 |
|
|
|
2004'te bunlar oldu
|
|
|
Yılın sona ermesine birkaç gün kaldı ve her yerde politikada, sanatta, ekonomide 2004'ün önemli olayları sıralanıyor. Bir de yılın duyulduğunda akıllara durgunluk veren, ama artık unutulan olayları var... Sahibinin cep telefonunu yutan köpek, domatesleri kurşunlayan adam, otobüz durağını yürüten hırsız gibi, olmayan sağlık ocağına atanan doktor gibi...
Samsun'da bir bankanın Mecidiye Şubesi'ni soyan Mehmet Murat Pas, iki ay sonra aynı şubeye para yatırmaya kalkınca yakalandı. 14 OCAK
Bursa'da manavda sivribiber kalmadığını öğrenen Sezer Kırbıyıklı, 'Bu nasıl manav?' diyerek domatesleri kurşunladı. 22 OCAK
Erzurum'da tarihi koç heykelini evinin önüne çeşme yapmak isteyen adam yakalandı.
Adapazarı'nda İnsan Hakları Ulusal Komitesi Başkanlığı'nca mahkumlar arasında düzenlenen resim yarışmasında mansiyon kazanan Gültekin Toker'in ödülü, tahliye olduğu için evine götürüldü. Polisi gören Toker kaçtı, ödül için geldiklerini öğrenince döndü. 28 ŞUBAT
Samsun'da otobüs durağı çalındı. 24 MART
Adana Kümes Hayvanlarını Koruma Derneği horoz dövüşü yaptırırken yakalandı. 3 NİSAN
Erzurum'un Boşçakmak köylüleri, dört katlı apartman büyüklüğündeki kayayı, köylerine düşmesin diye halatla bağladı. 24 NİSAN
Bursa İnegöl'e bağlı 3 bin nüfuslu Cerrati Beldesi'ne 3 bin kişilik cami yapıldı. 29 NİSAN
Antalya'da iki kızıyla evden kaçan oryantal Hatice Topçu, eşi Celal
Topçu'nun pantolonlarını, 'Takip etmemesi için' yanında götürdü. 2 MAYIS
Radarı önceden haber veren ve kendisine yurtdışından gelen aleti gazete ilanıyla satmak isteyen adam yakalandı. 25 MAYIS
Trabzon'a bir hastaneye gidip, bugüne kadar hiç cinsel ilişkiye girmediğine dair rapor isteyen Mehmet Mısırlı 'ya (46) 'deli raporu' verildi.
Zonguldak Limanı'na sığınan kuğuyu yediler.
Savaş Ay, programına ünlü benzerlerini çıkardı, araya gerçek Ciguli'yi de soktu. Ciguli, benzerlik yarışmasında üçüncü oldu. 24 HAZİRAN
Fransa'da oynanan Türkiye - Brezilya maçında, fotoğraf makinesini sahaya fırlatan Türk'ü, polis filmi tab ettirerek buldu. 8 TEMMUZ
178 ALO - RTÜK hattına başvuran biri, Sütaş reklamında gol atan inek Ayraniç'in memelerinin görünmesinden şikayetçi oldu. 16 TEMMUZ
Umut Sanat, Lara Croft filmi tanıtımı için 'Türk Croft' yarışması başlattı. Kadın kahramanı canlandırmak için siteye 19 erkek başvurdu.
Asuman Krause, '1. Geleneksel Boru Döşeme Yarışması'na hakem oldu.
Malezya Kralı Kapalıçarşı'dan halı aldı. Kral'a ikram olarak çay getiren garsonlar, halılara çay döktü. 15 EYLÜL
Sakarya Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde görevli sağlık memuru Serkan Atasoy, eski gemi tayfası Cüneyt Veli'den iki saat yerine bakmasını istedi. Veli, elini kesen bir adama dikiş atarken bir doktor tarafından yakalandı. 4 EKİM
İzmir'de, İzmir ve Nürnberg Emniyet Güçleri arasındaki 'dostluk' maçi 3 -0 devam ediyordu. Ancak Emniyet Müdürü Halil Tataş, 'Dostluk maçı berabere bitmeli' diyerek takıma yenilme talimatı verdi. Bu da olmayınca kaleciye Gol ye!' diye bağırdı. Maç 3 -3 bitti. 5 EKİM
Belçika'da yaşayan Türk işadamı Uğur C., Ferrari'sine LPG taktırmak isteyince 145 bin Euro'luk otomobili şirket tarafından elinden alındı.
