www.aksam.com.tr
31 Ekim 2004
Artık seyirci KALMAYALIM
Türkiye, aralarında öğretmenlerin de olduğu 25 kişinin bir çocuğa tecavüzüyle sarsıldı. Peki bunda, çocuk tacizi ve pornosuyla savaşta yetersiz kanunların, yetkililerin, 'Görülmesin, duyulmasın' zihniyetindeki toplumun hiç mi suçu yok
BU RAKAMLARI TARTIŞMA ZAMANI
Mardin'deki N.Ç vakası, Alanya'da öldürülen Lisa, şimdi de Adana'daki inanılması zor olay. Toplumsal tabu 'pedofili' (çocuklara cinsel istismar) artık 'üstü örtülemez' bir tehlike. İşte ürkütücü rakamlar: Adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgili. İnternet kullanıcılarının yüzde 60'ı porno, bunların da yüzde 40'ı çocuk pornosu sitelerini ziyaret ediyor.
İstanbul'un işlek merkezleri Kadıköy ve Tahtakale'de çocuk pornosu CD'leri sokakta pazarlanıyor. Buna karşılık, polisin çocuklara yönelik cinsel istismarla ilgili özel birimi yok. Yeni TCK'da bile cezalar yetersiz. Daha önce bu suçtan yakalanan öğretmen Özgen İmamoğlu 10 ayda serbest kaldı. Aileler, komşular, çoğu zaman suskun kalıp suçu gizliyor.
Bu iğrençliğe DUR diyelim
AKŞAM, bir toplumsal tabu olan pedofili (çocukların cinsel istismarı) dosyasını açıyor. Yasal düzenlemeler, çocuk tacizi ve pornosuyla savaşta yetersiz kalıyor. Mağdurlar ve aileleri, 'görülmesin, duyulmasın' anlayışıyla olayı saklıyor. Ancak Mardin'deki N.Ç olayı, Alanya'daki küçük Lisa'nın öldürülmesi ve Adana'daki son utanç davası, ürkütücü gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye ve Batı'daki istatistikler, yaklaşan büyük tehlikenin üzerine gidilmesini zorunlu kılıyor.
ABD'li ünlü şarkıcı Michael Jackson, geçtiğimiz Nisan ayında Neveland'daki evinde 12 yaşındaki bir erkek çocuğa tacizde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Tutuklanan Jackson yüksek bir kefalet ödeyerek serbest kalmıştı.
Kendilerini meşrulaştırıyorlar
Psikiatrist Doç. Dr. Arif Verimli, çocuk pornosu izleyenlerin bu eğilimlerini kendi içlerinde meşrulaştırdıklarını belirterek, 'Bu tür sapkınlığı olan insanlar özellikle yurtdışından gelen çocuk pornosu CD'leri izleyince 'Demek ki ben normalim, Avrupa'da da birçok kişi benim gibi çocuklarla cinsellik yaşıyor' diyerek kendisini meşrulaştırabilir' dedi.
'İnsanda zemin müsait olmadıkça bu sapkınlığı hiçbirşey tetiklemez. Ancak internetten ya da televizyondan böyle bir şey izleyince bu durum, bu tür insanlarda bir kıvılcım oluşturabilir' diyen Verimli şunları söyledi: 'Çocuklarla cinsel birliktelik bir davranış bozukluğudur, buna pedofili denilir. Bu konu Psikiatri'de 'Cinsel Sapkınlıklar' başlığı altına incelenen bir sapkın davranış kategorisinde ele alınır. Kimsenin cinsel yönden olgunluğa erişmemiş çocuklara cinsel tacizde bulunmaya hakkı yoktur. İnsanlık tanımında böyle birşeyin olmaması gerekir. Cinsel sapkınlığı olan insanların çok büyük bir olasılıkla ağır kişilik bozukluğu sözkonusudur. Bu insanların geçmişlerine bakılınca, çok önemli travmalar yaşadıkları, çocukluklarında kendilerinin de tacize uğradığı, kimi zaman bu travmanın intikamını almaya çalıştıkları görülür. Anne ve babaları ile aralarında küçüklükten yetişkinliğe gelinceye kadar kompleks oluşturabilecek normal olmayan ruhsal örgülerin geliştiği görülür. Toplumumuzda cinsel sapkınlık az değil. Ancak, cinsel sapkınlık sorunu olan insanların çok azı tedavi için Psikiatriste geliyor. Sokaktan alınan cinsel kültür normal olmayan bir davranış biçimini insana giydirir. İnsanlar sapkınlık olarak adlandırılan cinsel deneyimleri duyunca, 'O yapıyor ben de yapayım' diyebilir.
İşportada tezgah altında satılıyor
ABD ve Avrupa'da, satıcısı ve izleyicisi, ağır cezalara çarptırıldığı için gizlice ve astronomik fiyatlara satılan çocuk pornoları, İstanbul'da işportaya kadar düştü. Kadıköy Rıhtım Caddesi Başçavuş Sokak, Tarihi Balıkçılar Çarşısı ve Tahtakale'deki işporta tezgahlarında rahatlıkla çocuk porno CD satıcılarına rastlamak mümkün. AKŞAM muhabirleri, korsan film ve program CD'lerinin satıldığı yerlerde satıcılarla alıcı kılığında pazarlık yaptı.
Pornonun yüzde 40'ı PEDOFİLİK
Kayıtlı internet kullanıcılarına ve internet kafelerde kullanımlara yönelik araştırmalara ait istatistiklere göre; Türkiye'de internet kullanıcılarının yüzde 65'i porno film izleme amacıyla internete giriyor. Emniyet'in tespitine göre bu yüzde 65'lik porno meraklısının yüzde 40'ı da çocuk pornosu için internete giriyor.
İSTANBUL'DA 8 AYDA 485 KİŞİ YAKALANDI
İstanbul'da son 8 ay içerisinde Güvenlik Şube ve Mali Şube Müdürlüğü ekiplerinin sadece seyyar tezgahlara yönelik operasyonlarında 485 kişi porno cd sattıkları gerekçesiyle gözaltına alındı. Bu kişilerin tezgahlarında 22 bin 500 cd ele geçirildi. Ele geçirilen cd'lerin yaklaşık yüzde 40'ının yine çocuk pornosu olduğu öğrenildi.
Üstdüzey bir Emniyet yetkilisi Türkiye'de çekilmiş çocuk pornosu bulunmadığını söyledi. Piyasada satılan çocuk pornolarının daha çok eski doğu bloku ülkelerinde çekilen çocuk pornoları ile Yugoslavya'daki savaştan kaçan çocukların kamplarda çekilen tecavüz görüntüleri oluduğunu ifade eden yetkili şunları söyledi: 'Bunları internetten indirip, çoğaltarak, özellikle Tahtakale ve Kadıköy gibi halkın kalabalık olduğu yerlerde satıyorlar. Sık sık düzenlediğimiz operasyonlarla bunları topluyoruz. Ama talep o kadar fazla ki, mücadelede zorlanıyoruz' dedi.
EMNİYETTE BU SUÇ İÇİN ÖZEL BİRİM KURULMADI
Türkiye'de çocuk pornografisi ve çocuklara yönelik cinsel suçlarla ilgili doğrudan bir emniyet birimi bulunmuyor. Bu tür suçlar emniyet müdürlükleri bünyesindeki ahlak masası, güvenlik şubesi ya da çocuk polisi birimlerince takip ediliyor.
Dört olaydan biri çocuk
Adli Tıp Kurumu'na gelen her 4 fiili livata vakasının biri çocuklarla ilgili. Adli Tıp Kurumu'nda sadece çocuklara karşı işlenen suçlarla ilgili olarak bir yıl önce '6. İhtisas Dairesi' adı altında özel bir kurul oluşturuldu. Adli Tıp Kurumu'na gelen fiili livata olaylarında çocuk vakalarının oranı çok yüksek: Yüzde 25. Türkiye'de adli tıp uzmanı eksikliği nedeniyle yüzlerce fiili livata vakası da tespit edilemiyor. Çünkü adli tıp uzmanının olmadığı yerlerde bu işi sağlık ocaklarındaki doktorlar yapıyor.
Fiili livata belli bir şekilde uygulanmış ise vücudun ilgili bölgesinde herhangi bir ize rastlamak mümkün olmayabiliyor. Bunun tespiti oldukça güç. Kaldı ki bu tür özel uygulamalar sözkonusu olmasa dahi vücuttaki travmaya uğrayan dokular belli sürede iyileşiyor. Adli Tıp Kurumu, bu tür vakaların kesin tespiti amacıyla özel bir endoskopi cihazı satın aldı. 'Anadolu'dan bize gelen raporlarda bazen sadece lokal gözlemlere ilişkin tespitler yazılmış oluyor, ama karar veremiyorlar. Aslında bu bile bizim için yeterli oluyor. Onlar yanlış yorumlasalar bile, o tanımlamalara bakarak fiili livatanın olup olmadığın biz söyleyebiliyoruz' dedi.
TEDAVİ ŞART
Psikiatri Uzmanı Ayhan Akcan, cinsel tacizin çocuklarda kalıcı ruhsal problemlere neden olabileceğini belirterek, 'Bu çocuklar depresyondan diğer insanlarla ilişki kuramamaya hatta evlenememeye kadar birçok problem yaşayabilir. Bu çocukların kısa dönemli ve uzun dönemli tedavileri şarttır. Kısa dönemde travmaya yönelik bir tedavi uygulanmalıdır. Çocuğun yaşadığı korku, uykusuzluk, altını ıslatma gibi sorunlar acil tedavi kapsamında ele alınmalıdır. Ayrıca bu çocukların, uzun dönemli tedavleri de psiko-sosyal yönden gelişimini tamamlayacak yaş ve olgunluğa erişinceye kadar devam ettirilmelidir. Bu çocuklar büyüdüğünde de, diğer insanlarla ilişki kurma, arkadaş edinme, evlilik ve benzeri her sosyal değişim döneminde özel destek görmelidirler' dedi. Pedofilinin tedavisinin çok zor olduğunu belirten Akcan, 'Bu hastalık ileri derecede kişilik bozukluğu ve ileri derecede madde bağımlılığında olduğu gibi tedavisi çok zor ve uzun sürelidir. Bu hastalar, ilaç tedavisi ile değil, psikoterapi ile tedavi edilmektedir' dedi. Akcan, 'Bu kişiler toplumda tanınmıyor ve bu davranışları toplum ve yakınları tarafından bilinmiyor. Pekçoğu evli, hatta çocukları var. Bu tür eğilimleri olanlar en azından bunu bir psikiatri uzmanı ile paylaşmalı. Kendisini nasıl engelleyeceğini öğrenmeli, tedavi olmalı' diye konuştu.
PEDOFİLİ kendini ekonomik olanakları ile koruyabilecek katmanlarda çok daha yaygın
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Halil Nalçaoğlu, 'Pedofili kendini ekonomik ve sosyal olanakları ile koruyabilecek kesimler arasında daha çok görülüyor' dedi. Nalçaoğlu, 'Eğer çok paranız varsa parayı bastırıp 9 yaşındaki bir erkek çocuk satın alabiliyorsunuz. Pedofiller erkek çocukları daha çok tercih ediyor. Bu konuda uluslararası bir çocuk ticareti söz konusu. Dünyada çocuk seks turizmi diye bir olgu var.
İNTERNET TETİKLİYOR
İnsanlar uçağa binip Filipinler'e gidiyor ve 13 yaş altı çocuklarla cinsel ilişki kuruyor. Mesela Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte internetteki çocuk pornografisinde Rus çocukların pazarda çok büyük bir patlama yaptığı biliniyor. Ekonomik zorluklar aileleri böyle birşeye itiyor olabilir' dedi.
Sosyolog Nalçaoğlu, 'Çocuk pornosu izlemek ve normal sayılmayacak uyaranlarla uyarılmakla bu konuda eyleme geçmek arasında çok çok önemli bir fark var. ABD'nde yapılmış bir araştırma yetişkin erkeklerin dörtte birinin çocuk cinselliği tarafından uyarıldığı gösteriyor' dedi. Amerikan Psikiyatri Derneği'nin pedofili tanımlamasını hatırlatan Nalçaoğlu, 'Bu tanımlamaya göre pedofil olmak için 13 yaş altı çocuklarla ilgili cinsel fantezilerin altı ay boyunca sürmesi, bu kişinin bu cinsel etkiler sonucu eyleme geçmesi, 16 yaşından büyük olması gerekiyor. Buna bakarak her cinsel fantezisi olan ve internette çocuk pornosuna ilgi duyan insanı pedofil diye adlandırmak yanlış olur. Esas tartışma konusu, internette çok miktarda bulunan çocuk cinselliği ve çocuk pornografisinin zaten pedofil olan insanlara meşrulaştırıcı bir ortam sunup sunmadığı. Bana göre, bu kadar kolay erişimi olan bir ortamda çocuk pornosunun bulunması hem ahlaki ve moral açıdan hem de cinsel sapkınlıklar açısında olumsuz etki yapıyor olabilir. Bunlar, sınır olan vakaları eyleme itebilir' diye konuştu.
KONUŞANLAR DA SORUNSUZ DEĞİL
Nalçaoğlu, 'Cinselliğin, 'sözümona rahat yaşandığı' Amerika'da da pedofili var' dedi. 'Türk toplumunun cinsellikle ilgili konuları açıkça konuşamaması ise cinsel sapmaları da konuşamamayı, dolayısıyla da bu tür konularla ilgili toplumsal duyarlılığın gelişememesini getiriyor' diyen Nalçaoğlu, şunları söyledi: 'Aile içinde böyle bir cinsel sapkınlık varsa, ataerkil yapı çocuğu koruyacak olan annenin müdahale etmesini önlüyor. Türk toplumunda toplumsal bilinç eksikliği var. 10 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edilen bir anne bu durumu açıklarsa çocuğun evlenemeyeceğini düşünüyor ve susuyor.'
Kırsal kesimde sapkınlık çok büyük
Sosyal Psikolog Erhan Yasar ise, 'Çocuklarla cinsel birliktelik çok hasta bir ruhun göstergesi. Özellikle kırsal kesimde ağızdan ağıza aktarılan, arkadaşlar arasında konuşulan çok yanlış bir cinsel bilgilendirme var. Kırsal kesimde cinsellikle ilgili çağdışı uygulamalar devam ediyor ve çok yaygın. Özellikle büyüme çağında çocukların içinden geçtiği çok büyük sapkınlıklar yaşanıyor' diye konuştu.
4 kez tedavi olmuş
Öğretmen, astsubay, polis ve işadamlarının da aralarında bulunduğu 25 kişinin tecavüzüne uğradığı öne sürülen 9 yaşındaki öğrencinin dört kez psikolojik tedavi gördüğü ortaya çıktı
Tecavüze uğradığı iddia edilen 9 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi, 2003 ve 2004 yıllarında 4 kez Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Bölümü'nde tedavi gördü. Ağır bir travma geçiren küçük çocuk, ilk olarak 22 Aralık 2003'te Balcalı Hastanesi Çocuk Psikolojisi Bölümü'ne getirildi. Poliklinikte tedavi edilen talihsiz çocuk, iki ay sonra 27 Şubat 2004'te aynı servise yeniden müracaat etti. Ayakta tedavi edilen küçük çocuk, 1 Mart 2004 tarihinde yeniden getirildiği Çocuk Servisi Cerrahi Bölümü'nde bir süre yatarak tedavi gördü. 9 yaşındaki öğrencinin, üniversite hastanesine son gelişi ise 5 Nisan 2004. Çocuk Psikiyatri Servisi'nde tedavi edilen küçük çocuk, sonunda yaşadıklarını ailesine anlattı.
ÖĞRETMENLER ALINDI
Utanç davası altında ezilen yetkililer, şehrin imajının zedeleneceğini öne sürerek açıklama yapmaktan ve bilgi vermekten kaçınıyor. Küçük çocuğa tecavüz ettiği iddia edilen öğretmenler, Y.K. (49), M.D. (50), H.C. (49), R.T. (49), A.A. (51), U.D. (52) ve R.G.'nin (49), görev yaptıkları okuldan alındı. Suçlamaları reddeden öğretmenler, aileyi iftira atmakla suçladı. Zanlılardan okul yöneticisi, ailenin çocuklarına tecavüz ettiğini iddia ettikleri çaycı S.S'yi okuldan uzaklaştırdıklarını bildirdi. Yaşananlardan üzüntü duyduklarını ifade eden öğretmenler, mağdur
çocuk ile annesinin psikolojik tedavi görmesi gerektiğini ileri sürdüler.
Sanıklardan A.Ö. ve A.Ç. hakkında 25'er yıl, diğer 23 kişi hakkında da
18'er yıl ağır hapis cezası isteniyor. Sanıklar önümüzdeki günlerde 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.
