 |
|
|
|
Başka bahara mı?
|
|
|
TRABZON bu işi bitirmiş arkadaş! Son haftalardaki başı bozukluk takıma öylesine sirayet etmiş ki, bunu yazmaya kalksak 'Al gazeteyi doldur' der, sonra da bizi kovarlar herhalde. Fatih ile Gökdeniz, arkadaşlarıyla ayrı takımın oyuncuları gibi oynuyor. Şartlar ne olursa olsun, top bu ikiliden birinin ayağına gelse, muhakkak diğerine atar. Atmazsa mı? Siz diğer oyunculara pas verirler sanıyorsunuz değil mi? Hayır, bilemediniz. Rakibe kaptırırlar. Yattara takımın 'maskotu' gibi. Topu kaptırdı mı hurraa herkes ona bağırmaya başlıyor. Ama kendilerini dokunulmaz sayan, işlerine geldiği gibi oynayan Fatih ve Gökdeniz'e ne hikmetse kimse ses çıkartamıyor. Bu, takım içerisindeki sıkıntının da temelini oluşturuyor.
İstanbulspor maçında da haftalardır olduğu gibi aynı görüntüler tekrar etti. Kenar yönetiminin ağırlığını koyamadığı maçta, ayağına top değdiği zaman Yattara dışında sahada varlık gösteren kimse yok. Tolga, Erdinç, Hüseyin ve Celaleddin'deki düşüş hızla devam ediyor. Lee oyuna girene kadar Musa Büyük'ün sol kanatta 'at koşturması' tam anlamıyla komediydi. İstanbulspor zor koşullara rağmen müthiş disiplinli oynadı. Eğer Musa Büyük, Gökmen ve Yordanov biraz becerikli olsaydı inanın Trabzonspor'a tarihi rezilliklerinden birini daha yaşatırlardı. Sonuç olarak Trabzonspor'daki komedinin sona ermesi için yeni yönetimin her yönüyle ama her yönüyle ipleri eline alması lazım. Yoksa umutlar bu sene de yine başka bahara kalır.
|
|
|
|
|
|
 |