Cumartesi
14 Ağustos 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Oya Berberoğlu
Kürşat Başar
Cengiz Hortoğlu
Burhan Ayeri
Yavuz Gökalp Yıldız
Bölge
A.Nedim Atilla
Mustafa Bayraktar
Spor
Turgay Renklikurt
Süleyman Korkmaz
Gülengül Altınsay
Metin Sertoğlu
Yalçın Pekşen

 
yalcin.peksen@aksam.com.tr
yalcin.peksen@superonline.com
 
Çözüm kolay: Tren kazalarına alışmak...

Tren kazaları toplumdan çok tepki alıyor: ATS yoktu, ihmal vardı, makinist uyudu, kırmızı ışıkta geçti, tren hız yaptı...gibi gerekçelerin herbiri olay oluyor.

Aslında mesele sanıldığı kadar büyük değil ve çözümü kolay: tren kazalarına alışmak..

Her gün bir tren kazası olsa umurumuzda bile olmayacak.

İspatı da ortada; karayollarında meydana gelen kazalar.

Art arda gelen iki tren kazasındaki ölü ve yaralı sayısı sıradan bir günde karayollarında verdiğimiz kurbanlardan fazla değil. Hele bayram, seyran günlerinde kaybettiklerimizin neredeyse yarısı...Kılımız kıpırdıyor mu ?

Tren kazalarına alışamamamızın nedeni de tren kazasının kolay kolay olmaması..

Hatta bir tren kazası geçirmek bayağı zor bir iş...Ray üzerinde bir doğru üzerinde ilerleyen, sağa sola sapmayan, önüne bir araç çıkması teorik olarak imkansız (gerçi pratikte biz onu da yapabiliyoruz) kalkış yeri-varış yeri belli, kavşağı, kırmızı ışığı, yarış yapma, ördek alma olanağı olmayan, ehliyetsiz bir sürücü tarafından kullanılması mantıksız, makinistin şurada durayım da bir çay içeyim, sigara molası vereyim, tuvalete gideyim gibi aklının estiğini yapması olanaksız.

Her durak yerinde geçişe izin veren veya vermeyen kontrolü olan bir araçta kaza yapma olasılığı neredeyse sıfıra yakın.

İşte böyle bir durumda kaza olunca haliyle tepki alıyor.

* * *


Bu işi çözmenin yolu önlem almak gibi görünüyor ama değil.

Önlem alsak, karayollarında alırız.

Ulaştırma Bakanı'nın bir lafı çok kişiye aykırı göründü ama bana mantıklı geliyor:

Diyor ki Bakan: 'Neden istifa edeyim ? Karayollarında kaza olmuyor mu ?

Gerçekten oluyor. Oysa karayollarının da bir bakanı var ki, her Allahın günü istifasını istemiyoruz.

Zaten dikkat ettiyseniz, ikinci kaza ilkinden daha az tepki aldı. Hem de daha dün bir, bugün iki..

Karayollarındaki trafik kazalarına da böyle böyle alışmadık mı ?

Demiryolları için de zamanla bir hoşgörü gelişecektir.

* * *


İnsan bu meçhul. Zamanla her şeye alışıyor. Alışamadığı sürece de yadırgıyor.

Allah korusun, birkaç tren kazası daha olsa, haber iç sayfalarda verilmeye başlanır. Sonra sadece yıllık istatistiklerde gündeme getirilir. Hele karayolları kazalarında olduğu gibi, tren kazalarında da 'dünya şampiyonu' olduğumuz zaman, ancak yabancı basından alıntı yapılırsa hatırlanır.

Alışkanlık böyle bir şey: Günümüzün politikacı grubuna da böyle alışmadık mı ? Onların prototipi Turgut Özal'a 'Alışamıyoruz' diyenler çıkmıştı. Rahmetli de o engin uzak görüşüyle 'Alışırsınız...Alışırsınız' demişti. Gerçekten alıştık. Ondan sonra gelenleri görünce kendisini mumla aradık..

Tren kazalarına da alışırız. Zaman ve sıklık meselesi...

 
 
PAZAR
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK




Shubuo