 |
|
|
|
Uzakdoğu'nun yükselişi
|
|
|
2004 yılında en büyük atılımı Uzakdoğu Sineması yaptı. Kendi efsanelerine, folklorik korku hikayelerine eğilen Japon, Güney Kore, Tayvan sinemaları bunun meyvelerini toplamaya başladı. Senaryo sıkıntısı içinde kıvranan Hollywood kendi remake'lerini yiyip bitirmişti ki imdada Uzakdoğu yetişti. Artık özellikle Japon korku filmlerinin Hollywood versiyonları, üstelik hiçbir masraftan kaçınılmadan hem de Japon yönetmenleri tarafından yeniden çekiliyor.
Geçtiğimiz sezon geniş kitlelerin Uzakdoğu'daki popüler atılımı farketmesi eski tarihli bir filmle, 1998 yapımı Ring/Halka filmiyle oldu. Japonların Stephen King'i Koji Suzuki'nin romanından yönetmen Hideo Nakata'nın uyarladığı film izlendiğinde yedi gün sonra öleceğinizi öğrendiğiniz bir video kasetin üstüne kuruluydu. Filmin gerilimi, telekomünikasyon araçlarına, özellikle de telefona farklı bir rol yüklüyordu. Hollywood versiyonu The Ring ise geçtiğimiz sezon gösterime girdi. Ancak beklenen ilgiyi görememiş olacak ki, çekilecek devam bölümünde işin başına Hideo Nakata getirildi. Ringu, telefonun korku unsuru olarak kullanıldığı filmlere bir öncü oldu. Yine yaz aylarında gösterimde kalan Takashi Miike'nin Cevapsız Arama'sı bu çerçevede değerlendirilebilir. Bazı Japon korku filmi örneklerini de IF Bağımsız Film Festivali'nde izledik. Takeshi Shimizu'nun Ju-On: The Grudge serisi izleyenlerin kanını dondurdu.Shimizu, biri Amerikan versiyonu olmak üzere aynı konuda çektiği beş filmden sonra 2005 yılında aynı filmin altıncı kez devamını çekecek. Bunun dışında dünya sinemasının yeni kardeşleri Tayvanlı Oxide ve Danny Pang'ın göz nakli üstüne fantezilerini konu alan The Eyes 2 adlı yapımını gösterime çıkmasa da IF Festivali'nde izledik. Takashi Miike'nin evleneceği kadını bulmak için deneme çekimleri yapan dul bir video filmi yapımcısının rastladığı gizemli bir kadınla dehşet saattlerini anlatan Audition kan konusunda pek de Dario Argento'yu aratmadı. Son derece yoğun şiddet içeren bir başka Takeshi Kitano'nun Battle Royal'i ve şu an gösterimde olan ayrıksı dövüş filmi Zatoichi, Uzakdoğu bombardımanının ağır toplarındandı.
GÜNEY KORE RÜZGARI
Chan-Wook Park'ın Oldboy'u Cannes Film Festivali'nde Büyük Jüri Ödülü aldı ve bizde de bir hayli beğenildi. 15 yıl kapalı kaldığı hücresinden dışarı çıkan bir adamın gizem ve şiddet dolu hikayesini anlatan film, Quentin Tarantino'nun da son yıllarda en sevdiği film olmasını açıklamasıyla büyük sükse yaptı. Ülkemizde Karanlık Sırlar adıyla gösterilen A Tale of Two Sisters da puzzle'ı andıran yapısıyla gerilim seven sinemaseveri hayal kırıklığına uğratmadı.
2005 yılında Uzakdoğu filmleri furyası artarak sürecek. Artık bu ülke sinemasının Hollywood versiyonlarıyla da daha sık gündemde kalacağı ve festivallerde daha sık karşımıza çıkacağı kesin. İşin sevindirici yönü artık Uzakdoğu Sineması'nı birçoğu dört-beş yıl önceki filmlerden değil günü gününe takip edebileceğiz.
|
|
|
|
|
|
 |