 |
|
|
|
Filistin'e üniformasız lider
|
|
|
Filistin'deki Devlet Başkanlığı seçimini, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Lideri Mahmud Abbas kazandı. Merkez Seçim Komisyonu'na göre Abbas, oyların yüzde 62.3'ünü aldı. Bağımsız aday Mustafa Barguti yüzde 20'de kalırken, diğer 5 aday 'küçük, tek haneli'' rakamlarda kaldı.
Filistin'in son 40 yılına damgasını vuran Yaser Arafat'ın 11 Kasım 2004'te ölümünün ardından tüm dünyada adı sıkça duyulmaya başlanan Mahmud Abbas, son Devlet Başkanlığı seçiminin ardından Filistin'in yeni yüzü olarak ortaya çıktı.
İsrail ile anlaşmanın tek yolunun bu ülkeyle görüşmeler yapılması olduğuna inanan, bağımsızlığın silahlarla değil barışçıl yollarla elde edilebileceğini söyleyen Abbas, Filistin'de Ebu Mazen olarak biliniyor. Arafat ile Abbas arasındaki fark, sadece siyasi söylem açısından değil, dış görünüşte de kendisini belli ediyor. Arafat, ünlü üniformasını ve kefiyesini üzerinden hiç çıkarmadı. Abbas ise sürekli takım elbise giymesiyle dikkati çekiyor.
İSRAİL UZMANI
Yaser Arafat'ın ölümünün ardından Filistin Kurtuluş Örgütü Başkanı olan Mahmud Abbas, kurucuları arasında yeraldığı, Filistin'in en güçlü partisi El Fetih tarafından Devlet Başkanlığı'na aday gösterildi. Mahmud Abbas, 1935'te, sonradan İsrail topraklarına katılan (1948) Saffed'de doğdu. Ailesi Suriye'ye göçeden Abbas, Şam Üniversitesi'nden hukuk doktorası aldı. İsrail tarihi ve siyaseti konusunda uzman birkaç Filistinli'den biri olarak tanınan Abbas'ın doktorası Siyonizm üzerine. Abbas, Nazi kurbanı Yahudilerin sayısını ortaya koyan bir çalışmaya da imzasını atmıştı.
ABD VE İSRAİL DESTEKLİ
Arafat ile dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin arasında 1993'te imzalanan Oslo Barış Anlaşması'nın da perde gerisindeki isimlerinden biri olarak tanınan Mahmud Abbas, 2003 yılında kısa süreli olarak Başbakanlık görevini üstlendi ve ülkenin ilk Başbakanı oldu. ABD'nin Ortadoğu barışı için desteklediği 'yol haritası''na imza koyan Abbas, Filistin Ulusal Yönetimi güvenlik örgütlemesini kendisine bırakmayı reddeden Arafat'ı 'yetkisini sarstığı'' gerekçesiyle suçlayarak, 4 ay sonra Başbakanlık görevini bıraktı. Hem İsrail, hem ABD tarafından ılımlı ve uzlaşma yeteneğine sahip bir kişilik olarak görülen Mahmud Abbas, kampanyasının son döneminde, Gazze'de geçen hafta 7 kişinin öldürüldüğü İsrail saldırısının ardından ilk kez, Filistinli militanların sıkça kullandığı 'Siyonist düşman'' ifadesini kullandı. Sonra, 'Bu durumda kim olsa böyle söylerdi'' diyerek sözlerini yumuşatmaya çalıştı.
Tek hedef Filistin devleti
Zaferini Yaser Arafat'ın anısına, Filistin halkına, İsrail ile çatışmalarda ölenlere ve İsrail hapishanelerindeki binlerce Filistinli'ye adadığını söyleyen Ebu Mazen lakaplı Mahmud Abbas, İsrail ile 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini garanti altına almayan anlaşma yapılamayacağını söyledi. İtalyan Corriere della Sera gazetesine demeç veren Abbas, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ile ne zaman olursa görüşmeye hazır olduğunu bir kez daha belirterek, 'Bu anlaşmazlığa çözüm bulmak bizim görevimizdir. Ancak bu çözümü, konuşmadan, zor olacağı kesin olmakla birlikte anlaşmayla sona ermesi gereken müzakereler yapmadan bulamayız'' dedi. Bu arada
seçimden önce 'boykot'' çağrısı yapan Hamas Örgütü, seçimde yasadışı uygulamalar yapıldığı kuşkularına rağmen, seçimi kazanan Mahmud Abbas'la çalışacağını bildirdi.