Hong Kong'da 2 yıl önce yapımı tamamlanan 2 bin 500 daireli 7 gökdelenin, daha kullanılmadan konut fiyatları düşmesin diye yıkılmasına karar verildi. Dünyanın en büyük yıkımı Haziran 2005'de başlayacak ve yaklaşık 10 ay sürecek.
Konya'nın Karapınar İlçesi'ndeki bir bekçi köpeği, sahibi Emin Çenesiz'in cep telefonunu yuttu. Olay, köpeğin karnından telefon melodisi gelince anlaşıldı. Talihsiz telefon küçük ebatlarda olması nedeniyle dışkı yoluyla dışarı atıldı.
Hindistan'ın Assam eyaletinde, pirinç birası içip sarhoş olan 12 fil, 3 kişiyi ezerek öldürdü, 2 kişiyi de yaraladı.
ABD'nin en çok satan gazetesi USA Today'in 5 defa Pulitzer ödülüne aday gösterilen muhabiri Jack Kelley'in, yıllarca izlediğini ileri sürdüğü uluslararası olaylarla ilgili yalan haberler yazdığı ortaya çıktı.
Aydın'ın Karpuzlu İlçesi'nde gerçekleştirilen sezonun ilk deve
güreşlerinde, Türkiye ve AB adını taşıyan iki deve güreştirildi. Mücadele, iki devenin birbirini yenememesi sonucu berabere sonuçlandı.
Gaziantepli öğretmen Naci Yengin, yazdığı dördüncü hikaye kitabının tanıtımını köftecide yaptı.
Avustralya Merkez Bankası Direktörü Robert Gerard, ülkenin 49 zengin işadamına vereceği yeni yıl partisi için 500 bin dolar ödeyerek The Ghan adlı turistik treni 3 bin kilometrelik seyahat için kiraladı. Gerard'ın, ilginç seyahat için kişi başına 10 bin dolar ödeyeceği ifade edildi.
Şanlıurfa'nın turistik yerlerinden Balıklıgöl'de yapılan temizlik sırasında; terlik, motosiklet lastiği, şemsiye, kürek gibi ilginç eşyalardan oluşan 250 kilogramlık çöp çıktı.
2004'ün Uluslararası Pirinç Yılı ilan edilmesinin ardından, Avustralya'nın Sidney kentinde Guinness Rekorlar Kitabı'na girmek isteyen Avustralyalılar, aynı kazanda 7 bin 500 kilo ağırlığındaki pirinci pişirerek, pilav yaptı.
Hindistan'ın Shimla şehrinin yakınındaki Dhami kasabasında gerçekleştirilen geleneksel taş atma festivalinde yüzlerce insan yaralandı. İki gruba ayrılarak birbirlerini taşlamaya başlayan kasabalılar daha az yaralıya sahip olan grubun festivalde başarı elde ettiğine inanıyor.
Atatürk Havalimanı girişinde X-Ray cihazlarında sürekli sinyal vermesine sinirlenen ve alkollü olduğu gözlenen Hollandalı Stam Cornelis, olayı soyunarak protesto etti. Üzerindeki tişört ve ayakkabılarını çıkaran yolcu, güçlükle sakinleştirilerek gözaltına alındı.
Arjantin'de soymak için girdiği evin bacasından çıkmak isterken sıkışıp kalan 21 yaşındaki Jorge Rolando'ya çıkarıldığı mahkeme tarafından bacayı tamir etmesi, alkolü 4 yıl boyunca bırakması ve polis merkezine her ay bir defa uğrayıp kayıt yaptırması cezası verildi.
Hindistan'ın güneyindeki Çattisgarh ve Andra Pradeş eyaletlerinde çiftçiler, 'hem ucuz hem etkili' olduğu gerekçesiyle, tarlalarını Pepsi ya da Coca Cola ile ilaçlamaya başladı. Kola ile ilaçlanan tarlaların yemyeşil kaldığı gözlendi. Kolanın tuvalet ve lavabo temizliğinde çok etkili olduğu, araba camlarını çok iyi parlattığı Çin'de de sperm öldürücü doğum kontrol aracı olarak çok yaygın şekilde kullanıldığı öne sürüldü.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün internet sitesini ziyaret eden Mualla Üstüner adlı öğrentmen, bir Rus hayat kadını nedeniyle yuvasının yıkıldığını, iki ülke arasında konuya ilişkin yasa çıkarılmasını istedi.
Aydın Belediyesi tarafından Osman Yozgatlı Mahallesi'nde yapılan bir parkın açılışı sırasında konuşması için kürsüye çağrılan Belediye Başkanı İlhami Ortekin, mahalle halkına 'Reisicumhur' (Cumhurbaşkanı) olarak takdim edildi. Aydın Valisi Mustafa Malay ve Emniyet Müdürü Cemil Demir'in de bulunduğu açılış töreninde, yanlış anonsa düzeltme yapılmadı.
Samsun'da yaşayan Filiz Kormaz adlı evli kadın, ifade verdiği mahkemede kendisiyle ilişkiye giren Recep Şen'den değil, ilişkiye girmek isteyen Levent Taşarslan'dan şikayetçi oldu.
Özel Antalya Tüp Bebek Merkezi'nde, Emine-Mehmet Abay çiftinin 4 yıl önce ilki doğan ikiz embriyolardan ikincisi, ikizi 4 yaşına geldiğinde dünyaya geldi. Ailenin isteği üzerine, dondurulan embriyo, ilk doğumdan uzun bir süre sonra anne rahmine yerleştirilerek 4 yıl sonra diğer ikizin dünyaya gelmesini sağladı.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın basına kapalı bölümünde Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile TCK tasarısını sert bir dille eleştiren Tokat Milletvekili Zeyid Aslan arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Çiçek, 'Halk bu tasarı nedeniyle bize beddua eder. Dualarla geldik, beddualarla gitmeyelim' uyarısında bulunan AK Parti'li Aslan'a, 'Allah seni Adalet Bakanı yapsın' şeklinde dua etti.
Gaziantepli 75 yaşındaki kasa ustası Mustafa Kıratlı, Türkiye'de ve Gaziantep'te hırsızlığın artması üzerine kasa hırsızlığını önlemek amacıyla silahlı kasa yaptı.
Kilis Belediyesi, yeraltından Suriye'nin Halep kentine aktığı rivayet edilen su kaynağını bulmak için çalışma yaparken tarihi antik kent kalıntılarına ulaştı.
Rize'nin Çayeli İlçesi Kaptanpaşa Beldesi'nde Aşıklar Deresi üzerlerine yapılan köprülerden birine kapı, diğerine ise çatı yapıldı.
Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nde cep telefonu çalınan Hayrettin Ertaş, kendi numarasını aradığında karşısına çıkan hırsızdan, 'Şimdiye kadar sen kullandın, bundan sonra da biz kullanalım' şeklinde yanıt aldı.
Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ne bağlı Çakıryiğit Köyü'nde, olmayan sağlık ocağına doktor ve ebe atandı.
İzmir'in Ödemiş İlçesi'ndeki Halil Kaya SSK Hastanesi'nde, kadro fazlalığı nedeniyle işten çıkarılmak istenen 11 işçi çekilen kura sonucu belirlendi.
ABD'nin Ohio Eyaleti Painesville şehrinde, bir dükkandan porno kaset çalarken yakalanan Jeremy Sherwood adlı kişiye hakim Michael Cicconetti tarafından hırsızlık yaptığı dükkanın kapısının önünde gözü kapalı olarak ayakta durma cezası verildi.
Çin'de bir adam, tek bir telefon numarasına sahip olmak için, tam 1 milyon dolar ödedi. Sahibini zengin eden 135-85-85-85-85 numarasının, Çince 'Bırak zengin olayım!' cümlesinin dört kez yinelenmesinden meydana geldiği belirtildi.
Adana'da, tek kullanımlık sağlık ürünü üretimi yapan AMET Ltd.'nin Rusya'ya ihraç ettiği ürünlerden birinde bıyık kılı çıkınca, Şirket'te çalışan erkek personelin tamamının bıyıkları kestirildi.
Adana'da 67 yaşındaki duvar ustası Sıtkı Karakaya, büyü yaparak rüyagörmesini ve iş bulmasını engellediğini iddia ettiği amcası Arif Karakaya'yı savcılığa şikayet etti. Adana Suçüstü Cumhuriyet Savcılığı Karakaya'nın ilginç şikayet dilekçesini kabul ederek işleme koydu.