Anne davayı basından öğrendi
Oğlunun tecavüze uğradığı iddiasıyla haziran ayında şikayette bulunan anne, dava açıldığını gazetelerden öğrendi. Anne V.S., 'Bu olay kapanmıştı. Benim, eşimin ve çocuklarımın psikolojisi bozuldu. Üniversiteye hazırlanan çocuklarım var. Bizi rahat bırakmalarını istiyorum. Artık intihar etmeyi düşünür hale geldim' dedi.
Olayı soruşturan Savcı Erten Tamoğlu'nun, Adana Adli Tıp Raporu'nu itiraz edilmemesi için İstanbul'daki 6. İhtisas Kurulu'na gönderdiği öğrenildi.
Cezalar caydırıcı değil
Hukuk sistemimizde şu anda çocuk
pornosuna karşı ağır cezalar bulunmuyor. Ancak tecavüz ya da fiili livata durumlarında ceza uygulanıyor. Film ya da fotoğrafların satılması durumunda uygulanan para cezası 450 milyon lira. Ceza hukukçusu Prof. Dr. Feridun Yenisey, değişen TCK'nın 1 nisan 2005'te yürürlüğe girmesiyle cezaların ağırlaşacağını ancak
yine de Avrupa ülkelerinin seviyesine ulaşmayacağını söyledi.
Yeni TCK'da çocuk henüz 18 yaşını doldurmamış kişi olarak değerlendiriliyor.
İnternetteki indimedia.or.uk adresindeki sitede 'PEDOFİLİ GÜLÜNECEK BİRŞEY DEĞİLDİR' başlığı altında ele alınıyor.
Türkiye'de ilk suçlanan öğretmen
Türkiye çocuk pornografisi suçundan ilk kez bir öğretmen Aralık 2001'de yakalandı. Bursa Özel İlkgüneş İlköğretim Okulu'nda 1,5 yıldır 'Rehber öğretmen' ve 'Psikolojik danışman' olarak görev yapan Özgen İmamoğlu, İngiliz Gizli Servisi tarafından yürütülen ve 18 ülkede çocuk pornografisi suçlarının faili 132 kişinin yakalandığı Landmark Operasyonu kapsamında yakalandı. 'Landmark Operasyonu'nun Türkiye bağlantısı 'Operasyon Pedofili'de (Çocuk Pornografisi Operasyonu), Bursa'da özel bir ilköğretim okulunda rehber öğretmen olarak görev yapan ve 8-12 yaşları arasındaki çocuklara ait porno içerikli görüntüleri satmak isteyen Özgen İmamoğlu'na ulaşıldı.
Türkiye'den İngiltere'ye İnternet aracılığıyla gönderilen pornografik fotoğrafların izini süren polis, Bursa'da Özgen İmamoğlu'na ulaştı. Bu olayda ülkemizde ilk kez kullanılan bir teknikle, internet bağlantısını sağlayan firma (ISP) belirlenerek, mahkeme kararıyla kullanıcının IP (bireysel kullanıcı) numarası ve kullanıcının kimliği tespit edildi. Olayın gerçekleştiği tarihte operasyonu yürüten Emniyet görevlisi Mutlu Çelik, gazetecilerin soruları üzerine, failin, internet üzerinden işlediği suçun cezasının 450 milyon lira para cezası olduğunu belirtmiştir.
Landmark Operasyonu'nda, 18 ülkeye pornografik yayın sattığı iddiasıyla yakalanan İmamoğlu, 28 Aralık 2001'de tutuklandı. Bursa 4. Ağır Ceza'da yargılanan sanığın, Hidayet Vakfı'na ait Özel İlkgüneş İlköğretim Okulları'ndaki görevi sırasında bazı çocukların ırzına geçtiği ve ruhsatsız silah bulundurduğu için 90 yıl ağır hapsi istendi. İmamoğlu hakkında Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde de Ahmet Mutafoğlu Rehabilitasyon ve Danışma Merkezi ile Çocuk Esirgeme Kurumu Yuvası'nda öğretmenlik yaptığı sırada tanıdığı T.A.'nın ırzına geçmekten 15 yıl 6 ay, B.Ş.'nin ırzına geçmekten de 4 yıl 6 ay ağır hapis cezası istemiyle dava açıldı. İmamoğlu, 100 yıl hapis cezası istemiyle yargılanırken, 10 ay tutuklu kaldıktan sonra Gaziantep'in ardından Bursa'daki davadan da tahliye oldu.
Ana Sayfa
Geri
© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.