 |
|
|
|
Bush kurşun yarasını bilmez
|
|
|
Frank Sinatra'nın kızı Nancy Sinatra, ABD Başkanı Bush'un Irak politikasını yerden yere vurdu. 'Bush ve yönetiminin kurşun yarasından haberleri yok' diyen Sinatra, elinden gelse ABD'nin tahrip ettiği bölgelere giderek oradaki insanların yaralarını gidermeye çalışacak
Beyazperdeye adını altın harflerle yazdıran Hollywood’un efsanevi şarkıcı şovmeni Frank Sinatra'nın kızı Nancy Sinatra, ABD Başkanı George W. Bush'un şiddet içerikli dış politikasını eleştirdi. Alman Die Zeit gazetesine konuşan Sinatra, 'Başkan Bush ve onun yönetimi ölümü ve kurşunun vücuda çarptığında yarattığı etkiyi bilmiyor' dedi. Vietnam savaşının yaşandığı dönemlerde savaşın korkunç yüzünü gören sanatçı, o dönemler savaş karşıtı eylemlerde ön saflarda yer almış. Sinatra yaşadıklarını ve savaş karşıtı düşüncelerini şöyle anlatıyor: 'Babam öldüğünde onun yanında değildim ama ondan sadece beş dakika uzaktaydım. Üvey annem yani babamın dördüncü karısı ne beni ne de kardeşlerimi aramadı. Bizim yerimize babamın halkla ilişkiler danışmanlarını aramayı tercih etti. Onun son dakikalarında yanında olabilirdik. Ancak karısı Barbara bunu istemedi. Çünkü ertesi gün gazetelerde 'Son nefesinde sadece karısı Barbara onun yanındaydı' ifadesinin yer almasını istiyordu. Sonuçta mirasından da epeyce pay aldı. Babamdan bana sadece onunla birlikte yer aldığım video kayıtları kaldı. Ancak bunlar benim için çok şey ifade ediyor.
Çok ayrılık yaşadım. İnsanların ölümünü gördüm. Bizler hala ruhların yaşayıp yaşamadığından emin değiliz. Kocam öldüğünde son nefesinde onun yanındaydım. Ona, sen mükemmel bir insansın. Seni seviyorum. Seni çok özleyeceğim. Işığa doğru git ve korkma diyebildim.
Belki insan müzikle ölümü yenebilir. Ölümsüz olmanın bazı anahtarları vardır. Mesala çocuklar. Eğer onları iyi yetiştirebilirsen senin düşüncelerini ileriki kuşaklara taşırlar. Artık 60'lı yaşlardayım. En fazla 30 sene daha yaşayabilirim ya da daha iyi bir hesaplama ile 20. Bu yaşlarda insanlar kendilerine şu soruları soruyorlar: Hayallerime ulaşabildim mi? Benim kadar şansı olmayan insanlar için bir şeyler yapabildim mi? İnsanlar için hayallerle yaşamakta tıpkı hava, su gibi zorunludur.
İki kız çocuğu yetiştirdim. Yaşamanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Bu yüzden uzun süre ABD'ye dönen askerlerin durumları ile ilgilendim. Umarım, bir gün ülkem, askerlerini bir anda savaşa göndermek yerine, onları korumayı, hayatlarını teminat altına almayı öğrenir.
ORGANİZE DİNLERİ SEVMİYORUM
1967 yılında Vietnam'daki ABD Birlikleri için şarkı söyledim. Onlarla ilgili konuşmak bana hala çok zor geliyor. Onların çadırlarına ve nakledildikleri hastanelere gittim. Ön cepheye o kadar yakındık ki bazen yaptığımız şovları yarıda kesmek zorunda kalıyorduk. O zamanlar savaş herkesi birebir etkiliyordu. Benim jenerasyonumdaki tüm insanları savaş adeta vurmuştu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Yardım etmek istiyordum. Savaşa her zamanki gibi karşıydım. Protestolardan daha fazlasını yapabileceğimi düşündüm.
Şimdi bana izin verseler Afganistan ya da Irak'a gitmek isterdim. Müzik grubumla birlikte bu konuda adımlar attık. Ancak olmadı.
Kimi tanısam hep 'barış' istediğini söylüyor. Savaş isteyen bir kişi ile henüz karşılaşmadım. Aynı zamanda Irak'ta savaş isteyen ve Amerika'nın politikasından memnuniyet duyan birileri ile de rastlaşmadım. Başkan Bush ve hükümeti ölümün ne anlama geldiğini tasavvur edemiyor. Onlar kurşunun vücudunu delip geçtiğinde, kolunu kaybettiğinde, çölde bir yerlerde öldüğünde neler hissettiğini bilmiyorlar. Ben artık başka infazlar ve ölü çocuklar görmek istemiyorum. Tanrı'nın adı altında savaş yapmaya son vermeliyiz.
Katolik olarak yetiştirildim. Bugün sadece bilimsel olarak ölüme inanıyorum. Dinden çok metafizikle ilgileniyorum. En son babamın ölümünde kiliseye gittim. İnsanlardan daha büyük bir gücün var olduğuna inanıyorum ancak organize edilmiş dinleri sevmiyorum. Daha çok kainatın ve düşüncenin gücüne inanıyorum. Dünyadaki herkesin bir anda savaşların ve katliamların olmamasını, tüm dünyaya barışın gelmesini düşünmelerini isterdim.'
Derleyen: Buket Kara
NANCY SINATRA
1940 yılında New Jersey'de dünyaya geldi. Babası Frank Sinatra gibi o da müziğe gönül verdi. 1966 yılında 'These Boots Are Made For Walking' adlı hit parçası ile pop piyasasında çıkış yapan ilk kadın oldu. 20 yıllık uzun bir aradan sonra 1995 yılında yeni bir albüm ile müzik listelerinde yer aldı. İki kez evlendi ve Los Angeles'ta yaşıyor. En büyük hayali: Savaşlar ve katliamlar olmasın.
|
|
|
|
|
|
 |