İsrail'de yeni hükumet güvenoyu aldı
Filistin yeni liderini belirlerken, İsrail'de de Başbakan Ariel Şaron'un muhalefetteki İşçi Partisi ile kurduğu koalisyon hükumeti, Parlamento'dan güvenoyu aldı. İsrail Parlamentosu Knesset'te yapılan oylamada, yeni koalisyon hükumeti 55'e karşı 58 oyla güvenoyu aldı. Yeni hükumetin, kısa süre içinde yemin ederek göreve başlaması bekleniyor. Koalisyon hükumetinde, İşçi Partisi'nin lideri Şimon Peres'le Şaron'un Likud Partisi'nden Ehud Olmert başbakan yardımcılığını üstlenecek. Koalisyonda Birleşik Tevrat Yahudileri Partisi de yeralıyor. Ariel Şaron, Gazze'deki 21 Yahudi yerleşim birimi ile Batı Şeria'dan 4 yerleşim biriminin boşaltılmasını öngören planına kabinesinde karşı çıkılması üzerine, geçen yaz Parlamento'daki çoğunluğunu kaybetmişti.
Bush, Washington'a davet edecek
Seçimi Mahmud Abbas'ın kazanması ABD ve Avrupa'da büyük memnuniyet yarattı. Abbas'a İsrail başta olmak üzere dünya liderlerinden tebrik mesajları ve telefonları yağdı. ABD Başkanı George Bush, Abbas'ı kutlarken, onu Washington'a davet etmeye hazır olduklarını bildirdi. Bush Arafat ile ilişkileri kesmişti. İsrail Başbakanı Ariel Şaron da, taraflar arasında diyaloğun başlamasından önce Abbas'ın silahlı gruplara karşı kararlılıkla hareket etmesini istedi ve 'demokratik yoldan elde ettiği zafer''
nedeniyle Abbas'ı kutladı. Şaron, İsrail-Filistin ilişkilerinin hızla düzelmesi temennisinde bulundu. İsrailli bakanlar da Abbas'a tebrik mesajları geçti.
Tebrik mesajı yağdı
Türkiye, Rusya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere ve Bahreyn, Abbas ile çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını bildirdi. AB Ortak Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana da Avrupa'nın Filistinlilerin 'düşlerini gerçekleştirmesine'' yardım edeceğini söyledi.
Ebu Mazen'in işi zor
ŞİDDET
Filistin yönetimiyle İsrail arasındaki müzakerelerde kilit konuyu şiddetin sona erdirilmesi oluşturuyor. Ancak aşırı dinci militanlar, Abbas'ın saldırılara son verilmesine yönelik çağrısına rağmen silahlı mücadelelerine son vermeyi reddediyor. Abbas'ın El Fetih Örgütü bile ateşkes çağrısına sıcak bakmıyor. Militanlarla uzlaşma taraftarı olan Abbas, başarısız olması halinde, Devlet Başkanı olarak ya barış sürecinden vazgeçmek ya da güç kullanmak zorunda kalacak.
MÜZAKERELER
Filistin ile İsrail'e, barış için adım atmaları konusunda baskı yapan uluslararası kamuoyu, Filistin'de yönetimin belirlenmesinin ardından, tarafların üst düzey katılımıyla bir zirve toplantısı yapılmasını istiyor. Şaron ve Abbas'ın olası görüşmesinin ana konularından birini, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki yerleşimcileri geri çekmesi oluşturuyor. Ancak Filistin tarafı, İsrailli yerleşimcilerin bölgeden çekilmelerinin ardında bir dalavere olduğundan şüpheleniyor. İsrail, özellikle Gazze Şeridi'ndeki Yahudi yerleşimciler ile İsrail'in güneyindeki kentlerde düzenlenen saldırılara son verilmesini, görüşmelere başlamak için önşart olarak görüyor.
REFORM
Hem Filistin halkı, hem de uluslararası kamuoyu, Filistin yönetiminden, idari ve sosyal bir dizi reformu hayata geçirmesini bekliyor. Abbas, 'dokunulmaz'' olarak görülen El Fetih yetkilileri ve güvenlik şefleri ile mücadele edecek.
EKONOMİK KRİZ
Dünya Bankası raporlarına göre, Filistin'de 1999 ve 2003 yılları arasında gayri safi milli hasıla ortalama üçte bir oranında düştü. Aynı dönemde, işsizlik oranı yüzde 10'dan yüzde 26'ya çıktı.
|
|
|
|
|
|
 |