 |
|
|
|
Merve Erol:Post-Express dergisi editörü
|
|
|
Mor ve Ötesi - Dünya Yalan Söylüyor
Çok şeyin söylendiği, ama çok sözün boğulduğu zor bir zamanda, mikrofonu ellerine alıp anlamlı ve kalıcı bir tavır geliştirmenin yöntemini bulabildiler. Dışarıda durarak bir şey yapılamıyorsa, içeriye sızmak da hiç az iş değil. Irak işgaline gözlerini kapamamalarının ve kitle kültürü hercümercinde yüklendikleri eleştiri bayrağının bulabileceği karşılık, -hem müzikte, hem dünya görüşünde- daha radikal grupların önünü açabilir. Bütün bunları yapabilmelerini, belki biraz da müziklerindeki iyileşmeye bağlamak lazım. 'Cambaz', yıllar sonra bu topraklardan çıkan dans edilebilir, coşku dolu birkaç rock şarkısından biri oldu.
Franz Ferdinand - Franz Ferdinand
Son iki-üç seneye yayılan rock rönesansının nadide örneklerinden biri. Rock'u gamlı, basık, fazla dumanlı havasından çıkardılar, üç dakikalık şarkı formatına duru bir dinamizm kattılar. Bir albüme yayılması adetten olan hızlı/yavaş şarkı ikiliklerini tek şarkıda aşabiliyorlar. İnsan farklı duyguları, düşünceleri aynı günde, farklı, bazen aynı zamanlarda nasıl yaşıyorsa, onlar da şarkılarını öyle kuruyorlar. Bu ilk albüm bir milat değil belki, ama popüler müziğe can ve kan katan bir köşetaşı.
Derya Bengi:Roll dergisi editörü
Nazan Öncel-Yan Yana Fotoğraf Çektirelim
Bir fotoğraf sergisi gibi, günlük hayatın tam göbeğinden yazılmış ve yan yana dizilmiş dakik, sağlam, vurucu şarkılar. Sakinliğin ve sadeliğin gücü... Bu yılın, Türkçe'nin hakkını veren yegane albümü.
Franz Ferdinand - Franz Ferdinand
Ne mutlu ki bu yıl U2 How To Dismantle An Atomic Bomb'la bir yangının külünü yeniden yakıp geçti. Franz Ferdinand daha da iyisini yaptı, en neşeli, en fırlama tarafından yeni bir rock'n'roll kibriti çaktı.
Kanat Atkaya:Hürriyet gazetesi yazarı
Mor ve Ötesi - Dünya Yalan Söylüyor
Bu yılın en iyi yerli albümü. Yerli albümü seçerken de evrensel kriterleri göz önünde bulundurmak bir nevi paradoks mudur, o ayrıca tartışılmalı. Mor ve Ötesi'nin elemanlarını seviyorum, tavırlarını seviyorum, her şeyden önce yazdıkları şarkıları seviyorum. Bu albüm bir de iyi prodüktörlük diye bir kavramın memleketin bu manada çorak topraklarında bile yetişebileceğini kanıtladı. Demek gitar, davul, bas ve vokal kaydedilebilen şeylermiş. Darısı Türk filmlerinin başına diyeyim.
The Clash - London Calling
Aslında yeni bir albüm değil. Fakat 25'inci yıldönümü dolayısıyla façası düzeltilmiş bir şekilde yeniden piyasaya çıktı. Çok mühim albümdür. Müzik dünyasının ve aslında genel manada dünyanın, dolayısıyla Büyük Britanya'nın, kaçınılmaz olarak da Londra'nın iğrenç döneminin, şık, sert ve afili bir fotoğraftır. Dinlemeye doyum olmaz. Bu vesileyle albümü bir daha duyurmak için London Calling derim.
Cumhur Canbazoğlu:Gazeteci
Nazan Öncel-Yan Yana Fotoğraf Çektirelim
Eli ayağı düzgün 'yerli albüm' açısından gayet verimli bir dönem olarak değerlendirebileceğimiz 2004'te üç yapıt 'fark yaratarak' bir adım öne çıktı. Nazan Öncel'in müthiş çalgı çeşitliliği taşıyan, baştan sona bütün halinde dinlenebilen, her kulağa ve zevke seslenebilen Yana Yana Fotoğraf Çektirelim'i, Mor ve Ötesi'nin yerli rocka sıra dışı 'melodik zenginlik' getiren, yerli rockın kara sularını genişleten Dünya Yalan Söylüyor'u ve de Ceza'nın 'yerli rap'i vitrine yerleştiren, diğer isimleri de yüreklendiren Rapstar'i...
Nick Cave & The Bad Seeds - Abattoier Blues/The Lyre of Orpheus
Geniş bir yelpazede şekillenen yabancı müzikte ise Nick Cave & The Bad Seeds'in Abattoier Blues/The Lyre of Orpheus adlı yeni çalışmasıyla, U2'un yıl sonuna doğru yayımladığı How To Dismantle An Atomic Bomb albümü dikkat çekti. Kayıtlardaki üstün çalma performansları, iki grubun yıllara meydan okuyarak klasik çizgilerini ve söylemlerini korumayı başarmaları önemliydi.
Murat Meriç:Müzik yazarı
Nazan Öncel - Yan Yana Fotoğraf Çektirelim
Yan Yana Fotograf Çektirelim, bence 2004 yılının en iyisi. Bunu söylerken yaz aylarında sıklıkla dinlediğim Mirkelam'ın Kalbimde Parmak İzin Varı ve Pamela'nın taze albümü Şehir Rehberi'ni de aklımdan geçiriyorum ama Nazan Öncel'in 'beklenen' albümü bu bekleyişin beyhude olmadığını kanıtladığı için bir adım öne geçiyor. Yan Yana Fotograf Çektirelim, önce adıyla, sonra kapağıyla ama en çok şarkılarıyla vurdu dinleyenleri. Tarkanlı 'Hay Hay' en ses getiren şarkıydı belki ama Selim Sesler'in destek attığı çöp-şişli 'Otomobil', Osibisa ve trenli 'Beyoğlu', 'Evsiz kediler sokağı'ndan geçen 'Küçük Gemiler', albümün gizli güzellikleri olarak hala keşfedilmeyi bekliyor. Öncel, aynı zamanda son yılların en büyük 'pop' şarkılarından birisi olan 'Off... Off...'a imza attı ve 2004'ün en çok konuşulan isimlerinden birisi oldu. 'Off... Off..' belki sonraki yıllarda anılmayacak ama Yan Yana Fotograf Çektirelim yıllarca dinlenecek.
Norah Jones - Feels Like Home
Vakti zamanında Ilhan Erşahin ile İstanbul ve Bodrum sahnelerini şenlendiren Arif Mardin'den icazetli Norah Jones 'kızımız'ın ikinci albümü Feels Like Home ecnebi müzikten çok anlamayan bu satırların yazarının 'yıllar sonra paraya kıyıp aldığı ilk yabancı albüm'olması itibarıyla kişisel 'yılın albümü' ödülünü çoktan hak ediyor. Hele ki içinde bir adet Tom Waits şarkısının bulunması, benim için 2004'ün sürprizlerinden birisiydi. Bu arada, yakınlarda yine paraya kıyılarak alınan Nick Cave'in 'Kötü Tohumlar' eşlikli 'ikili' gerilim şaheseri Abattoir Blues / The Lyre Of Orpheus'unu da bu albümün yanında anmak gerekiyor zannımca...
Naim Dilmener:Radikal gazetesi müzik yazarı
Mor ve Ötesi - Dünya Yalan Söylüyor
'İyi' bir müziğin 'çok' da satıyor olması dünyanın en zor şeyidir. Mor ve Ötesi, Dünya Yalan Söylüyor adlı albümleriyle, bu kırk yılda bir gerçekleşen şeyi başardı. İlk albümleri Şehir ile herkesten çok farklı ve ayrıksı olduğunu göstermiş olan bu grup; (Bırak Zaman Aksın'ın ardından gelen) 'Gül Kendine' ile geniş yığınlara ulaşabilecek gibi gözükmekteyken, albümün yayınlandığı yıl olan 2001'in ekonomik sıkıntıları nedeniyle bunu yapamamış ve yeniden beklemeye geçmişti. Beklenen, ancak bu yıl gerçekleşebildi. Grup, zaten çoktandır hak ettiği bir 'statü'yü, geçen yılın cover'ı 'Yaz Yaz Yaz'ın da tetiklemesiyle bu yıl elde edebildi. Entelektüel kesimin büyük bir bölümü tarafından yıllardır bağırlara basılmış bu 'Mahşerin Dört Atlısı', nihayet bu yıl, olağanüstü güzellikteki müziklerini herkese dinletti, her eve soktu. Rock'a, geleneksel köklerinden koparmadan çağdaş bir kılık biçmiş, bu müziği yenilemiş - değiştirmiş olan Mor ve Ötesi, en az müzikleri kadar, şarkı sözleriyle de genel ortalamanın - gidişatın epeyce uzağında bir yerde duruyor. Grup, kendileri öyle adlandırmıyor olsa bile, Sosyalist bir çerçeveden bakıyor olup bitenlere ve dizeler, bu çerçevenin öngördüklerine uygun olarak hayat buluyor. Bütün grup üyeleri, ellerine geçen her fırsatı yaşamakta olduğumuz dünyanın bir 'temel' sorununu gündeme getirmek için kullanmakta, müzikleriyle yapmaya çalıştıkları şeyi, başka ortamlara da yayarak mücadelelerini 'kesintisiz' bir şekilde sürdürmekte. 'Dünyanın yalan söylediğini' yüzlerimize haykırarak zirveye oturmuş Mor ve Ötesi'nin bu yükselişinin müzik dünyamızda genel bir iyileşmeye yol açaçağı da rahat rahat söylenebilir. Onların başarısı, diğer iyi grup ve şarkıcıların daha iyi bütçelerle çalışabilme sonucunu doğuracak.
Alison Moyet - Voice
Dünyanın en iyi 'ses'lerinden biri olan Alison Moyet, Voice adlı 'cover' albümüyle 2004 yılının en büyük sürprizini yaptı. Yazoo'dan beri herkesi peşinde dolaştıran bu efsanevi şarkıcı Ira Gershwin, Jacques Brel ve Michel Legrand başta olmak üzere epeyce önemli yaratıcının şarkılarına yeniden hayat vermiş bu albümüyle. Albümün yapımcısı ve aranjörü de, İngilizlerin harika çocuklarından Anne Dudley. Dudley, muhtemelen her zaman hayallerini süslemiş bir projeyi gerçekleştirmiş Moyet ile. Emsalsiz bir albüm.
Tuğrul Eryılmaz:Radikal İki yayın yönetmeni
Mor ve Ötesi - Dünya Yalan Söylüyor
Türkiye'den Mor ve Ötesi'nin Dünya Yalan Söylüyor albümü iyiydi. Albüm özellikle ilk parçalardan sonra açılıyor ve kendini dinletiyor.
Original Soundtrack - Alfie
Bu yıl her ne kadar, çok geride kalmamak için, bol bol Beastie Boys, Eminem ve Alicia Keys dinlediysem de ilk önerim Mick Jagger ve Dave Stewart'ın birlikte kotardığı 1960'ların ünlü Alfie'sinin (Jude Law'lu) yeniden çevriminin soundtrack albümü.
Arzu Çağlan:Best FM DJ'i
Ceza - Rapstar
2004 yılın en iyi albümleri denince, çok satanlar mı yoksa evde arabada müptela olup dinlediklerimiz mi, yoksa toplum üstünde çok etki bırakıp çok konuşulanlar mı? Farklı açılar var. Ben bir radyocu olarak, sadece kendi sevip de takıldığım albümleri sıralamak isterim. Öncelikle çok cesur olduğu, vıcık vıcık teşbihler şairine yaklaşımlar ile değil de baymadan, olduğu gibi şehir dilinde yaşadıklarımızı anlattığı için Ceza'nın Rapstar albümü. Ah bir de biraz daha melodik olsaydı. Şarkılarını ağlatacak kadar güzel yorumladığı ve çok da kaliteli bir altyapısı olduğu için yaz boyunca dinlediğim Hande Yener'den Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor. İnsana ilaç gibi gelen lirikleri ve yumuşak melodileri ile Nazan Öncel'den Yan Yana Fotoğraf Çektirelim. Burcu Güneş, Rafet El Roman, Gülşen, Gülay ve Mercan Dede'nin albümleri de bu sene başarılı işlerdi.
Eminem - Encore
Yabancı albümler Eminem Encore'u süperdi. Müzik uçmuş ama Eminem' in dünyası insanı şoke ediyor. Robbie Williams'ın son tüm en iyi şarkılarının yer aldığı Greatest Hits'i mutlaka alınmalı. İyi bir arşiv. U2 da kendisine yakışan bir albüm yapmış. Son albümü beklediğimize değmiş. Kill Bill filmlerinin de soundtrack albümleri de muhteşemdi. Mükemmel seçimler yapılmış.
Deniz Durukan:Müzik yazarı
Nazan Öncel - Yan Yana Fotoğraf Çektirelim
Yılın en iyi pop çalışması. Nazan Öncel bu çalışmayla pop müzik nasıl olur sorusuna iyi bir cevap veriyor. Teoman, En Güzel Hikayem'de içindeki savaşı, hayatla ve kendisiyle olan uyuşmazlığını en iyi şekilde yansıtıyor. Dolayısıyla çok samimi. Lirikleriyle de iyi bir söz yazarı olduğunu ortaya çıkarıyor. İlk albümüyle iyi bir çıkış yapan Gripin, Hikayeler Anlatıldı'da hem müzikal anlamda hem de lirik bazında başarılı. Hüzünlü, nihilist bir duruş var şarkılarında. Günümüz insanın içinde bulunduğu sıkışıklığı çok iyi yansıtıyor. Cover şarkıların çoğunlukta olduğu Kurban'ın albümü Sert, bu gün Anadolu rock'ın başka bir şekilde yorumlanışını gösterirken, çağın getirdiği hız duygusunu, öfkeyi de yansıtıyor. Direc-t'in Rus Kozmonotları da bir ilk albüm, samimi bir çalışma. Solist Bilge sesiyle dikkat çekiyor.
Tom Waits - Real Gone
Karanlık, garip, buruk bir tat bırakan yorumuyla, uzun yolculukların, hüznün, yağmurun, melankolinin, yalnızlığın şairi. Real Gone hem sert, hem de yumuşak geçişlerin olduğu, hayal gücünü zorlayan bir çalışma. Leonard Cohen'in Dear Heather albümü önceki albümlerine oranla zayıf bir çalışma olsa da Cohen, Cohen'dir. Pearl Jam'in Live At Benoroya Hall konser albümü akustik ve oldukça keyifli bir çalışma. Doksanların en iyi gruplarından biri. Sözel anlamda oldukça yaratıcı olan Massive Attack, 2004 'te Danny The Dog adlı bir soundtrack bir çalışma sunuyor.
Mehmet Tez:Aktüel dergisi genel yayın yön.
Ceza - Rapstar
Bu albümün Ceza'nın ilk albümü Med-cezir'den daha iyi olduğunu düşünmüyorum gerçi ama 2004 yılı içinde dikkatimi çekenlerden biri oldu. Türkiye'de müziğin 'gerçek' insanlara ihtiyacı var. Ceza da onlardan biri bence. Umarım bu özelliğini kaybetmez.. Mor ve Ötesi, her zaman beğendiğim bir gruptu. Ama bence bu albümle ilk kez dünya standartlarında bir sound'u yakaladılar. Dünya Yalan Söylüyor, kendilerini daha iyi ifade ettikleri, cümlelerini daha açık ve yüksek sesle dile getirdikleri bir albüm. Bugün grup müziği yapan en iyi bir iki isimden biri oldular. Kurban, Alt Kemancı'da çaldıkları zamandan beri bildiğim bir grup. Çok yetenekliler. Sert albümünde bir kez daha hem cover şarkılar hem de besteleriyle bunu kanıtladılar. Bu yıl 'Türkçe rock' ihtiyacımı karşılayan albüm oldu.
Air - Talkie Walkie
Fransızlar 70'lerde disco'yu keşfetmişti, 90'larda da Daft Punk'la house müziği keşfettiler. Air, o ekibin de desteğiyle işe başlamıştı. Hayli yol aldılar. French house denen akımının dans müziği yapmayan temsilcilerinden diyebiliriz herhalde. Albüm baştan sona tek cümle gibi. Karate, Chicago'lu bir rock grubu. Dünyada müzik raflarında genellikle post - rock sırasında duran albümlerdendir. Standart grup müziği aletleri kullanarak harika müzik yapan bir grup. Son albümleri Pockets sound'u, sözleri ve dozunda karamsarlığıyla insanı hemen fethediyor. Kings of Convenience, Norveçli iki çocukluk arkadaşı'nın grubu. İsimleri Erik Lambek Boe ve Erlend Oye. İkinci albümleri Riot on Empty Street bu yıl piyasaya çıkan en dikkat çekici albüm bence. Sadece gitar davul, bas ve biraz da piyanoyla sakin sakin şarkı söylüyorlar. Nefis.
Serkan Seymen:Haftalık dergisi editörü
Franz Ferdinand - Franz Ferdinand
Bunalımlı gruplar arasında uzun zamandır hasret kaldığımız; gitar-bas-davuldan ritmik, melodik ve radyo dostu şarkılar çıktığını yeniden hatırlattıkları için yılın albümü Franz Ferdinand'ın albümü.
Ceza - Rapstar
En ufak bir yapmacıklığa prim vermeden müziğini icra edip, pop dışı bir alanda sesini duyurduğu ve rap'in bayrağını başarıyla yükselttiği içinyılın yerli albümü de Ceza'nın Rapstar'ı.
|
|
|
|
|
|
 |