29 Aralık 2004 Çarşamba       




 

Şakir Süter


 
sakir.suter@aksam.com.tr
sakir.suter@superonline.com

Kafa karışıklığı

   
 
Avrupa Birliği (AB)'nden tarih alma konusunu geçtik; önümüze bakacağız derken...

Tekrar başa döndük; yani 17 Aralık'a!

Ve tartışıyoruz:

- Biz 3 Ekim tarihini almakla iyi mi ettik, kötü mü?! Bu tarihi, 'neler verdik' de aldık?!

Sadece ahalinin değil, Ankara'nın da kafası karışık.

- Brüksel'de büyük bir başarı elde ettiysek, Dışişleri'nin tekrar Brüksel'e 'nota' göndermesi neyin nesi? Orada söylemeyi unuttuklarımızı mı hatırladık?!

Olumsuzluklar 'tercüme hatası yaptı' iddiasıyla neredeyse Egemen Bağış'ın üzerine yıkılmaya çalışılıyor!

Eyvah!

Olacak iş değil ama bizde oluyor işte!

* * *


Bu akıl karışıklığı ortamında, DTP Genel Başkanı Yaşar Okuyan arayıp 'medyaya sitemim var' dedi:

- Çok önemli gerçekler kamuoyundan gizleniyor?

- Nedir gizlenenler?

- Kardeşim, 17 Aralık öncesinde, Avrupa Parlamentosu (AP)'ndan rengarenk kartlara basılı 'evet-yes'lerin karşılığında neler verildiğini bu millet bilmiyor. Bilse, hükümeti tefe koyar! Millet gerçeği bilse, Brüksel'de '2. Sevr Anlaşması'nın imzalandığını görür!

Yaşar Okuyan, AP'deki parlamenterlerin niçin ve nelere 'evet' dediklerini satırbaşlarıyla şöyle sıralıyor:

- Kıbrıs'tan Türk askerinin çekilmesine ve Güney Kıbrıs'ın Türkiye tarafından tanınmasına evet dediler.

- Apo'nun affına ve Ruhban Okulu'nun derhal açılmasına ve Hıristiyan Kilisesi'ne ekümenik sıfatına evet dediler.

- Ermenistan kapısının açılmasına ve sözde soykırımın tanınmasına evet dediler.

Yaşar Okuyan ve daha birçok siyasinin '2. Sevr' diye nitelediği...

Kimilerinin de 'muhteşem başarı' diyerek çılgınca alkışladığı 17 Aralık kararlarının gerçekte ne olduğunu tartışmaktan...

3 Ekim'e kadar yapacaklarımıza sıra gelmiyor vesselam!

Doğrusunu söylemek gerekirse..

17 Aralık'ta müzakerelerin 3 Ekim 2005'te başlaması ile ilgili kararın ne anlama geldiğini en gerçekçi biçimde yorumlayan yine Başbakan Tayyip Erdoğan oldu.

18 Aralık'ta bu köşede de çıkan ama arada kaynayıp giden, Erdoğan'a ait değerlendirme şöyleydi:

- Brüksel'de kazanmadık, mesafe aldık.

Siz ister bayram edin, ister kahrolun..

Hükümetin patronu sadece 'mesafe aldıklarını' söyleyip 'kazanmadık' diyor!

Daha ötesi var mı?




Gelmeyen zaman!

Bülent Arınç 'Başörtüsü sorunu, zamanı gelince çözülür' demiş.

Hayret!..

MHP de aynı sözleri söylemişti!..




Olmaaaaz!

'..Dışişleri, 'olmaz' diyor. Peki biz ne diyorduk?'

* Ali Sirmen - Cumhuriyet.




Sarıgül ve Derviş

CHP cenahından bir kulis notu iletmek istiyoruz.

Konu, Mustafa Sarıgül ve Kemal Derviş.

'Sarıgül kullanılıyor' diyor kulisçiler:

- Malum çevreler, Sarıgül'le 'duvar' yıkıp, araziyi düzletiyorlar.

- Sonra ne olacak?

- Mustafa Sarıgül araziyi ne kadar düzletir bilinmez ama 'yürünebilir' hale geldiğinde, kendisine 'ekmek' kalmayacak.

- Eeeee?

- Sarıgül'ün bıraktığı yerden Kemal Derviş'le yola devam edilecek!.

- Ne yani? Sarıgül aylardır Derviş'in 'taşeronluğunu' mu yapıyor?

- Bunun herkes farkında, Sarıgül hariç!..




Densiz

Papadopulos 'Türkiye 'işgale' son vermeli, yaptığı istilayı kınamalı ve asker çekmeli' demiş.

Az söylemiş...

İstanbul ve İzmir'i de isteyebilirdi!.




 
MODA DEMODE
'Derogasion' Kısıtlama
'Çeptır'Bölüm, kısım
Win-Win Kazan-kazan
Kaynana Belmanım Kaynana Semranım
Güney Asya Depremi Gölcük Depremi.





Biliyor musunuz?

* KAZAK asıllı yazar Raşid Tacibayev'in 'Kızıl Meydan'dan Taksim'e' isimli kitabının piyasaya çıktığını... Tacibayev'in kitabında 'siyasette, kültürde, sanatta TÜrk-Sovyet ilişkilerinin' konu alındığını... (Truva Yay.)

* POLİS Müdürü Dr. Serhat Tezsever'in 'Milli Güvenliğimiz İçinde İstihbarat' isimli kitabının, Emniyet Teşkilatı bünyesinde çok önemli kaynak sayıldığını... Tezsever'in 2. Baskısını yapan kitaptan elde etiği gelirin yüzde 25'ini, polis şehit dul ve yetimlerine bağışladığını...

* 'SOKAKLARIN Öykücüsü' Yılmaz Uçar'ın 'Kanadı Kırık' adını verdiği öykü kitabının yayınlandığını... (Sone Yay.)




Yarım kalmış!

Gazeteci ağabeyimiz Necmi Tanyolaç, tiyatrocu Nilgün Belgün'ün 'yattığım erkeklerden bir Oda Orkestrası olur' açıklamasından sonra yaşanmış bir olayı nakletti.

Ünlü futbol takımı Real Madrid dünya turuna çıkarken, ekibe güzel bir hostes kız dahil olur.

Seyahat dönüşü gazeteciler kıza sorarlar:

- Sana, futbolculardan asılan oldu mu?

- Hepsi asıldı ama ben maalesef kadronun tamamı ile yatamadım; ancak orta sahaya kadar gelebildim!




NOKTA:Gerçek cesaret, şahit istemez. (Boraccio)


 

 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir