 |
|
|
|
Okuyucu Mektupları
|
|
|
* İYİNİYET - '..AB'nin tarih vermesinin, ucunun açık olduğunun ve diğer engellerin tartışılması sırasında gözden kaçan bir husus; bize verilen tarih sonunda üyeliğin kapalı olduğudur. AB ile MÜZAKERE kelimesi yanlış algılanıyor. Biz kendi mevzuatımızı AB'ye uyarlayacağız. Bu noktaya gelen bir ülke zaten elemeleri geçmiş, sadece teknik uyumu tamamlayarak işlemi sonlandıracak demektir. Bu noktada, müzakerelerin 'doğası gereği ucu açıktır' demek, 'biz ucunu kapatacağız' demenin kibarcasıdır. Çünkü aslında işin doğrusu, 31 dosyadaki mutabakatın sonunda kendiliğinden tam üyelik işlemlerinin yapılmasıdır. Bunun dışındaki eklemeler iyiniyet göstergesi değildir. Saygılarımla.'
* Ecz.Refik ÖZDİNÇ-G.Antep.
* AB'YE EVET DE.. - '..22.12.2004 günkü Amerika ile ilgili yazınızdaki, tüm düşüncelerimize virgülüne kadar katılıyorum. Evet, ben de Avrupa Birliği'ne girmemizi istiyorum. Ne var ki onurumuz ve de kendi benliğimizle. Ben de tüm ülkemde yaşayan insanların her türlü özgürlüğü kullanmalarını istiyorum. Karşılıklı saygı ve nezaketle. Riyakarlık ve de ikiyüzlülükle değil. Saygılarımla.' * Necmi BAL.
* YAZARLARIMIZ-'..17 Aralık öncesi, 'AB tarih vermezse dinozorlar bize demediğini bırakmaz' diye yazıyorlardı. Aynı AB'ciler şimdi, 'Hortlaklar, gördünüz mü?' diye hakaret yağdırıyor. Aslında 'herşeye rağmen AB'ciler'in bir 'AB'li' gibi davranmalari gerekmiyor mu? Her ülkede hayati konularda taraftar, çekince koyanlar, karşıtlar olur. Bu gayet normaldir. Fakat bizim ülkemizdeki karşıt yazarlar birbirine hakaret yağdırmaktan başka birşey yapmıyor. 3 Ekim diye bir tarih var önümüzde. 'Herşeye rağmen AB' diyenler, kendilerine çekidüzen vermeyi düşünmezler mi?'
* Mete MERT.
* AB'Cİ MEDYA - '..17 Aralık görüşmelerini yakınen izledim. AB'ye girmeyi çok arzulayan biri olarak bunun hemen hemen imkansız olduğuna artık eminim. Başbakan ve ekibinin bunu bir zafer olarak sunması normal karşılanabilir. Ancak medyanın bunu zafer olarak sunma gayretini dehşetle izledim. Bir de gençliğimden beri ilgiyle takip ettiğim liberal demokrat bildiğim köşe yazarı ve yorumcularının halkı yanıltma, aldatma ve yanlış bilgilendirme gayretlerini ibaret ve hayretle izledim.' * Celal DENİZ.
* SPOR VE FUTBOL - '..Bu ülkede, futbolun dışında da, sporlar yapılıyor. Güreş, boks, judo, tekvando, okçuluk, kros vs. uzar gider. TV programları, bunlarla da zenginleştirmiş olsa, daha geniş bir tabana yayılmış olmazlar mı? Futbolla beyin yıkamaktan ne zaman vazgeçecekler acaba? Dünya Şampiyonluğu'na yumruk atan. T.C. vatandaşı, Sinan Şamil Sam ülkesine geliyor; spor kamuoyunun haberi yok. Lütfen, sporu seven insanlara biraz saygı.' * Öz Ali YILMAZ.
* İYİ YILLAR - '..Hükümet 17 Aralık'ta imzaladığı belgeyi iyi okusun. Halkına bu 'zehirli belgeyi' güzel göstermeyi bir kenara bırakıp, gerçeğin peşinde koşsun. Yurtdışından iyi ve yeni yıllar diliyorum.' * Ali CUMHUR.
------
* Malatya'dan Sn. Belgin Hanım, yeni mektuplarınızı bekliyorum.
* Sn. Şeref BALBAY, yeni fıkralar gönderir misiniz? Ş.S.
Orada işin ne? * '..Köşenizde bir okurunuz Cem Özdemir'e kızmış. AB kötüymüş. Kötüyse orada ne işi var, burada doktora çalışmasını yapamıyor mu? Bazıları her fırsatta AB ülkelerini kötüler ama ilk fırsatta oralara kapağı atarlar.' * Ayhan ERGUN.
Slogan * '..Yakın tarihimizden bir slogan: 'Kıbrıs, Girit olmasın.' 10 yıl sonra 'Türkiye, Kıbrıs olmasın' sloganını mı haykıracağız? 17 Aralık'tan itiraben bu süreci başlatmış olduk. Allah, Türk Milleti'ni korusun.' Fatih TOZKAN.
AKP ve türban * '..AKP, laik cumhuriyete ve onun kurumlarına meydan okuyarak iktidara geldi. Verdiği hiçbir sözü, vaadi tutmuş değil. Ama insanlar hala türban kullanıyor. O bir simge ve türban kullanmak için bilgi de gerekmiyor, sermaye de..' * Selahattin TİBET - Y.Mühendis/Kadıköy.
Kısa dua
Okula yeni gelen din hocası sınıfta öğrencilere 'sizleri tanımak istiyorum' demiş:
- Mesela oğlum, senin adın ne?
- Fatih..
- Hadi bir Fatiha oku da dinleyelim.
Öğrenci okuduktan sonra hoca dönmüş 'kızım senin adın ne?'
- Kevser hocam.
- Sen de bir 'Kevser duası' oku.
Öğrenci okumuş. Hoca, köşeye sinen öğrenciye sormuş:
- Oğlum senin adın ne?
- Hocam, benim adım Yasin ama arkadaşlar bana 'Sübhaneke' derler!.
(* Mehmet Anık'tan..)
NOKTA...Hazine askerden esirgenince, o da kılıç tutmaktan elini esirger. (Şeyh Sadi)
|
|
|
|
|
|
 |