
|
|
|
Şeker- İş Sendikası'ndan tuhaf mektup!
Dünyada tarım ve ticaret konusunda birkaç yıl önce hayal bile edilemeyecek değişiklikler olmakta. Sanayileşmiş ABD, AB ve Japonya geçen hafta yapılan anlaşmalarla tarım desteklemesinde geri adım atmaya ve gelişen ülkelerin tarım ürünlerini pazarlayabilmelerine olanak sağlamaya, kendi destekleme ve ticarette korumacılık faaliyetlerini azaltmaya karar vermişlerdi. Bu çerçevede pamuk piyasasında ve şeker piyasasında ciddi değişiklikler tüm dünya gündemine girdi. Eğer Türkiye bu değişiklikleri yakından takip etmezse zaten ülkenin en garibanı olan tarımdan geçim sağlayan vatandaşlar büyük hüsran altında kalırlar. Bunu tüm toplum olarak anlamaya ve nüfusun nerede ise yüzde 40 kadarını oluşturan tarım nüfusunu bilinçlendirmeye mecburuz. Yoksa onları sonsuza kadar fakir bırakır, sağlık hizmetsiz, eğitimsiz, düşük standartta yaşama mahkum etmiş oluruz!
Geçen haftalarda İstanbul Sanayi Odası her yıl geleneksel olarak hazırladığı ülkemizin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinin 2003 tablosuna dayanarak şeker sektörü ile ilişkili bazı sonuçlara varmıştık. Üretimden net satışlar kriterine göre yapılan sıralamada beşyüz firma içinde sekizinci sırada bizi çok ilgilendiren bir kuruluş, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ 1.79 katrilyon TL ile bulunuyordu. Bilindiği gibi biz geçmişte ülkemizin kamu kuruluşlarının ziyan etmesi nedeni ile genel bütçeden transfer yapardık. Bütçe açığına katkı yaptıkları için şikayet üstüne şikayet gündeme getirirdik. Şimdi ise birçok kurum için tersi geçerli. Türkiye Şeker Fabrikaları kar edenlerden biri!
İstanbul Sanayi Odası'nın önemli bir tablosu da endüstriyel faaliyet kollarına göre büyük kuruluşları sıralamakta. Gıda, içki ve tütün sanayii adlı faaliyet kolunda Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ birinci durumda. Gıda alanında en büyük İstanbul Sanayi Odası'nın verdiği en çok kar eden ilk 50 kuruluş listesinde de Tüpraş'ın 654 trilyon, Petrol Ofisi'nin 441 trilyon, Ereğli'nin 432 trilyon ve EÜAŞ'ın 420 trilyon kar rakamından sonra Türkiye çapında en karlı beşinci sanayi kuruluşu 377 trilyon kar ile Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ. Kar sıralaması zirvesinde sadece kamu kuruluşlarının yer alması da ilginç bir olgu!
Diğer taraftan İstanbul Sanayi Odası'nın bir tablosu da en çok kişi çalıştıran kuruluşları sıralıyor. Listede birinci 28.373 kişi ile Tekel Tütün, Tütün Mamulleri Tuz ve Alkol işletmeleri var. İkinci durumda ise 17.795 kişi ile Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ gelmekte. Dikkat edelim, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'de istihdam edilen kişi başına net satış rakamı 100 milyar TL civarında. Buna karşılık pancar üreticilerinin sahip olduğu özel (aslında özelleştirilmiş demek gerek) Konya Şeker Fabrikası'nda çalışılan başına net satış 380 milyar TL civarında. Gene özel statüdeki Kayseri Şeker Fabrikası'nda ise kişi başına net üretimden satış tutarı 202 milyar TL!
Bu verdiğimiz aşırı kar ve aşırı istihdam ile ilgili bilgilere Şeker-İş Sendikası, Başkan Ömer Çelik'in gönderdiği bir faks ile itiraz etmiş. Derler ki, bizim TŞFAŞ'nın 25 fabrikasının bünyesinde 5 makina fabrikası, dört alkol fabrikası, elektro mekanik aygıtlar fabrikası, tohum fabrikası, tarımsal işletmeler, alım satım müdürlükleri, deneme istasyonları ve genel müdürlük çalışanları olarak bulunanları çıkarsanız, fabrika başına ortalama 480 işçi düşmekte ve çalışan işçi sayısı 12 bin kişiye ve işçi başına üretimden net satış sayısı 150 milyar TL civarına yükselir! Dolayısı ile aşırı istihdam yoktur.
Hayatımda bu kadar dayanaksız bir iddia görmedim. Şimdi Şeker- İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Bey'e soruyorum. Diğer fabrikalarda genel müdürlük ve çalışanları yok mu? Makina bölümü yok mu? Diğer ek tesisler yok mu? Kaldı ki bu personel zorunlu değil ise onları hesaptan çıkartalım! Ama onları hesaptan çıkarttığınız zaman da, geriye kalan personel başına üretimden net satışın 150 milyar TL olduğunu siz söylüyorsunuz. Tersine tam özel olmayan, özerkleştirilmiş Konya Şeker Fabrikası'nda ise, benzer idari ve destek personeli çıkarılmadan, istihdam başına net üretimden satış 380 milyar, gene özerkleştirilmiş Kayseri'de ise 202 milyar! Bu rakamların karşılaştırılmasının ise verimsizliğe ve aşırı istihdama işaret ettiğini nasıl inkar edebilirsiniz ki?
Bu verimsizliğin zaten birkaç milyon kişiyi kurtarmak için pancar ve şeker fiyatında kazık yiyen 70 milyona ek kazık olarak döndüğünü nasıl inkar edeceksiniz ki? Türkiye'de şeker fiyatı dünya fiyatının kaç misli? Bu şeker fiyatı kazığı nedeni ile ülkeye sürekli kaçak şeker girdiğini de mi inkar edeceksiniz?
Dünyada şeker sektöründe olanları izlemek ve üretim yaklaşımını değiştirmek zorunda olduğumuzu anlarsak sektörde çalışanlara uzun vadede daha faydalı oluruz diye düşünüyorum!
|
|
|
|
|
|
|