27 Aralık 2004 Pazartesi       




 

Marmara'da olsa İstanbul yok olurdu

   
 
Prof. Dr. Ahmet Ercan: Bizi etkilemez

Uzakdoğu'daki deprem İstanbul depremini tetiklemez. Bu depremin moment büyüklüğü 8.2'dir. Bu deprem İstanbul'da olsa kentin yüzde 2'lik bir kısmı ancak ayakta kalabilirdi. Ancak tüm yeryüzü önümüzdeki bir hafta boyunca sallanabilir. Yeryüzünün çeşitli kesimlerinde 6 veya 7 büyüklüğünde deprem beklenebilir. Bunun artçı sartıntıları bir hafta ile 10 gün içerisinde kendini gösterir ve 2 yıl boyunca devam eder. İstanbul depremiyle ilgili yeterli gerilme var mı bu bilinmiyor. Bunun ölçülmesi lazım.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Pötürge'deki gibi

Güney Asya'da meydana gelen deprem, Doğu Anadolu'da meydana gelen depremlerle benzerlik gösteriyor. Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan depremler, Sumatra Adası'ndaki depremin modeli. Bitlis ve Pötürge depremi aynı bu şekilde oldu. Sumatra Adası'ndaki fay, Hint Okyanusu'nun altından alt plakasına dalıyor. Bu Doğu Anadolu'da da böyle ve alt plakada deprem oluşturuyor.

Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu: yapısı farklı

Bu çaptaki bir depremin İstanbul'da olması ihtimalini düşünmek bile korkutucu. İstanbul'da milyonlarca kişi ölürdü. Deprem 'ters fay' özelliğine sahip bir bölgede meydana geldi. Tsunami yaratacak özelliğe sahip. Denizde oldu ve en yakın yerleşim yerine 250 kilometre uzaklıkta. Bu deprem beklenen İstanbul depreminden de farklı bir yapıda. Marmara'da büyük tsunami oluşturacak niteliğe sahip fay yok.

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara: En fazla 2-3 metre

Güney Asya'yı vuran depremin Türkiye ile bir ilgisi yok ve farklı bir tektonik rejimde meydana geldi. Marmara kapalı bir alan. Tsunami açık denizlerde olur. Marmara'da en fazla 2-3 metre dalga beklerim. Lodoslarda bile dalga boyu 4-5 metreye kadar çıkabiliyor.

Kandilli Rasathanesi:

Ülkemizde böyle bir deprem sözkonusu değil. Bu depremler okyanus tabanlarında ana levhaların sınırlarında, dalmaĞbatma zonları boyunca nadiren oluşurlar. Ülkemizdeki fay zonları ile birebir ilişkileri yoktur.

Alessandro Amato:

Hint Okyanusu'ndaki depremin Türkiye gibi ülkelere yönelik uzantısı olmaz.

Gül KİREKLO / İSTANBUL




Tsunami nedir

Derin Darbe (Deep Impact) gibi filmlere de konu olan tsunami, deniz dibinde meydana gelen depremlerle meydana geliyor. Okyanus kütlesinde oluşan sismik bir şoktan doğan tsunami dalgaları, yüzlerce metre yüksekliğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda bulunan kişilere ve yapılara ölümcül ve yıkıcı etki yapıyor.

Şili'de 1960 yılında meydana gelen depremin ardından oluşan dev tsunami dalgaları, saatte 750 kilometre hızla Japonya kıyılarına ulaşmıştı. Nikaragua kıyılarına 1992'de vuran tsunami dalgaları,

13 bin kişiyi evsiz bırakmış, bundan iki ay sonra ise Endonezya'nın Bali Adası'nı vuran tsunami binlerce insanın canına mal olmuştu.

KÜVET BENZETMESİ

Papua Yeni Gine'de 1998'de Richter ölçeğine göre 7 büyüklüğünde meydana gelen iki depremin ardından oluşan dev dalgalar, 30 kilometrelik sahil şeridinde bulunan 7 köyü yok etmiş ve 2313 kişinin ölümüne neden olmuştu. Uzmanlara göre depremin okyanus yüzeyinin hemen altında olması, hasarın boyutlarının artmasına neden olan en önemli faktör. ABD Jeoloji Enstitüsü'nden Bruce Presgrave, 'Sığ sularda meydana gelen böyle büyük depremler, okyanus tabanını şiddetle sarsar. Bunu içi suyla dolu bir banyo küvetinin çalkalanmasına benzetebiliriz. Bu şekilde meydana gelen dalga, bütün okyanusu dolaşır' dedi.


 
 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir