19 Aralık 2004 Pazar       




 

'Şarkıcılık teşhircilik'

   
 
Yaklaşık 20 yıldır müzik dünyasında olan Emel Müftüoğlu, yaza yetişmesini planladığı 'Çok Ayıp' adlı yeni albümünü yayınladı. 12 şarkının olduğu albümde ilk dikkati çeken Müftüoğlu'nun diğer çalışmalarında da olduğu gibi Sezen Aksu desteği. Sekiz şarkının Aksu'ya ait olduğu 'Çok Ayıp', Müftüoğlu'na göre bugüne kadar yaptığı en iyi çalışma. 'Bu albümde ömrümün sonuna kadar söyleyebileceğim şarkılar var ki ben aynı şeyleri söylemekten çok sıkılırım. Çünkü onlar size gelene kadar ben milyonlarca kez dinliyor ve söylüyorum. Yani herkes yeni dinlediğinde ben kusmak üzere oluyorum' diyen Müftüoğlu'yla albümünü ve pop müziğin son 20 yılını konuştuk.

Yeni albümünüz 'Çok Ayıp' yazın yayınlanacaktı. Ama yılbaşına yetişti...

Bir yaz single'ıydı aslında. Bir firmayla anlaşmak üzereydik. Firma da heyecanlanıp şarkıları dağıttı. Şarkı bir numara oldu radyolarda ama albüm yoktu ortada. Anlaşma gecikince de Sezen Aksu 'Çok şarkımız var niye single olsun ki, albüm yapalım' dedi.

Diğer çalışmalarınız gibi bu albümde de Sezen Aksu'yla çalışıyorsunuz. Sekiz şarkı Aksu'ya ait...

Bütün albümlerimdeki en güzel şarkılar ona ait olanlar zaten. Ama ben onunla ilişkime sadece şarkı alışverişi olarak bakmıyorum. Herşeyden önce onu tanıdığım ve bir şeyler paylaşabildiğim için mutluyum.

20 yıldır müzik dünyasındasınız. Bu dönem içinde pop müzik patladı. Birçok yeni şarkıcı ortaya çıktı...

Yaşananlar beni mutsuz etti. Çünkü her şey çok hızlı tüketiliyor. Ben çok şanslı bir döneme denk geldim. O günlerde her şarkı hazmedilerek dinleniyordu. Şimdi bakıyorum listelere, 'Of of' çıkmış birinci sırada. Ertesi gün üzerinde beş şarkı var. Çekirgeler gibi bir anda herşeyin üzerine saldırıyor, bitiriyoruz. Hangi tarzda olursa olsun çıkan bir albümü bilmeme ihtimalim sıfırdı. Ama şimdi birçok ismi tanımıyorum bile. Dünyanın en nankör mesleğinin ev kadınlığı olduğunu savunurdum. Bütün gün uğraşırsın, yemek yaparsın. Akşam beş dakikada tüketilir. Aynen böyle bir duruma geldi bu piyasa. Bu da korkutuyor insanı. Nasıl yetişebilirsin ki? Her iki ayda bir şarkı yapman lazım.

AVRUPA MÜZİĞİ BİZDEN BİR ASIR İLERİDE

Ama birçok şarkıcı yurtdışında başarı kovalamaya başladı. Bu da bir gelişme sayılmaz mı?

Pop müziğin yurtdışına açılma ihtimali çok zayıf. Adamlar neredeyse bir asır önce bile daha iyilerini yapıyorlardı. Buradan oraya ancak daha az popüler olanları şeyleri, etnik müzikleri götürebilirsiniz.

Niye böyle bir şeye yanaşmıyorsunuz?

Ne yanaşabilirim ne de öncüsü olabilirim. Mesela Sezen Aksu yapabilir. Hep onun başının etini yerim yapsın bu işi diye. Geçenlerde bir melodi mırıldanıyordu. 'Bunu dünyanın neresine gönderirsen gönder etkilenmeyecek insan yok' diye yalvardım. Güldü bana, dalga geçti. Herhalde zaman kaybı olarak görüyor.

20 yılda müzikal açıdan istediklerinizi yapabildiniz mi?

Bunu irdelemiyorum. Çünkü sorgulamaya kalkarsam hoşlanmayacağım şeyler görebilirim. Şarkıcılık Aksu'nun da dediği gibi teşhircilikle eşanlamlı. 'Ben buradayım, beni sevin' diye bağırıyoruz. Bu mesleğin özeti bu. 'Kendim için şarkı söylüyorum' diyenlere çok kızıyorum. Bu kesinlikle yalan, git odanda söyle o zaman. Kendi kendine dinle bizi de yorma. Allah'tan sıcakkanlı bir toplumumuz var, doğru ya da değil sizi gördüklerinde o tezahüratı bulduğunuz için mutlu mesut yaşıyorsunuz. Sorgulayarak yaşamak bu yüzden ağır geliyor.

'Dursine Hanım bağırıyordu: Burnun sürtüldü mü?'

Müziğin yanısıra oyunculuk merakınız da var. Hatta yaptığınız kliplerde kılıktan kılığa girmeyi tercih ettiniz...

Boş kaldığım zamanlar kameranın karşısına geçip rolden role giriyorum. Hele iki- üç kafa dengi arkadaşımı bulduğumda 'Ben şu ol ben bu olayım' diye oynamaya başlıyorum hemen. Kliplere gelince çaktırmadan oradan oyunculuğu göstermeye çalışıyorum.

Evinizde çalışan Dursine Hanım'ın maceraları bir dönem çok ünlü olmuştu...

Onun serisi var zaten. En son Hülya Avşar'ın talk şovuna konuk gittim. Sürpriz yapmışlar kadını bulmuşlar. Para istemiş. Parasını almış bir de '30 milyon daha verin ne isterseniz söylerim' demiş. Dursine Hanım'la ayrıldık çünkü ilişkimiz korkunç bir hale gelmişti. Beni yaka paça uyandırıp 'Haydi kalk benim oğlan seni camdan arkadaşlarına gösterecek' diyordu. En sonunda dedim ki 'Biz ayrı dünyaların insanlarıyız, ayrılalım'. Uzun süre kadın bulamadım sonra bir baktım aşağıdan zili çalmış bağırıyor: 'Burnun sürtüldü mü?'

Efnan ATMACA

efnan.atmaca@aksam.com.tr


 
 

Diğer KÜLTÜR SANAT haberleri

 

 
 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir