 |
|
|
Engin Ardıç
|
|
|
Avrupalı olacak mısınız?
|
|
|
Avrupa Birliği'nin ortak bir başkanı yok, ortak bir hükümeti de yok. Yalnızca bir meclisi var (ve de birtakım 'organları' tabii)... Henüz ortak bir anayasa bile oluşturamadılar, üzerinde çalışıyorlar.
Dönem dönem yönetimi bir devlet üstüne alıyor ama hepsi eşit. Latince deyimiyle 'primus inter pares', eşitler arasında birinci oluyor.
Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin hepsi cumhuriyet de değil, altısı krallık. İçlerinde 'büyükdükalık' bile var.
Avrupa Birliği'ne üye her ülke aynı parayı da kullanmıyor, ikisinde kendi 'eski' paraları geçerli.
Ama bazı ortak ilkeleri, dilerseniz 'kriterleri' diyelim, var: Demokrasi, şu bu.
Israrla bunun bir 'Hristiyan kulübü olmaması gerektiğini' vurguluyorsunuz. Peki.
Avrupa Birliği'ni sırf 'gavurlar para verecek' diye istiyorsunuz, belki bir de 'ordu artık darbe yapamasın' diye, ona da peki.
Hristiyan değilsiniz, Avrupalı olacak mısınız?
Kırmızı ışıkta geçmemeyi, yerlere tükürmemeyi falan kastetmiyorum. Futbol maçlarını da dert etmiyorum, İngiltere'deki it kopuk sayısı bizden fazladır. Kokoreçin boklarını temizlemeyi de nasıl olsa öğrenirsiniz (aslına bakarsanız bütün tadı kaçar ha!)
Bireyciliği sevdiniz, ama bunu son derece laçka, kendi bildiğiniz gibi uyguluyorsunuz. Bireyciliğin 'Avrupai' kurallarına uyacak mısınız?
Daha açık sorayım, sadist ve mazoşist olmasına evet öylesiniz de, 'kurumlaşmış gaddarlık' edebilecek misiniz?
Sizi 'yaşlılığımda bana baksın' diye yapan, yalnızca bunun için yapan ananızı babanızı huzur evine terkedebilecek misiniz?
Köyden takviye bulgur mercimek nohut almamayı kabul edebilecek misiniz? Madem Türkiye on yıl gibi son derece kısa, toplum hayatında inanılmaz derecede kısa bir sürede 'köylülüğü geriletecek, hatta ortadan kaldıracakmış' (hükümetin yağcıları öyle diyorlar), köylülüğün size sağladığı olanaklardan vazgeçebilecek misiniz?
Peki hani siz ekonomik krizleri 'Türk aile yapısı ve dayanışması' sayesinde aşıyordunuz hep?
Çocuğunuzu dövdüğünüz zaman onun sizi karakola şikayet etmesini hazmedebilecek misiniz?
Kadının 'ikinci sınıf insan' olmadığını içinize nasıl sindireceksiniz?
Peki, 'ibnelerin ibnelik etme haklarını' nasıl teslim edeceksiniz? İbneye ibne demek yasaklanınca kime nasıl hakaret edeceksiniz?
Komşunuzun 'eve kadın getirmesini' ya da 'eve erkek almasını' gönül rahatlığıyla karşılayacak mısınız? Daha doğrusu, komşunuzun özel hayatıyla ilgilenmemeyi başaracak mısınız? En önemli özelliklerimizden biri olan 'birbirimizi göz hapsine almaktan' nasıl geri duracaksınız?
Ruhsatlı silahlarınızın bir hükümet kararıyla toplatılacak olması sizde nasıl bir duygu yaratıyor? Atı ve avradı değil ama pusatı verecek misiniz?
Para kazananları kıskanmaktan vazgeçebilecek misiniz mesela? Sizden daha iyi eğitimli, daha bilgili ve daha yetenekli, işini de daha iyi yapan adamın sizden daha iyi koşullarda yaşamasını hazmedebilecek misiniz? 'Sizden bir lira fazla kazananın hırsız, sizden bir lira az kazananın ayaktakımı' olmadığını kabul edecek misiniz?
'Kefere kimseye bir kuruş kaptırmaz, ölüyorum desen içecek bir bardak su vermezmiş, birbirlerine sigara tuttukları zaman bile parasını isterlermiş'... Siz de böyle yapabilecek misiniz?
İliklerinize işlemiş olan 'kertenkeleliği' bırakacak mısınız? Avrupalı'da olmayan, sizde fazlasıyla bulunan 'şark kurnazlığını' DNA hücrelerinizin molekül düğümlerinden nasıl çıkarıp atacaksınız?
Tarih boyunca 'antiteziniz' olmuş bir uygarlığa, iki yüz küsur yıldır deneyip de tam başaramadığınız işi on yılda yaparak, eklemlenebilecek misiniz? Osmanlı'yı Osmanlı yapan bütün değerleri, her ne kadar günümüzde çürümüş ve yozlaşmış da olsalar, reddedebilecek misiniz?
Evet mi?
O zaman niçin son yıllarda ısrarla 'İslam takılıyorsunuz' be kardeşim, şunu başından söyleseydiniz ya!
|
|
|
|
|
|
 |