 |
|
|
|
Sayın Bakanım...
|
|
|
Adları Aytaç Bentürk ve Duygu Ural. 24 Ekim'de Salsa dans dalında dünya şampiyonlarımız. Geçen hafta katıldıkları Avrupa şampiyonasında da şampiyon oldular. Kendileri Avrupa şampiyonu olurken, öğrencisi diğer bir çift de Avrupa ikincisi oldu. Yani ilk iki sırayı Türkiye aldı!
Gerçek bir hayat hikayesi; aralarında para toplayarak, 5 çift uluslararası dans organizasyonu tarafından düzenlenen Avrupa şampiyonasına gidiyorlar.
Atatürk Havalimanı'na geldiklerinde ekip için toplam 700 dolar tutan konut fonunu ödemesek diyorlar fakat mevzuat hazretleri izin vermiyor. Dişlerinden tırnaklarından arttırdıklarıyla konut fonunu da ödüyorlar. İyi ki Onur Air sponsorları olmuş da, hiç olmazsa üç çiftin yol ve kalacak parası karşılanmış. Böylece Türkiye dansta hem dünya hem de Avrupa şampiyonları çıkarmış. Hatırlarsanız Süreyya Ayhan'ın elinden de Deniz Hoca tutmuştu. İyi ki yetenekleri farkeden birileri var.
'Aslında 15-20 çift olarak gitseydik üçüncü, dördüncü ve beşinci sıraları da başkalarına kaptırmaz ve rekorlar kitabına girebilirdik' diyor Aytunç.
Duygu, Yeditepe Üniversitesi'nde İç Mimarlık son sınıf öğrencisi. İstediği branşta yüksek lisans yapması için Bedrettin Dalan bu başarı üzerine burs sözü vermiş. Kendisi cıvıl cıvıl ve bu ödül O'nun için inanılmaz büyük bir hediye!
Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer'in dünya şampiyonası sonrasında kendilerini arayıp tebrik etmesi, onlara en az dünya ve Avrupa şampiyonluğu kadar sevinç yaşatmış.
'TV8'de bu sabah' programına katıldıklarında tanıdım. Bir konu beynime çivi gibi çakıldı. Avrupa şampiyonasında başka ülkeler adına yarışan rakiplerinden birkaçı Türkmüş. Eşofmanlarının fermuarını gizlice açıp, içlerindeki Türk Bayrağı resimli tişörtlerini bizimkilere gösteriyorlarmış. Türkiye'de destek olmadığı için başka ülkeler adına yarıştıklarını söylüyorlarmış.
Aytunç gencecik bir dans dehası. Dans okulu kurmuş ve o derece amatör ruhlu ki 70'in üzerinde öğrenciyi bedavaya eğitiyor. Bir dansın yaratıcısı ve dehası 60 yaşın üzerindeki İngiliz guru, Aytunç'u izledikten sonra sahneye çıkıp gencecik çocuğun elini öpmek istemiş ve sanki Türk filmlerinden bir sahne gibi 'sen Türk olamazsın' demiş. Aytunç'un cevabı 'benim soyadım BENTÜRK ve ben Türküm'. Sonra da Aytunç Türkiye'deki potansiyeli anlatmış. Sağlık sorunları nedeniyle bu guru Türkiye'ye gelemiyor ama Türkiye'de bulduğu bu madeni de işlemek istiyormuş.
Bundan sonra ne mi olacak? Aytunç'la, Duygu yine yarışmalara katılmak için aralarında para toplayacaklar. Abuk sabuk TV programlarına miyonlarca dolarla sponsor olanlar ya da reklam verenlerin aklına dünya dans şampiyonasını Türkiye'de düzenlemek gelmeyecek. Yine hava alanında konut fonu ödeyecekler ve TRT bu çocukları bir programa bile davet etmeyecek.
Sayın Kültür ve Turizm Bakanım, sizin bu konularda ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum. Fakat yoğun gündeminizde gözünüzden kaçtığını düşünüyorum. Çocukları arayıp ülkemiz adına bir teşekkür ederseniz en büyük hediye olacaktır. Zaten başka birşey istemiyorlar. Telefonları 0216-4286952.
Piyasalara gelince! Piyasalar hergün var, fakat bu yetenekler hergün çıkmıyor. Ama birileri dünya dans sektörüne bir göz atarsa köşe dönmeci zihnimizi harekete geçirecek unsurlar bulabilir.
|
|
|
|
|
|
 |