Diyarbakır'da bilgisayar virüsleriyle baş edemeyen bir internet kafe sahibi Mehmet Işıklı, bilgisayarlarını korumak amacıyla muska hazırlattı. Bilgisayarlara muska ve ayet yazılı cevşen asan internet kafe sahibi Işıklı, 'Virüslere karşı değişik yazılım firmalarının programlarını kullandık, fakat hiçbiri bunlara çözüm olmadı. Ben de son çare olarak cevşeni düşündüm. Bir haftadır bilgisayarlarımıza cevşen taktık, henüz hiçbir virüsle de karşılaşmadık' dedi.
Kubilay tartışmasına Altaylı da katıldı
Taha Kıvanç'ın Yeni Şafak'taki köşesinde Emin Çölaşan'ın her sene olduğu gibi Kubilay olayını yazacağını tahmin etmesiyle başlayan polemiğe Fatih Altaylı da dahil oldu
Yeni Şafak'ta Taha Kıvanç adıyla yazan Fehmi Koru'nun perşembe günkü köşesinin başlığı 'Çölaşan bugün 'Kubilay' yazacak' idi. 2000 yılına kadar olan Hürriyet arşivlerini tarayan Koru, Çölaşan'ın her 23 Aralık'ta Kubilay ve Menemen olayını yazdığını, üstelik her yazısında aynı cümleleri kullandığını söylüyordu: 'Emin Çölaşan her yıl bugün, benzer başlıklarla ve neredeyse sözcüğü sözcüğüne aynı yazılarla okur önüne çıkıyor. Bu yıl adetini bozup bozmadığını bugün öğrenmiş olacağız...' diyen Koru, Çölaşan'ın başlığını bile tahmin etmişti ve tahmini de doğru çıktı: '2000 yılı Kubilay Olayı'nın 70. yıldönümü olduğu için yazısına '70 yıl öncesini unutmayın' başlığını uygun görmüş Çölaşan; 2001 yılında 'Menemen olayını unutmayın', 2002 yılında 'Kubilay olayını unutmayın', 2003 yılında 'Menemen olayını unutmayın' olmuş geleneksel yazısının başlığı. Bu yıl, yani 2004 de 'çift sayı' olduğuna göre, bu yılki yazı başlığının 'Kubilay olayını unutmayın' olacağını sanıyorum...'
Bir yazarın eski yazılarını yeniymiş gibi yayınlamasının başka ülkelerde başa dert açtığını da söyleyen Koru, Miami Herald gazetesinden bu yüzden kovulan bir gazeteci örneğini vererek 'Benim merakım şu: Hürriyet yayın yönetmeni her yıl böyle bir olayın gazetesinde tekrarlandığından mı habersiz, yoksa bunu önemsiz mi sayıyor?' diye bitiriyor yazısını.
ÇölaŞan 'Kubilay' yazısı yazdı
Emin Çölaşan Koru'nun öngördüğü Kubilay yazısını tam tahmin ettiği günde ve başlıkla yazınca ertesi gün de bu konu devam etti 'Taha Kıvanç' imzalı sütunda. Çölaşan'ın her yıl Kubilay yazısı yazdığını daha önce Kürşat Bumin ile Alper Görmüş'ün 'Kronik Medya' sütununda yazdığını belirten Fehmi Koru, ayrıca her yıl Ramazan başlarken de bir 'Hoşgeldin Ramazan' yazısı yazdığını ve burada 'din istismarcılarına' dikkat çektiğini belirtti. Koru, yazısını şöyle bitiriyor: 'Ne güzel değil mi? Yılda en az iki kez Bugün ne yazayım? diye düşünmesi gerekmeyen, konuyu nasıl işleyeceğini de yıllar öncesinden kararlaştırmış istikrarlı bir yazar var karşımızda... Bu özelliği sebebiyle kendisini ve böyle bir istikrar abidesini yıllardır her gün karşımıza çıkardığı için de Hürriyet yönetimini tebrik ediyorum.'
Çölaşan'dan yanıt
Fehmi Koru'nun yazılarına Emin Çölaşan'ın yanıtı da cuma günü geldi. Yazısına 'Takma isimli müneccim' başlığını atan Çölaşan, 'Yıllardır her 23 Aralık günü Menemen'de yobaz sürüsü tarafından başı kesilerek şehit edilen yedeksubay Kubilay için yazı yazarım. Her yazı hemen hemen birbirinin aynı olur.' diye başlıyor yazıya. 'Bizim medyada 'takkeli liboş' adıyla bilinen, İslamcı bir gazetede Taha Kıvanç takma ismiyle çoğu uydurma dedikodu yazan Fehmi Koru isimli yakışıklı, dünkü yazısında müneccimlik yapmış ve benim aynı günkü -yani dünkü- yazımda Kubilay olayını yazacağımı, hatta yazımda aynı cümleleri kullanacağımı önceden bilme becerisini göstermiş! Valla helal olsun! Sonra da her yıl 23 Aralık günü aynı yazıyı yazdığım için Hürriyet'ten kovulmam gerektiğini söylemiş. Hiç utanıp sıkılmadan bir de jurnalcilik yapmış! İşte bu gibilerin 'ahlak' anlayışı!' diyen Çölaşan Kubilay yazıları yazmaya devam edeceğini duyuruyor ve şöyle devam ediyor: 'Takma isim arkasına gizlenip yazılar döktüren takkeli liboş, acaba Kubilay olayı konusunda ne düşünür? O konuda bir yazı yazabilir mi? Örneğin olayı kınaması, ya da övmesi mümkün olur mu? Yüreği yeter mi?'
Çölaşan, 'Ben çevremde uçuşan sineklere, yapışkan kenelere aldırış etmem. Yolum bellidir. O yolda eğilip bükülmeden, ödün vermeden, hiç kimseye yalakalık yapmadan ve gerekirse aynı yazılarla, aynı cümlelerle yürürüm. Onlar başkalarının değil, benim yazılarım, benim cümlelerimdir.' diye noktalıyor yazısını.
Altaylı da katIıdı
Emin Çölaşan'la aynı gün Harriyet'in bir başka yazarı, Fakih Altaylı da bu konuya 'Asıl tutarsızlık Fehmi Kıvanç'ta' başlığıyla değindi. Altaylı, Fehmi Koru'nun Çölaşan'ı değişmemekle, kendisini değişmekle suçladığını iddia ediyor: 'Çölaşan tutarlı. Burada tutarsız olan Fehmi Koru'nun bizzat kendisi. Çünkü aynı Koru, beni de eleştiriyor. Ama beni 'Bu adam değişti. Niye değişti’ diye eleştiriyor. Fikirlerimin değiştiğini söylemem mümkün değil ama üslubumun ve bakışımın değiştiğini ben de kabul ediyorum. Koru değişeni de eleştiriyor, değişmeyeni de eleştiriyor... Koru galiba kendi 'takıntılarını' eleştiremiyor.'
Hillary Clinton Başkanlık konusunda suskun
Senatör Hillary Rodham Clinton, 2006 yılında tekrar seçilmek için yeni bir seçim kampanyası hazırlığına başladı; fakat çevresindeki kişilere bakılırsa, iki yıl daha sonraki Başkanlık seçimleri için çoktan treni kaçırdı.
Hillary Clinton tekrar seçilebilmek için, maliyeti oldukça yüksek bir kampanyayla çalışmalarına hız verdi. İlk olarak, Cumhuriyetçi ataklarına karşı uyaran mektuplar gönderildi. Daha sonra, kıdemli ulusal Demokrat Ann Lewis'in Ocak ayında, Clinton'un Washington'daki ofisinde çalışmaya başlayacağı kesinleşti. Kocasının öncülük ettiği sadık danışmanlar ise, açıkça ifade edilen şüphelere rağmen, onu seçimler konuşunda teşvik ediyorlar.
Bu durumda asıl sorulması gereken soru Hillary Clinton'un Başkanlık yarışı için koşup koşmayacağı değil, fren yapmak için çok geç olup olmadığı.
Clinton'un danışmanları tarafından yapılan yorumların çoğu isim verilmeden yapılıyor; çünkü 'Başkan' ve '2008' kelimelerini kullanmak, Senatör'ün çevresinde adeta bir tabu olmuş durumda. Hillary Clinton'un hayatında tüm politik konularda hala sözcüsü olan ve kampanyanın kuruculuğunu ve yardımcılığını üstlenen Howard Wolfson, bu konuda konuşmak istemediğini, 'Şu sıralar 2006'a odaklandık. İsterseniz 'Wolfson 2008 hakkında konuşmak istemiyor' diyebilirsiniz' şeklinde ifade ediyor. Fakat içlerinden başka bir yetkili, bir sonraki adım için konuşmak istememelerinin bu konuda düşünmedikleri anlamına gelmediğini söylüyor.
|
|
|
|
|
|
 |