27 Aralık 2004 Pazartesi       




 

Ben de olsam 3. Tür'ü kaldırırdım

   
 
Tiyatrodaki başarısını ekranda bir türlü yakalayamayan Uğur Uludağ, problemin özünü çözmüş: 'Orada ipler benim elimde değil. İplerin benim elimde olduğu hiçbir işte şimdiye kadar başarısız olmadım, olmam'

E.S.E.K Tiyatrosu'nun sahibi oyuncu-yazar Uğur Uludağ, tiyatroda yakaladığı başarıyı televizyon ekranına bir türlü yansıtamayanlardan. Yaklaşık iki yıl önce hem senaryosunu yazdığı hem de oynadığı 'yerli Friends' tarzı Bekarlar adlı dizi iki bölüm sonrası yayından kaldırıldı. Geçtiğimiz ekim ayında da tiyatro oyununu aynı adla ekrana taşıdığı 3. Tür geldi. Uludağ'ın kalemini ve oyunculuğunu konuşturduğu bu dizinin ömrü de sadece bir bölümlük oldu. Tiyatro sahnesinde toplam 130 bin kişinin izlediği 3.Tür televizyon izleyicisinden aynı ilgiyi görmedi. 'Tiyatroda bu kadar iyiyken neden televizyonda olmuyor?' sorusunun cevabını almak için çaldık Uğur Uludağ'ın kapısını. Akatlar Kültür Merkezi'nde Tanrım Beni Baştan Yarat adlı oyunun provaları sonrası konuştuk. Elinde aynı günün sabahı yazdığı yeni oyununun sinopsisi vardı. Tam bir yıl bilgisayarın başında oturmuş ama hiçbir şey yazamamış. O sabah 7'de kalkıp koca bir oyun tamamlamış.

Sabahın o saatinde ne oldu öyle?

Bir yıldır yazdım sildim, yazdım sildim. Bu sabah uyandım, yazmaya başladım ve bu defa silmedim. Sanırım o bir senenin, hatta daha da abartılı söylersek 34 senenin birikimi bir anda patlayıverdi. Oyun yazmayı sivilceye benzetiyorum. Onun kadar zararlı ve onun kadar faydalı bir şey. Sivilceyle yüzündeki yağı atarsın ya, onun gibi bir şey işte.

Nasıl bir şey çıktı peki?

Ful interaktif bir oyun, tüm oyunu seyirciyle götürüyorsun. Oyuncudan tasarruf. Provalarına başlıyoruz hemen yarın. Şubat'ta sahneleriz. Ama sakın şimdi 'Tiyatroyu yüzdeki yağa benzetti' diye yazmayasın!

Daha önce basından canınız yandı galiba

Altın Keser Ödülleri diye bir şey yaptık Ferhan Şensoy'la, başımıza gelmeyen kalmadı. Soran gazetecilere 'Seyirci seçiyor, internet sitesinde sonuçları görebilirsiniz' dedim. Başlık, 'Ferhan Şensoy'la Uğur Uludağ tiyatronun kötülerini seçti, Can Gürzap ve Cihan Ünal. Şimdi Can Gürzap beni gördüğü yerde dövecek gibi bakıyor.

Tekrar yapar mısınız Altın Keser'i?

Türkiye'nin kırk fırın ekmek yemesi lazım bunun için. Arnold vali olmadan önce dublörlerin Oscar gecesinde yaptığı konuşmada 'Kendimi çok kötü hissediyorum. Dünkü çekimde sakatlandım, çünkü üç cümleden fazla konuştum' diyor. Bizim sanatçılarımızın aşağıladığı Arnold, kendini ti'ye alıyor, ama çok pardon onun kadar olamıyorlar. Kendisiyle dalga geçmeyi bilmeyen adamdan sanatçı mı olur ya?

3.TÜR'DE BAŞARISIZDIM

Asıl konuya gelirsek, televizyon maceranız...

Tam macera. Kurallar başka türlü işliyor herhalde, bilmiyorum.

3. Tür'ün kaldırılmasıyla mı bu durumu keşfettiniz?

Bekarlar'ı yapmadan önce de farkındaydım. Başka türlü oluyor bu işler. Bekarlar'ı yaparken gerek kanal yöneticileri, gerekse yapımcı olsun 'Biz üst bir iş yapıyoruz. Tutmayabilir' dedik. Sabredilseydi tutardı. Einstein'ın reyting dünyasına bakışı açıklayan güzel bir lafı var: 'Ölçülebilen her şey değerli değildir, değerli olan her şey ölçülemez.' Ondan daha iyi bilecek değiliz. Reytinglerde patlama yaptı. Çok mu kaliteli? Tartışılır. Halk güzel insan görmek istiyor diyorlar. Ekmek Teknesi'nde herkes çirkin. Kendisini görmek istiyor diyorlar, Dallas mı yaşananlar? Hangimiz JR'ız? O yüzden televizyon dünyasını ben anlamadım, anlamak istemiyorum. Orada ipler benim elimde değil. İplerin benim elimde olduğu işlerde hiçbir zaman başarısız olmadım.

Kaldırılan dizilerinizde kendinizi başarısız buluyor musunuz?

Bekarlar'da hayır, şimdiye kadar yapılmış en iyi sitcom'du. 3. Tür'de evet, kendimi başarısız buluyorum. Hiçbir şeyi güzel değildi o dizinin, ne yönetmenliği, ne yazarlığı ne de oyunculuğu. Kötü bir diziydi. Bu durumda kanal yöneticilerine yüzde yüz hak veriyorum. Ben de kaldırırdım. Orada durumu kendi açımla şöyle açıklıyorum: İpler benim elimde değildi, o yüzden. Seçme şansım yoktu. Öyle çekilmesin, öyle oynanmasın dilerdim. Kendimi de bunun içine koyarak söylüyorum, birilerine bok atmıyorum. Bu bana şunu öğretti, bir daha televizyonda dizi yaparsam ipler benim elimde olursa yaparım. Onun dışında yapmayı düşünmüyorum. Dizi yapmamanız başarısız olduğunuz anlamına geliyorsa zaten yapmayın. Tiyatroda iyiyim ben abi, hiç reklamsız 130 bin kişi geliyor oyunuma.

Televizyona küskünlük falan var mı?

Kesinlikle yok. 'Vay efendim beni anlamadılar'da değilim yani. Güzel bir iş yapınca izleniyor, demek ki biz yapamadık. Kadro olarak beceremedik ama televizyonda başarısız mıyım diye kendime sorduğumda televizyonun kendi kriterleri içinde cevabım şudur: Evet, başarısızsın. Bu beni mutsuz ediyor mu? Hayır. Tiyatroda bir gün başarısız olursam o beni çok üzer, ama burada başarısız olmak beni üzmüyor. Dizinin kötü olmasının sorumlusu benim. O yapımcıyla, o oyuncuyla, o ışıkçıyla çalışmasaydın. Madem işin başındasın, müdahale et ya da bırak. Çek git. Benim hayatta inandığım tek kavram gitmek.

CEM SÖYLEYEBİLİRDİ

Sitenizde de yazmışsınız bunu, 'İnandığı tek şey gidebilme cesaretidir ve inanın dostlarım gidecektir' Nereye yolculuk?

Los Angeles'a yerleşeceğim galiba bu yaz. Orada bizim tiyatronun şubesini kurmaya çalışıyorum. Beceremezsem oradaki tiyatrocu arkadaşlarımla tiyatro yapacağım. Gideceğim bu diyardan yani. E.S.E.K Tiyatrosu mutlaka devam edecek ama. Yazıp yöneteceğim yine, illa oynamam gerekmiyor. 10. yıla gelip bırakırsak ayıp olur.

Geri dönecek misiniz peki?

İlk gidişimde 29 yaşındaydım. Bir gün karar verdim ve cebimde 500 dolar para ile gittim. Sefil bir hayat ama hayatımın en özgür günleriydi. Fark ettim ki başka bir büyü o. İnsan olarak birbirine saygı gösteren insanların arasında yaşamam lazım. Los Angeles değil, Nikaragua da olabilir. Zaten gitmekten kastım, gidip oraya yerleşmek değil. Üs orası, oradan takılırım şeklinde.

GORA'nın 3. Tür'den kopya olduğuna dair haberler çıktı. Öyle mi?

Ben hiç böyle bir şey söylemedim. Cem bizim oyunumuzu üç kere izledi, hatta oyuna da katıldı. Cem'le bizim aramız gayet iyidir. Ne gay ne de android kavramını ben bulmadım. Gay android'i ilk defa ben kullandım ama bu 'gay android'i benden başka kimse kullanmayacak anlamına gelmiyor. Atıyorum, bizim oyundan gördü ve aklına geldi. Gelsin ne var? Ben bununla en fazla gurur duyarım. Cem Yılmaz bu ülkenin en büyük komedyenlerinden biri. Kuşkusuz başkaları şu yorumu yapabilir: 'Ya insan bir gelip söyler' Katılıyorum ama söylemeye de bilir. 'Benden bir şey çaldı, çorladı' tanımı çok doğru değil. En fazla almış olabilir, aldıysa da helali hoş olsun. Benim bir problemim yok yani. Onu uydurdum, uydurduğum kafa bende mevcut, yine uydururum. Ben Tanrım Beni Baştan Yarat diye bir oyun yaptım. Yedi ay sonra Van Helsing diye bir film izledim. Bizimkinin aynısı. Kaldım böyle. Hollywood benden mi çaldı yani?

Eşini tiyatrosundan kovdu

Uğur Uludağ, genç oyuncu Yağmur Kaşifoğlu ile evli. Uludağ, evlendikten sonra eşi Yağmur'u tiyatrosundan kovmuş. Nedenini anlatıyor: 'Ben eşlerle tiyatro yapmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Bizim ekipte bir şey vardır mesela, ekip içinde ilişki olmayacak. Tek şartım. Gaddarca ama öyle olması gerekiyor. Kavga ediyorlar, o gün sahneye geliyorlar. Hiç kimse de demesin biz profesyoneliz diye. Birbirlerine kötü kötü bakıyorlar sahnede. Seyirciye haksızlık. Böyle bir şey yok, ayıp. O yüzden ilişki yaşayacak olan, çıksın dışarıda yaşasın. Buna da ilk başta ben uydum. 'Evlenince tiyatrodan çıkarsın ona göre' diye şart koştum. Haklısın, dedi.

Uğur Uludağ'ın yeri

'Benim dünyada kendimi gördüğüm bir yer var' diyor Uludağ. Orası neresi mi? İşte kendi ağzından cevabı: 'Çok ukalaca da olabilir ama müzikte Jim Morrison, resimde Picasso, futbolda Eric Cantona neyse, Türk tiyatrosunda da ben oyum.' Rönesans'ı yaşamamış bir ülkede tiyatronun manasız bir iş olduğunu söyleyen Uludağ, ' Ben ve ekibim kulvarın dışında yürüyoruz. Kendimizce yaptığımız işe mana kazandırmaya çalışıyoruz' diyor.

FERİDE ÇIKIT - feride.cikit@aksam.com.tr


 
 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir