05 Aralık 2004 Pazar       




 

Patatesten bilgisayar yapma işi

 
 
Kısa ama teknolojik tarifiyle maddenin yapısını değiştirme işi. Uzun ama daha anlaşılır şekliyle açıklamak gerekirse molekülleri teker teker uç uca ekleyerek istenilen maddeyi hayata geçirme işi. Eğer biraz metafor yapmak gerekirse, bir kayayı zahmetli bir şekilde yontarak apartman haline getirmektense demir, beton ve tahtaları birleştirerek bina yapma sanatı...

Bu teknoloji her ne kadar bilimkurgu romanlardan fırlamış gibi gözükse de aslında hemen yanıbaşımızda: Bilimadamları ürettikleri moleküler makinelerle bunun fiziksel olarak mümkün olduğunu ortaya koydu. ABD'de devlet tarafından bu konuda desteklenen yüzlerce araştırma şirketi var. Borsaya da kote olan bu şirketler, henüz belli bir ürün ortaya koymadan değerlerinin yüzlerce kat üstünde satışa çıktı.

Ekonomİk canavarlar

Nanoteknoloji en çok üretim sistemlerini etkileyecek. Zira bir noktadan sonra hammadde zorunlulukları ortadan kalkacak: Moleküllerin biraraya getirilmesiyle hayata geçirilecek cihazlar için patates ve tahta gibi çok ucuz ve bolca üretilebilinen maddelerin molekülleri kullanılacak. Bu sayede ekstra kimyasallara gerek duyulmayacağından fabrikalar sıfır çevre kirliliğiyle üretim yapmaya başlayacak.

Bunun yanında üretim yapan makineler de yine nanoteknolojiyle kendilerinden milyarlarca üretebilecek. Bu sayede kol gücüne gerek kalmayacak. Farklı makine kavramı ortadan kalkacak. Aynı cihaz hem koltuk takımı, hem tekstil ürünü hem de otomotiv için gerekli olan ekipmanları üretebilecek. Üretim, madencilik ve taşıma gibi sektörler inanılmaz bir değişim gösterecek. Hatta kullanıcılar evlerinde kendi ihtiyacı olan şeyleri hayata geçirebilecek ve bu sayede üretim merkezlerden çevreye kayacak.

Tıp ve bilişim kazanacak

Atomların biraraya getirilmesiyle üretim sağlandığından şimdi 'küçük' diye tanımlanan bilgisayarların yerini mikroskobik işlemciler alacak ve belki de geleceğin dünya üstünde bulunan bilgisayarlarının tamamı bugünün bir bilgisayar kasasına sığacak hale gelecek. Doğal olarak bugünküne oranla çok daha güçlü ve daha az enerji isteyen cihazlar kullanıma sunulacak.

Tıp alanında moleküller bazında tedavi gündeme gelecek ve yarınların tıp bilimi mikrocerrahi olacak. Hastalıkların temel kaynağı molekül ve hücrelerde yaşanan dengesizlikler olduğu için mini doktorlar bu hücreleri kaynağında tedavi edebilecek. DNA bozulmaları, kanserli hücreler, vücutta biriken toksinler ve virüsler bu sayede vücudun içinde mini robot doktorlar tarafından tedavi edilecek.

Her Şey güzel olmayacak

Başta ABD, Japonya ve Avrupa olmak üzere birçok ülke şu anda bu alanda araştırmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Yaklaşık 10 yıl içinde ilk üretim meyveleri toplanmaya başlanacak. Ne var ki bu meyvelerin tadı her zaman çok iyi olmayabilir. Çünkü her güzel şeyin içinde olduğu gibi bu teknoloji de kötülük yolunda kullanılabilecek. Zira üretime bu kadar katkıda bulunan bir gelişmenin silah alanını es geçmesi düşünülemez. Silahları üretmek de doğal olarak kolaylaşırken biyolojik moleküler robotlar insanları 'içten vuracak'... Bilimadamları askeri ihtirasların, nanoteknoloji gibi sonradan kontrolü zor bir alanda, global çevre felaketleri yaratmasından korkuyor.

Yetkililer şimdiden nanoteknoloji için ahlaki temel prensipler ve bağlayıcı kurallar oturtulmasının tüm dünyanın menfaatine olacağını savunuyor. 1950'li yıllarda başlayan nanoteknoloji macerası 2020'li yıllarda hayatımıza tam olarak yerleşmiş olacak.

SERHAT AYAN-serhat.ayan@platinonline.com


 
 


 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir