Bundan bir süre önce Alem FM'de, 'Göreceksiniz, tsunami felaketinin Amerikalıların işi olduğunu söyleyecekler,' demiştim. Aynen çıktı. Star gazetesi, tsunami'nin büyük bir ihtimalle Amerikan oyunu olduğunu, felaketten sadece birkaç gün sonra, hem de manşetten verdi. O gün bir hayli gazete sattıklarına inanıyorum. Neyse. Konumuz bu değil...
Ben Amerikancı değilim. İsrailci değilim. Faşist değilim. Komünist de değilim. Bu gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut'un geçenlerde tanımladığı türden bir adam olduğumu düşünüyorum. Milliyetçi, muhafazakar-liberal (duruma göre), modern, Türklük ve 'Türkiye'lilik' arasında 'Türklük' cephesinde yeralan. Ama, tsunami'den sonra hemen devreye giren ülkeler arasında Amerika'nın da yeraldığı bir gerçek. Washington, felaketten etkilenenler için 500 milyon dolar üzerinde bir para yardımı yaptı. Şu var mutlaka: Bu yardım sadece insancıl bir önem taşımıyor, aynı zamanda siyasi bir koz olarak da kullanılıyor. Müslümanlar, 'Bak ABD para yardımı yaptı,' diyecekler, ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra İslam dünyasında sarsılmış prestiji belki minicik düzeltecek. Gelelim sadede.
HEY SRI LANKA!
HERE COMES JOHNNY...
Amerikalılar felaketten etkilenen Sri Lanka'ya sadece para değil, sayısı 1000'in üzerine tırmanan miktarda deniz piyadesi de gönderdiler. Eyvah, eyvah! Peki bunu neden yaptılar ve kabul gördüler mi? İşte bu yazının asıl amacı da bu sorulara cevap aramak.
Dışişleri Bakanı Powell, bundan birkaç gün önce yaptığı bir açıklamada, Amerikan deniz piyadelerinin Sri Lanka'ya gönde-rilmesinin nedeninin sözkonusu ülkede başgöstermesi muhtemel terörist eylemleri önlemek olduğunu söyledi. Herkes de yuttu! Anti-Amerikan cephesi dışında tabii. Devam edelim.
Nasıl ki bizdeki Anti-Amerikan cephenin önde gelenleri Washington'ın attığı her adımdan muazzam kaygı ve şüphe duyar ve yaprak kımıldasa orada Amerikan parmağı arar (ki aslında bu sıklıkla doğrudur) buna benzer şekilde Hindistan'daki Anti-Amerikan cephesi de aynı şeyi yapar.
Nitekim, Amerika'nın Sri Lanka plajlarına 1000 kişilik bir deniz piyade gücü ile çıkma istemi üzerine Hindistan'da kıyamet kopmuş, ama sonraki gün bir açıklama yapan Hindistan Dışişleri Bakanı Shyam Saran şöyle demiş: '(ABD deniz piyadelerine ilişkin olarak VT) herhangi bir yanlış anlaşılma yoktur. Ortada bir felaket vardır. Yardım talep edilmiştir ve Amerikalılar gibi Hint birlikleri de (Sri Lanka'ya VT) yardım etmektedir.'
Şimdi, Sri Lanka'nın Hindistan'dan ayrılması için önceleri harbi bir örgüt olarak savaşan ama sonra uyuşturucuya falan bulaşan Tamil örgütünün yapısını;
Sri Lanka'yı kendi nüfuz alanında tutmak adına sezonsal entrikalar çeviren Hintli ve yine aynı tür Sri Lankalı politikacıları;
Sri Lanka'dan da geçen uyuşturucu eksenini bilen bilmeyen bütün Anti-Amerikancılar yaşadı, çünkü onlara iş çıktı. Daha şimdiden analizlerini yapmış ve Sri Lanka'nın yakında Amerika ile Hindistan arasında pay edileceğini ilan etmişlerdir bile. Ama Amerika'nın bölgeye aktardığı askeri güç sadece 1000 tanecik deniz piyadesi ile de sınırlı değildir. Şöyle ki:
Sözkonusu deniz piyadelerinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için muazzam miktarlarda araç, gereç, teçhizat, e tabi bu arada her türlü casusluk teknolojisi; traktörler, kamyonlar, su arıtma ekipmanları, portatif barakalar, subay evleri, barlar da aynen Sri Lanka'ya intikal ettirilmiştir. Firkateyn ve destroyerleri de eklerseniz, ABD, 'Felaket sonrası yardım ediyoruz,' ayaklarında Sri Lanka'ya üs kurmakta hatta çaktırmadan istila etmektedir. 'Çaktırmadan'ın altını çizin!
Güneydoğu Asya'daki dengelerin süratle Amerika-Hindistan eksenine yarayacak şekilde değişmesi gerekmektedir, çünkü Çin büyük bir hızla ilerlemektedir. ABD'nin 21'inci Yüzyıl'daki en büyük rakibi Pekin olacaktır. Haritaya bakıldığında, Washington'ın emin ve dikkatli adımlarla Çin'in etrafını çevirdiği görülmektedir. Sovyetlerin çökmesinden sonra Çin'e karşı Amerikan kartını oynama stratejisini benimseyen Hindistan, ABD'nin Sri Lanka'ya asker göndermesinden memnundur. Peki sonra? Sonrasını bekleyip göreceğiz; şimdilik hepsi bu. Vecdi TAMER-vecdi.tamer@aksam.com.tr