16 Aralık 2004 Perşembe       




 

İsmail Küçükkaya


 
ismail.kucukkaya@aksam.com.tr
ismail.kucukkaya@superonline.com

Türkiye AB'ye, AKP merkeze

   
 
Avrupa Birliği Komisyonu'nda Salı günü Türkiye tartışılıyordu. Dönem başkanı Hollanda'nın Dışişleri Bakanı'nın basın toplantısını bekliyorduk. Kulaklığımızın 13'üncü kanalından komisyon toplantısını dinliyoruz. İngiliz delege soruyor, 'Türkiye'deki reformları düşünün Eğer Türkiye'yi reddedersek reform süreci durur. Bu riski göze alabilir misiniz? ' İtalyan delege: 'Türkiye olmadan AB nasıl gerçek bir global oyuncu olabilir?'

Üç gündür Brüksel'de AB'nin hangi konuları görüştüğünü size aktarayım: Bir numaralı gündem maddesi Türkiye, ondan sonra AB-İran, AB-İsrail, AB-Çin.

Avrupa şu anda dünya siyasetinde etkin rol oynaması gerektiğini anlamış durumda. Türkiye olmadan Kafkaslar'da ve Ortadoğuda ne derece etkin olabilirler?

Üstelik ABD'ye karşı İslam toplumunda kabaran öfkeye, AB yeni bir siyasi değer üreterek yanıt vermek istiyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu bir AB, medeniyetler buluşmasının en önemli mesajı olabilir. Avrupa'nın kalbi, AB'nin başkenti Brüksel'de Türkiye konuşuluyor. Altı yıl önce Türkiye'yi aday üye bile kabul etmeyen AB şimdi bizim tam üyeliğimizi tartışıyor. Üçyüzü Türk, üç bin gazeteci yaptıkları haberlerle her gün Avrupa'nın en önemli gazetelerinde ve televizyon programlarında Türkiye'yi konu ediyor.

Ankara-Brüksel hattında her bir kelimenin bile müzakeresi yürütülüyor. Avrupa Parlamentosu'nda yükselebilmek ve sivrilebilmek için siyasetçilerin yapması gereken belli: Türkiye ile ilgili bir komisyona girip konuşmak.

Brüksel'de karargah kuruldu

Ben bu yazıyı yazarken, Brüksel Türk Başbakanı Erdoğan'ı bekliyordu. Siz bu satırları okurken Conrad Otel'de Türkiye'nin karargahı kurulmuş olacak. Chirac da büyük olasılıkla, Brüksel'deki bu en sevdiği otelde kalacak ve muhtemelen Erdoğan ve

Chirac görüşecekler.Brüksel'deki havaya bakılırsa Türkiye AB'den müzakere tarihini almış bile. Bir kötü sürpriz beklemeyin. Dünya konjonktürü Türkiye'nin önünü açmış, elbette zorluklarımız var. Çünkü AB tarihinin en kritik kararını almanın arifesinde. Türkiye'yi almak 2. Dünya Savaşı'ndan beri Avrupa'nın karşılaştığı en çetin konuların başında geliyor ama hava çok olumlu. Çetin Altan haklı, enseyi karartmayalım. Dünya kötüye gitmez, Türkiye kötüye gitmez.

AKP mi? 18 Aralık Cumartesi gününden itibaren kimse AKP'nin merkez partisi olmadığını söyleyemez. AKP de bu yoldan artık geri dönemez.


 

 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir