19 Aralık 2004 Pazar       




 

Burhan Ayeri


 
burhan.ayeri@aksam.com.tr
burhan.ayeri@superonline.com

Bir yere kadar

   
 
Meraklıları açıp rating raporlarına göz atsın. 'Gelinim Olur musun'un finalinin, diğer ekranların izlenirliğinin toplamını geçtiğini görecekler. Gündüz saatlerinde 'Brüksel'de neler oluyor' diye meraklananların yüzde 10'u bile, gece bu işe devam edemedi. Saatler yeni güne geçtiği halde, 'Aman detay kaçırmayalım' uğruna, reklam aralarını bekleyip, 'Altına kaçırma riski' yaşandığına tanık olduk. Sonuçta, yarışmanın, son güne kadar evde tutunabilen 'Melek kaynanası' Süheyla Hanım, oğlunu Şale ile evlendirme şansına kavuştu. Bu tok gözlü kaynana adayı, Ahmet'ine dayalı döşeli ev, araba, dört dörtlük düğün ve balayı kazandırdı.

* * *


Oysa dananın kuyruğunun koptuğu gece, Semra Yücel'in başında keman ve gitar çalındığı 'Semra Özal' görüntüleriyle başlamıştı. Ata, Sinem'le sarmaş dolaş dans ediyordu. İş iplerin kopacağı stüdyodaki canlı yayına gelince, ortalık karışmaya başladı. Semra Yücel, Sinem'e 'Maksim'de şarkıcılık için strateji uyguladın başardın' diye hücuma başladı. Evden onu yollayacağını deklere etti. Sinem de Semra Yücel'i. Şale de Sinem'in tercihine katılınca, Semra Hanım bu defa Şale'ye saldırmaya başladı. Ahmet'le arasını bozmaya çalıştı. Sonuçta, seyirci sıralarındaki analar babalar ayağa fırladı. Size samimi olarak itiraf edelim ki, o andan itibaren Semra Hanım'ı tutan bir kişi kalmadı. Gelen telefonlarla kızlarda Sinem, kaynanalarda Süheyla Hanım birinci oldu.

* * *


Demek ki bu milletin, tolerans sınırı bir yere kadar. Tepeye kadar çıkardığını, bir anda 'Yamaç Paraşütü' ile yere çakıyor. Bundan sonra olacakları tahmin zor değil. Ata kısa zamanda evden kaçar ve tinercilerin arasına katılır. Eski eşi, Semra'ya ne kadar kucak açar onu henüz çözemiyoruz. Ancak, 'Korkunç Kaynana' yaftası boynuna yapışıp kalan Semra Yücel, bir süre daha popülerliğini sürdürür. Onun da artık akıllı davranmasında yarar var. Biz olsak mutlaka bir menajerle anlaşırdık. Aksi halde birer - ikişer topladığı altınları nasıl keseyle iade ettiyse, aynı duruma düşecektir. Babasından kalma emekli maaşıyla geçinmeye devam eder.

* * *


Bu milletin tercihlerine her zaman saygı gösterilmesi gerektiğine inananlardanız. Ünlüler Çiftliği'nde de bu gerçeğe tanık olduk. Önceleri Bora Gencer'i destekleyenler, sonunda onu eleyip, gönderdiler. Bu 'Gelinim Olur musun'un yorumu gibiydi. Bora, önceleri haklı çıkışlar yaptı. Oy topladıkça, bunun dozunu arttırdı. Hiç kızmaya kalkmasın, olayı 'Aşağılama boyutuna' getirdi. Eli maşalı Leyla Adalı da bu yanlış stratejinin faydasını görüp, 'Mağdur sınıfı'na alındı. Kamuoyunu aylardır meşgul eden iki yarışmadan alınacak epey ders olduğu kanısındayız. Siyasetçiden, en küçük birimin yöneticisine kadar herkesin, ön plana çıkan tipleri iyi incelemesinde yarar var. Doğrusundan çok yanlışları tespit önemli. Ekran yapımcıları da, bundan sonraki organizasyonlarında ses getirecek tipleri yakalamak zorunda olduklarını anladılar sanırız...


 

 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir