Pazartesi
12 Temmuz 2004 
 

 
 
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Zülfikar Doğan
Kürşat Başar
Semih İdiz
Yaşar Erdinç
Coşkun Kırca
Burhan Ayeri
Ali Tezel
Ersan Özer
Bölge
Mustafa Bayraktar
Ramazan Güntay
Mevlüt Yeni

Petrol fiyatlarının yüksek olmasının nedenleri

Dünya büyüme oranlarının artması ile petrol talebinin artması ve savaşla azalan stokların yükseltilmesi petrol fiyatlarının artışını etkilemiş olsa da gerçek neden petrol alanlarının yeniden yapılandırılmaya çalışılması ile oluşan dünya dengeleridir

Petrol fiyatları II. Irak savaşı gündemde olmadığı zaman 25 dolar seviyelerinde iken savaş gündemi ile yükselmeye başlamış, savaş süresince ve arkasından gelişen terörist faaliyetler ile artmaya devam etmiş ve geçtiğimiz haziran ayında 42 doların üzerine çıktıktan sonra OPEC üyelerinin üretimi kademeli şekilde 2.5 milyon varil artırma kararları ile hafif bir gevşeme yaşanmıştır. Fakat günümüzde Rusya'daki Putinizm'in oligarklarla olan politik savaşı ve Irak'ta boru hattı bombalamaları ile tekrar yükselimdedir. Dünya petrol fiyatları, arz ve talep arasındaki ilişkiyle belirlenmekle birlikte, OPEC ve OPEC'e bağlı olmayan üretici ülkelerin üretim politikaları üretimde anahtar rol oynamakta ve uluslararası ham petrol fiyatlarını etkilemektedir. Bölgesel ekonomik aktivitedeki karışıklıklar, büyük terörist saldırılar ve savaşlar enerji sağlama güvenliğindeki beklentileri etkilemekte ve ani fiyat artımlarına neden olmaktadır.

Petrol krizleri

Tarihte, dünya petrol yataklarının en bol olduğu Ortadoğu'da 1957 yılında Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi, 1967 ve 1973 İsrail- Arap savaşları, 1978 İran ihtilali, 1980 Irak -İran ve 1990- 2003 Irak-ABD savaşları başta olmak üzere çok sayıda savaş ve kriz ortaya çıkmıştır. Bu savaş ve krizler petrol ambargolarına ve krizlerine neden olmuştur. Bu yüzden, dünya pazarında değişik sürelerde ve değişik miktarlarda petrol kesilmeleri yaşanmıştır. II. Körfez savaşı Irak ile sınırlı kalmış, kısa sürede sona ermiş olmasına rağmen kontrol sağlanamamış ve düşük yoğunluklu savaş hali sürmektedir. Bu nedenle savaş öncesi öngörülen üç senaryodan A senaryosu gerçek olmuştur.

A Senaryosu: Savaş Irak ile sınırlı kalırsa ve herhangi bir ambargo hali söz konusu olmazsa Irak'ın petrol ihracatı duracak ve Basra Körfezi'nden ihracat yapan ülkelerden İran, Suudi Arabistan'ın bir kısmı, Katar, Birleşmiş Arap Emirlikleri'nin petrol arzında kesilme olabilecektir. Bu azalma öncelikle stoklardan karşılanacak, Rusya ve Opec üyeleri kapasitelerini artıracaktır. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki petrol yatırımları hız kazanacaktır. Bu durumda petrol fiyatları çok fazla artış göstermeyecek muhtemelen 1990 yılındakine benzer bir yükselmeyle karşılaşılacaktır. Bu ise fiyatların geçici bir süre 3-5 dolar yükselmesine sebep olacaktır. Fakat savaş uzarsa stoklar azalma sürecine girecek ve fiyat artışları uzun süreli ve daha yüksek olacaktır.

Bu senaryodaki gibi petrol fiyatları savaş gündemi ile birlikte (savaşın kısa sürede bitmesinin verdiği iyimserlikle kısa bir süre düşüş dışında) OPEC hedef bandının üst sınırı olan 28 doların 3-5 dolar üstünde gerçekleşmiştir. Fakat savaş sonrasında direniş, terörist hareketler ve düşük yoğunluklu çatışma süreci ile fiyatlar uzun süreli ve daha yüksek olmuştur (28 doların 14 dolar üzerine çıkmıştır)

Savaşla birlikte Irak'ın dünya petrol pazarına arz edilen 3.0 milyon varil / günlük petrol kesilmiştir. Savaşın kısa sürede bitmiş olmasına rağmen, sabotaj faaliyetleri nedeniyle önceki seviyeye çıkması zaman almış ve hala tam kapasite üretim yapılamamakta sürekli sabotaja uğramaktadır. Diğer taraftan kesilen petrol yerine pazara OPEC petrol arz etmemiştir. OPEC Ortadoğu ülkeleri Irak'a yapılan bir saldırıyı desteklemedikleri için caydırıcı güç olarak pazara petrol aktarmayı istememektedirler. Bu nedenle petrol kısıntılarına gitmişler, fiyatın düşmesini beklemeden üretimde kısıntıya gitmek gibi yeni yöntemler uygulamaya başlamışlardır. Bu metot ABD'nin 'Preemptive Strike, Önleyici Savaş'ına karşı 'Preemptive Production, Önleyici Üretim' ile bir karşılık vermeyi akla getirmektedir. Hatta fiyat bandı olan 22-28 doları artırmayı düşünmektedirler. Çünkü Irak'ta başarının sonrası sıra ya savaşla ya da demokratikleştirme projeleri (!) ile kendilerine geleceğini bilmektedirler. Ayrıca diğer OPEC ülkelerinden Venezüela'da iktidar ve grev sorunları nedeniyle, Nijerya'da etnik çatışmalar nedeniyle üretim artırılamamıştır.

Rusya ve OPEC ülkelerinin sattıkları petrol dışında üretimi arttırma kapasiteleri bulunmaktadır. Bu ülkelerden, içinde en fazla kapasite artırma potansiyeli olan Suudi Arabistan olup, günümüzde 8.37 milyon varil / gün petrol üretmiş olup, kapasitesi günlük 10.5 milyon varildir. Rusya'nın üretimi 1987 yılında günlük 11.4 milyon varil iken günümüzde 9.12 milyon varildir (IEA, 2004). Rusya savaş süreci boyunca üretimini sürekli artırmasına rağmen hala 2 milyon varilden fazla artırma gücüne sahip olabilir. Fakat Rusya'da üretimin pahalı olması, finansman sıkıntısı ve son günlerde artan Putinizm'in oligarklarla politik savaşı nedeniyle üretimini hızlıca artıramamakta dalgalanmalar yaşanmaktadır. Norveç ve Meksika üretimlerini sürekli arttırmakta ve kapasitelerini tam olarak kullanmaktadırlar

Sonuç:

Her ne kadar dünya büyüme oranlarının artması ile petrol talebinin artması ve savaşla azalan stokların yükseltilmesi petrol fiyatlarının artışını etkilemiş olsa da gerçek neden petrol alanlarının yeniden yapılandırılmaya çalışılması ile oluşan dünya dengeleridir. OPEC ülkeleri ABD'nin 'Preemptive Strike, Önleyici Savaş''ına karşı 'Preemptive Production ,Önleyici Üretim' ile bir karşılık vermektedirler. Küresel ve bölgesel güçler arasındaki terör ve düşük yoğunluklu savaşlara neden olmakta petrol sahaları ve taşıma ağları enerji sağlama güvenliği yitirmekte, OPEC yeniden yapılandırmaya karşı çıkışını üretimi kısarak göstermekte, üretici ülkelerde dengeler bozulmakta, yatırımlar azalmaktadır. Tüm bunlar ise petrol fiyatlarının yükselmesine sebep olmaktadır.

Türkiye'nin petrol ihtiyacını karşılayan TÜPRAŞ, II. Irak savaşı öncesi analiz yapamamış ve 2004 yılında 4.3 milyar dolarlık ham petrol alımı yapacağını planlamış, fakat gelinen nokta ile bunun 5.0 milyar doları aşan bir harcama gerektirdiği ortaya çıkmıştır. Gelecek aylardaki petrol fiyatları oluşumu Ortadoğu ve hatta dünyadaki belirsizliğe bağlıdır. Büyük Ortadoğu Projesi, Irak Olayları, Terörist Faaliyetler, Rusya'nın dalgalı durumu ve Büyük Güçler arası uyumsuzluklar değerlendirildiğinde petrol fiyatları yüksek kalmaya devam edecek gözükmektedir.

Yrd. Doç Dr. Şamil ŞEN- İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi samilsen@istanbul.edu.tr


 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK




Shubuo