ASO'dan akıllı kart YTL için ona bak
Merkez Bankası 'olağanüstü çalışma hali' ilan edecekmiş. Zaten Türkiye'nin dört bir yanını dolaşıp, YTL'ye geçiş sürecini anlatıyor, Merkez Bankası yöneticileri. Yılbaşından itibaren ise, 1 ve 2 Ocak'ta da Merkez Bankası'nın ülke sathındaki 20'yi aşkın şubesi açık olacak, çalışacak. YTL'ye geçiş münasebetiyle, 31 Aralık'ta yanınızda biraz 'trink, tiko, keş, nakit' bulundurmakta yarar var. Yılbaşı gecesi saat 23.58 ile 00.05 arası kredi kartları açısından POS makineleri çalışmayabilir. YTL'ye uyumlu yeni programların devreye girmesi için. Otomatik para çekme makinelerinde (ATM) ise bu süre biraz daha uzayabilir. 31 Aralık gecesi 00.00 ile 1 Ocak sabahı 00.20 ya da 04.00'e kadar değişen sürelerde nakit çekme makinelerinden yeni liracıklarınızı alamayabilirsiniz. Paniğe, kavgaya, dövüşe, bağırtı, çağırtıya gerek yok. Her sene para değiştirmiyoruz ya da yılda bir 'altı sıfır' atmıyoruz değil mi? Onun için sakin, soğukkanlı ve olağan şekilde YTL'ye geçiş için herkes üzerine düşeni yapmalı. Kimileri, şimdiden kara rüzgarlar estirme, milleti bezdirme, enflasyonu azdırma derdinde. Neymiş, devalüasyon olacakmış, YTL ile enflasyon patlayacakmış, Yeni kuruş sıkıntısı olacakmış, vatandaş bunalacakmış vesaire, vesaire. 31 Aralık 2005'e kadar cebimizdeki eski banknotlar ve madeni paralar da aynen geçerli ve tedavülde. İsterseniz, 1 Ocak sabahı hiç yeni paranız olmasın. Cebinizdekilerle aynen bakkala, kasaba, manava ödemeye devam. Eski banknotun yenisinde karşılığı ne kadar ya da madeniler yenisinde kaç kuruş diye 'çevirme' zorluğu çekiyorsanız da Ankara Sanayi Odası (ASO) imdada yetişmiş durumda. ASO'nun bastırdığı kartvizit büyüklüğündeki 'akıllı kart' ile aşağı yukarı oynatarak, 20 milyon lira kaç YTL, 250 bin lira kaç yeni kuruş anında görebiliyorsunuz. Hani bir zamanlar Japon kızı yılbaşı tebrik kartları vardı, kartı oynatınca kız size göz kırpardı ya? İşte onun gibi. Alın bir tane koyun cüzdanınızın içine, korkmadan çıkın çarşı - pazara. Hesap, hendesesi zayıf olanlara büyük kolaylık. Büyük hizmet. Bravo ve Teşekkürler ASO'ya, Zafer Çağlayan'a.
IMF, AB, reform haftası... TBMM'de, yasa tasası...
Üç yıllık yeni anlaşma için IMF Masa Şefi Aga Rıza ve arkadaşları yarın avdet ediyorlar. Aga Rıza Mogadam yeni anlaşmayı imzaladıktan sonra terfi ediyor. Bakalım üç yıl boyunca ekonomimizi teftiş edecek yeni şefi, Tanzanyalı mı, Mozambikli mi, Burkina Faso'lu mu, Estonya, Letonya, Laponya, Japonya, Patagonya ve nihayet Litvanyalı mı olacak ?
IMF ve Dünya Bankası'nda, Türkiye'ye bulaşan terfi edip, rütbe alıyor. Türkiye masası en revaçta makam haline geliyor. 1999'dan bu yana 5 yılda üç masa şefi, iki Türkiye temsilcisi değişti. Hepsi de terfi edip gitti. En şanssızı İtalyan Carlo Cottarelli idi. Devri şefliğinde krizler üst üste geldi. Sonra Finli, nihayet Acem Aga Rıza Efendi. Sıra 5 yılda, dördüncü şefe geldi.
Yarından itibaren IMF ile pazarlıkta son nokta konulacak. Öbür gün, 1 Aralık'ta AB'ye üç yıllık Katılım Öncesi Ekonomik Program (KÖEP) sunulacak. Ekonomi yönetimi harıl harıl çalıştı, hafta sonunda. Gelir İdaresi, bankalar, Sosyal Güvenlik reformları hükümetin önünde. AB ve IMF için hepsi de şart. Ardarda TBMM'ye yollanacak. Asıl kavga o zaman kopacak. IMF Gelir İdaresi'nde 'özerklik' ve 'teftiş için tek çatı' istemişti olmadı. Mevcut yapı korunuyor. Hesap uzmanları, Maliye müfettişleri, bakana bağlı. Gelirler kontrolörleri buruk, vergi denetmenlerinin esamisi okunmuyor. Gelir İdaresi Başkan ve yardımcılarını, Bölge Vergi İdaresi Başkanlarını hep, Bakan atıyor. Özerklik havada kalıyor. Bu haliyle taslak, TBMM'de çok değişikliğe uğrayacak, kavgalar olacak. Hesap uzmanı ve Maliye müfettişi kökenli milletvekilleri harıl harıl önerge hazırlıyor. Muhtemelen IMF gelince tasarı TBMM'ye yollanacak, stand by ve niyet mektubu imzalanıp onaylandıktan sonra geri çekilecek, orta yol aranacak.
TÜPRAŞ, TELEKOM'A emsal olur mu?
TÜPRAŞ özelleştirmesinde Danıştay, İdare Mahkemesi'nin verdiği iptal kararını onayladı. Şimdi herşey baştan başlayacak. Yüzde 66'lık hissenin 1.3 milyar dolara blok satışına kamu yararı, şirketin değeri, ihale prosedüründe yapılan yanlışlıklar, Rekabet Kurulu kararı vb. gerekçelerle yargı 'olmaz' dedi. Türk Telekom A.Ş.'de (TTAŞ) yüzde 55 hissenin 'blok' satışı için ihale ilanı verildi. Kapalı zarf ile teklif alınacak. Rekabet Kurulu'nun açıklamaları, Kablo TV çekinceleri ortada duruyor. Neden açık arttırma, pazarlık usülü, şeffaf ve açık yöntem benimsenmez? Son dönemde blok satış ile yapılan ihalelerin (Petkim, Tekel, TÜPRAŞ) akıbeti ortada iken, niye 'iptal edileceği' bugünden, ayan - beyan ortada bir özelleştirme yöntemi benimsenir? Daha önce de bu köşede sormuştum; Telekom'da niyet satmak mı, satmamak mı? Ya da 'ne yapalım yargı engelledi' deyip, Telekom'un üstüne yatmak mı?
|
|
|