26 Aralık 2004 Pazar       




 

Sizin işiniz de zormuş be abi...

   
 
Abi yangın mangın

çıkar diye korkuyodun ama bak nasıl da getirdim seni sinemaya... Film sinemada izlenir derler di mi abi?

Ne o öyle dividi mividi...




Ulan senin var ya bana atlatmayacağın takla yok. Sayende taklacı güvercinlere döndü şu ihtiyar moruk. Bu arada attığın oltaya geldim sanma sakın. Sinemada film, sahnede konser, radyoda müzik sevmediğimi biliyorsun tabii, kurcalıyosun rasgele...




Ben sahip olmadığım nesneyi sevemem yavrucuğum. Mesela hayatımda hiçbir konsere gittiğimi gören olmamıştır, gitmem

çünkü. Bi kere yapılıp biten şey sanat olsaydı, dünyadaki Allah'ın yarattığı her bi *oka sanat şaheseri dememiz icabederdi. Sahnede

izlediğin şarkıcı, sinemada seyrettiğin film laga luga... İcraat onlar yavrucuğum icraat... Sanat diil.




Abi valla sen de saçmalıyosun bazen kusura bakma yani... Hadi müziği anladım da film dediğin dividisini de taksan film, gelip koltuklara kurulup seyretsen de film... İlkinde seansları ayarlayan sensin sadece... Bence başka bir fark yok açıkçası.




Abi şu koltuklara kurulup kolayı yudumlamak yok mu işte ben bu ritüele bayılıyorum. Sonra ışıklar sönüyo, konuşanların omzuna vurup susmasını rica ediyosun, susmazsa salonda bi uğultu yükseliyo...

Ayyyy yeter dumura uğratma adamı... Bak işte görüyosun seni filmden koparan ne çok şey var şu sinemada film izlemek istediğinde. Şu mısır patlağını da özellikle aldırttım sana, haşır huşur sesler yardımcı efekt olsun diye beyazperdeye. Şu beyazperde lafı da enteresandır tabii de, nerde beyaz, nerde perde demek artık siz çocukların işi, bizden geçti...




Aman be abi bi keyfini süremedin gitti şu hayatın. Kaç ay oldu, bişeyden de memnun kaldığını görsem gam yemiycem. Şuracıkta mumlardan perdeler tutuşsa, nefes alamayıp boğulsak valla gözüm arkada gidecek, söyliim...

Ne o len, bu filme de mi büyü yapmışlar da yangın çıksın diye bekliyosun. İç kolanı, ye mısır pörtleğini otur seyret filmini şte. Hem beni getiriyon böyle yerlere sonra bi de tutup 'yok sen böylesin abi, yok sen öylesin' konuşup duruyor. Bu filmin senaryosu böyle yazılmış işte, ne dırdır ediyon. Filmi beğenmediysen çık başka bi senaryo yazdır kendin için. Ama benim yanımda benim sayfamda kalmak istiyosan önce beni kabul ediceksin.




Valla abi insan senin yanında ne uzalır ne kısalır... Bilmiyorum artık ben de ne kadar dayanırım senn kıfayetsiz muhterisliğine. Sonuçta biz de senin yanında boşuna pineklemiyoruz. Belki biri çekip çıkarır da senin çömezin rolünden, başka bi köşede baş karakter olabilirim böylece...

İnce hesap adamı olduğunu biliyordum da bu kadar cin fikirli olduğunu da tahmin edememiştim, pes valla! Aslında ben yazıyor olsam kendi senaryomu seni çoktan şutlamıştım yanımdan ya, ne senaryoyu yazdıran var bana, ne de filme çektiren. Hayat bir film bir karikatür formatında gelip geçiyor işte. Kareler arasında bir fark göremezsin seyrederken ama filmin başını hatırlıyosan sonunun da ne olacağını az çok kestirirsin.


 
 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir