Bu albümleri dinlemediyseniz 2004'ü yaşamadınız demektir
Mor ve Ötesi - Dünya Yalan Söylüyor
Eleştirmenlerin favorisi, Mor ve Ötesi'nin geniş kitlelere yayıldığı albüm. Türk rock'ında bir dönüm noktası olduğuna da pek çok kişi hemfikir. Mustafa Hakkında Her Şey'den kalma 'Bir Derdim Var', Fikret Kızılok'un 'Sevda Çiçeği'nin yanı sıra albüme adını veren Dünya Yalan Söylüyor sloganlı 'Yardım Et' ve 'Cambaz' politik dozu iyi ayarlanmış, kuvvetli parçalardan. 'Serseri' gizli kalmayı hak etmeyecek kadar iyi bir şarkı ayrıca. Wilco - A Ghost Is Born
Grubun beşinci albümü A Ghost is Born defalarca dinlenmeyi hak eden bir anında-klasik. Wilco'nun blues ve country'yi rock'la harmanladığı çizgisinde, Yankee Hotel Foxtrot'tan sonra yine çok sarsıncı bir adım. Amerikan kolej radyolarının favorisi olan şarkılarla dolu A Ghost is Born, ama müzikal açıdan önemi de Jeff Tweedy'nin şarkı yazarlığının sürekli gelişim göstermesi. Müthiş bir yapım. Nazan Öncel - Yan Yana Fotoğraf Çektirelim
Bu yıl neredeyse sadece Nazan Öncel şarkıları dinledik. Yer gök onun şarkılarıyla doldu. Sanatçının en güzel şarkılarını kendisi için sakladığını yeni albümü çıkınca anladık. Tarkan'ın vokal yaptığı (her ne kadar düet dense de bize göre düet öyle olmaz) 'Hay Hay' ve 'Nereye Böyle'nin yanı sıra 'Hokka' ve 'Otomobil' gibi kıvrak şarkılar yıla damgasını vurdu. Demir Leblebi kadar olmasa da önemli bir çalışma. Franz Ferdinand - Franz Ferdinand
Glasgow kökenli grup Franz Ferdinand adını suikast sonucu öldürülen ve ölümü Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına neden olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun veliahdından alıyor. İlk albümlerinin yayınlanmasından sonra çok kısa bir sürede büyük ilgi gördüler. Klasik rock formatına kattıkları enerji ve dinamizm, şarkılarının melodik yapısı ve ancak Alman Kraftwerk grubuyla kıyaslanabilecek 'cool' tavırları onları parlattı. Ceza - Rapstar
Bırakın onun Candan Erçetin'le yaptıklarını, Burcu Güneş'in yanında yer almasını, mülayim ve iyi niyetli tavrını, hatta siyasi görüşünü, kafa karışıklığı bir yana bırakın Ceza'nın ciddi bir müzikal altyapısı olduğu bu albümle belli oluyor. Yani kendisine Rapstar payesini yakıştırması boşu boşuna değil. Üsküdarlı rap yıldızımız bu albümle beraber kehdisine ciddi bir takipçi edindi. Usher - Confessions
Hip-hop baskın müzik türü olmaya doğru hızla ilerlerken, onunla beraber R&B ve Pop'u harmanlayıp ortaya melez bir tür çıkarabilmeyi başardı Usher. 'Yeah' kesinlikle en başarılı parti başlangıcı olarak uzun yıllar dayanabilir. Ama Usher'ın şarkılarında başka türlü bir tını var: İnsanı mutlu eden pop duyarlılığı. Hangi tahta oynadığı, hangi okların ona hangi rotayı işaret ettiği de çok açık: Pop'un kralı. Yeni Michael Jackson. Yeterli. Yalın - Ellerine Sağlık
Pek çoklarına göre İkinci Tarkan vak'asıydı Yalın. Tarkan'ın Hepsi Senin mi? dönemindeki kulaktan kulağa yayılışını andırır bir şekilde, önce radyolarda, sonra Beyoğlu'nda arka arkaya 'Zalim' inleyip durdu. Ama bu kısa boylu müzik adamı tek atışlık bir silah olmadığını da gösterdi. Şirketi battığı için artık piyasada bulunmayan albümü içinde başka hitler barındırıyor: 'Sonsuz Ol' veya 'Günaydın' gibi. U2 - How To Demantle An Atomic Bomb
Köklerine geri döndükleri, rock müziğinin yataktan kaldırdığı zamanları özlemle andıklarını söyledikleri All That You Can't Leave Behind'ı beğenenler, bu albüme de başyapıt payesini vermekten çekinmeyeceklerdir. U2 bu albümde çok kuvvetli başlayıp giderek tempoyu düşürüyor. The Joshua Tree ya da Achtung Baby gibi yeni bir devrin başlangıcı değil, ama her şarkısıyla da yeterince tatmin edici. Mirkelam - Kalbimde Parmak İzin Var
Mirkelam dördüncü albümünde ileriye bir adım daha attı. Yeniden bir araya geldiği İskender Paydaş'ın batıya dönük düzenlemeleriyle, Fergan Mirkelam'ın doğudan beslenen nağmeleri en güzel kıvamı bu albümde tutturdu. 'Aşkımsın'ın klibi de bu yılın en iyi video kliplerindendi. 'Hala', 'Aşkımsın' ve 'Katilimsin' gibi şarkıların öne çıktığı albümün adının yakışıklılığı ve kapağının şıklığı da cabası. Nick Cave - Abottoir Blues/ The Lyre Of Orpheus
Üç-dört albümdür kendini tekrarlamaya başlayan Nick Cave ve grubu The Bad Seeds, nihayet silkelendi ve kendine geldi. Hem de iki albümle birden. Nick Cave'in yazılı sanattan da beslenen sanatçı kişiliği de başka türlüsünü yapamazdı zaten. Bu iki albümü bağımsız olarak değerlendirmek de mümkün, birbirlerini tamamlayan parçalar olarak da. Sonuç değişmeyecektir nasıl olsa: Bu adamın tohumuna 'karanlık' karışmış. Gözden kaçmaması gereken beş albüm daha
Murathan Mungan'ın sözlerinden oluşan albümde Ajda Pekkan'ın şarkısı öne çıkıyor. Neredesin Firuze'nin parçaları dilden dile yayıldı. Beastie Boys 11 Eylül sonrası New York'a saygı duruşunda bulundu. Rafet El Roman'dan 'Yalancı Şahidim' yaza damgasını vurdu. Kurban 'Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'yı cover'ladı. Green Day punk yaşının geçmediğini ispatladı. Gwen Stefani, her ne kadar ülkemizde henüz çıkmamış olsa da ilk solo albümüyle Batı'yı sarstı. Pamela ikinci albümüyle kendisini kanıtladı. Scissor Sisters ve The Streets ise 2004'ün en büyük sürprizleri oldu. Mor ve Ötesi zirvede