 |
|
|
Elif Dağdeviren
|
|
|
Kim açıklayabilmiş ki aşkı, biz açıklayalım
|
|
|
Biliyorum hepimizin, tüm insanlığın ortak konusu bu: Aşk.
Ya da, aldığım epostalardan anladığım kadarıyla, aşk demeye hazır olmayanlar için yumuşak geçiş yapalım da ilişki diyelim.
Anlaşılan bu konuyla ilgili okumalar yetmiyor, okudukça okuyası geliyor insanın. Ama izninizle ilişki yazmaya haftada bir yetmez mi? En azından ben kendimi daimi ilişki yazan kaleminden aşk damlayası yazarlardan biri olarak bulmasam...
İzni sizden alıyorum gibi yapıyorum ama bakmayın, lafım kendime aslında, bıraksanız elim hep bunları yazmaya gider. Gider de, bir süre sonra, korkarım, eskisi gibi bundan sorumlu devlet bakanı olarak ilan edilmekten!
Bu arada aslında yazılabileceklerin hepsini içeren bir sır vereyim size: Duygunun adı Aşk diye konulduğundan beri tüm filozofların, duygu bilimcilerin, sosyologların, insanevladının açıklamaya, tanımlayamaya uğraştığı bu duyguyu, aşkı açıklamak aslında mümkün değil.
Adına tarih denen uzun bir süreçtir herkes bunu anlatmaya, anlamaya, çözmeye uğraşıyor ama olmuyor.
Çünkü bunu ya yaşarsınız, ya da yaşamazsınız.
O kadar.
Üstelik de sadece siz yaşarsınız. Ne yaşadığınızı anlatabilirsiniz, ne de anlatılanları kendinizinkine yaklaştırabilirsiniz.
Size ait, eşi benzeri bulunmaz bir duygudur bu.
Birbirine benzer tarifler alırsınız belki ama konuyla ilgili en kesin gerçek, içinizde dolanıp duran o tuhaf duyguyu sadece sizin yaşadığınızdır.
Hatta, varsa öyle bir potansiyeliniz/şansınız, aynı yaşam içinde rastlaşacağınız tüm aşklarınızı farklı yaşarsınız.
Size soranlara anlattıklarınızla, size anlatılanların ortak sözcüklerini yakalarsınız belki ama, hiç biri ne sizi tatmin eder, ne de içinde aşkını yaşayan karşınızdakini.
Çünkü SİZ aşık olmuşsunuzdur, ve sizin AŞIK olduğunuz EN özeldir.
O kadar özeldir ki o kalıplara, sözcüklere sığdıramazsınız. Susamazsınız da, elde bulunan sözcüklerden bir seçme yapıp, bağıra bağıra paylaşırsınız duygunuzu.
Şairlerden, şarkılardan, resimlerden medet umarsınız. Kendiniz şair, şarkıcı, ressam olursunuz.
İçinizden coşan duyguyu paylaşmak, yeni sözcükler, yeni anlatımlar bulmak için, bulunmuşları yeniden kullanmak için yolculuğa çıkarsınız.
Ama ne sözcükler yeter, ne de daha önce kullanılmış olanlar.
İçinizdeki coşkuyu paylaşmaya yardımcı olurlar o kadar.
Aşık mıyım acaba, ya da bu duygunun adı aşk mıdır dediniz mi...
Değilsiniz o zaman.
Aşk geldiğinde adıya gelir zira. Size anlam aratmadan, tarif yaptırmadan.
İnsanlığın aptallık tarihi
İspanyol engizisyonunda insanlara hayvan, hayvanlara da insan gibi davranılırdı. Cadıların kedilerin vücutlarında tekrar dünyaya geldiklerine inanıldığı için kilise bütün kedilerin yok edilmesini emretmişti.
İnsanı merak var etti
Noel:
1. 24 Aralık-6 Ocak arasındaki dönemin adı
2. Chirstmas şarkısı
Noel şarkıları daha ismi 1800'lerde noel olmadan önce bile yüzyıllarca söylendi. İngilizler sözcüğü Fransızlar'dan aldı. Onlar da Latinler'den almıştı. Latince'de 'natalis' doğumgünü, doğumla ilgili anlamına gelir.
Neşeniz daim olsun da, Noel sizin bildiğiniz gibi değil
Bayılıyorum şu renkli, ışıl ışıl, Aralık ortasından başlayıp, yılbaşına kadar devam eden döneme (Akmerkez'in Hint pavyonu süslemeleri hariç!).
Herkesde bir motivasyon, yeni bir umut patlaması.
Yeni yıla girilecek, tüm dertlerden arınılacak. Yeni yıl eski sevimsizlikleri silecek, yerine yeni mutluluklar koyacak vs vs...
Allah ümitsiz bırkamasın insanı. Bol bol vesile versin de motivasyonumuz eksik olmasın. Yeni bir enerjiyle işlere sarılmaktan alıkoymasın. Amin!
Ben de böyleyim. Tamam diyorum, tarihin son rakamı değişti. Amorti çıkmıştı geçen sene ama yetmedi, bu sene büyük ikramiyeyi kazanmalıyım!
Hepimizin elindeki biletin numarası aynı aslında da... İdare edin işte, biletin üzerindeki sureti fotomuz farklı ne de olsa!
Ancak, bu neşeli meselelerin arasında bir durum sinir katsayımı çarpmaya başladı, haber vermek istedim.
Noel tebrikleri.
24 Aralık gününe ait önüne geçilmez kutlamalar. Sevgili İsa'nın doğumunu...
İsevilere hayırlı uğurlu olsun da...
Bize ne oluyor.
Tüm radyolarda bir 'Noel'iniz kutlu olsun' neşesi. 'Merry Christmas'...
Christmas 24 Aralık'ta başlar, 6 Ocak'ta biter. Christ'den türemiştir. İsa'nın adından yani. Doğduğu varsayılan dönemin kutlanışıdır.
Hristiyan kardeşlerimizinki neşeli geçsin, keyifleri daim olsun da, bu yeni ABD özentisi şuursuz gençliğin, radyolarda televizyonlarda zıplaya zıplaya Noel kutlamaları, Merry Christmaaaaaas diye bağırmaları haylice gıcık anlayacağınız.
Biz 2004'e veda edelim, coşa eğlene, 2005'e selam edelim umut yumaklarıyla da...
Christmas bizi bozar be abi. Hani kutlayanlardan beşi bile anlamını bilse razıyım, bilmelerini kultarım ben de onlarla... Ama yok, olsa dükkan senin.
Bu arada bir de ağaç mevzuu var tabi.
Ağacın İsa'nın doğumuyla filan ilgisi yok. O tamamen farklı bir hikaye.
Evinize renk katacağına inanıyorsanız, çekinmeyin, alın, bol bol süsleyin.
Ama rica ediyorum, bunu artık gerçeğinden ayrılmayacak sahtesiyle yapın.
Zaten gittikçe hasret kaldığımız gerçek ağaçlara kıymayın.
Kıydıysanız da en azından işi bitince atmayın, bahçeye dikin. Olur a belki tutar. Siz de dikerken bir dilek tutarsınız, ağaç hayata döndükçe sizin de dileğiniz gerçek olur...
Alın size yeni bir dilek durumu.
Yılbaşı hediyemdir, güle güle kullanın.
|
|
|
|
|
|
 |