kutup Ekspresi
Eğer sinema ile ilişkiniz mısır patlağı düzeyinde ise, 'Gitmeseniz de olur' derim.
Hollywood'un Noel döneminde gazladığı filmlerden biri olduğu için konusu bayağı yavan.
Fakat patlamış-mısır-sever değil de, hakiki sinemasever iseniz mutlaka görmeniz lazım.
Çünkü bu, ilk kez kullanılan bir teknik. Animasyonla gerçek oyunculuğu milk shake yapıyorlar. Tom Hanks böylece filmde 5 ayrı karakteri birden canlandırmış.
Ama çocuğunuz kesin beğenir. Buna garanti veririm.
İyisi mi sinemaya bir alışveriş merkezinde gidin. Ufaklığın biletini alıp salona yollayın.
Siz yemek katında etraftaki güzelliklerle gönül gözünüzü eğlendirirken o da içeride 2 saat keyif yapsın.
|
|
|
|
|
|
 |