Perşembe
24 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Oya Berberoğlu
Zülfikar Doğan
Zeynep Atikkan
Ahmet Tan
Ayşe Önal
Burhan Ayeri
İsmail Küçükkaya
Ersan Özer
Bölge
A.Nedim Atilla
Spor
Alaattin Metin
Deniz Gökçe
Murat İlter
Ömer Gürsoy
İsmail Küçükkaya

 
ismail.kucukkaya@aksam.com.tr
ismail.kucukkaya@superonline.com
 
Telekom serbestleşmesinde engeller, fırsatlar

Türkiye'nin en önemli holdinglerinin ve bazı dünya devlerinin yakından izledikleri Türk telekomünikasyon sektöründe dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Salı günkü yazımda telekom özelleştirmesinde engeller, fırsatlar konusunu irdelemeye çalışmıştım. Şimdi serbestleşmeyi inceleyelim.

Hukuken kalkan Türk Telekom tekelinin fiilen devam ettiğini görüyoruz. Burada gözleri Telekomünikasyon Kurumu'na (TK) çevirmemiz gerekiyor. Sektörü düzenlemekle sorumlu olan TK'ya yoğun eleştiriler yöneltiliyor. Uzun zamandır yavaş davranmakla ve yıkıcı olmakla suçlanan TK, serbestleşmeyi hızlandırıcı etkisini gösteremiyor. TK, henüz altyapı işletmeciliği lisanslarını vermediği için eleştiriliyor. Halen 5 üyesi bulunan TK'ya yakında iki yeni üye daha atanacak. Başkan Ömer Arasıl'ın görev süresi de 2005 yılı Mart ayında sona eriyor.

Serbestleşme konusunda TK'nın en önemli misyonu Türk Telekom ile özel sektör arasındaki sağlıklı ilişkileri ve dengeyi kurmaktır. Sektör, bu yöndeki yakınmaları her fırsatta dile getiriyor. Özel sektör internet servis sağlayıcılığı, uydu hizmetleri, karasal hatlardan data hizmeti ve uzak mesafe telefon hizmeti alanlarında lisansları aldı. Ama 'Lisansın var mı derdin var' diye kan ağlıyorlar. Yaptıkları pahalı yatırımlar ve istihdam ettikleri kaliteli işgücünün boşa gittiğini düşünüyorlar. Burada Türk Telekom'u suçlayanları görüyoruz ama bunu sağlamak düzenleyici kurulun görevi değil midir?

Lisans alanların hepsi az veya çok mutlaka Türk Telekom'un altyapısını kullanmak zorunda. Hizmetleri ucuzlatacak ve kaliteyi arttıracak bu sistemi oturtmak için TK'nın etkin bir şekilde devrede olması gerekiyor. TK içinde vizyoner isimlerin, yapıcı-yaratıcı kişilerin varlığını biliyoruz ama nedense piyasanın beklentileri karşılık bulmuyor.

Çok kritik konular var

Sektörün geleceğini etkileyecek çok kritik konular önümüzde. Rekabete hazırlanan Türk Telekom, TK'ya başvurarak milletlerarası fiyatları yüzde 50, şehirlerarası fiyatları yüzde 40 indirme izni istedi. TK bunu kabul ederken hangi faktörleri gözönüne alacak? Bu indirim sektöre yeni girecek oyuncuları nasıl etkileyecek? Bu indirim sağlanırsa, Türk Telekom yeni oyunculara verdiği hizmetlerin fiyatlarını da indirerek adaleti ve rekabeti sağlayacak mı? TK'nın ve Rekabet Kurumu'nun bütün bu soruların yanıtını bulması gerek.

Ayrıca 80 milyar lira bedelle C tipi lisans alan işletmeciler, büyük yatırımlar yapılan ve milyonlarca dolarlık lisans bedeli ödenen GSM pazarına bedavadan girme hayali kuruyorlar. GSM'den uzak mesafelere doğru çağrı başlatılmasını isteyenler, hiçbir şey yapmadan 27 milyon GSM abonesini kendi müşterileri haline getirmek amacındalar. Sorumuz şu: TK, bu kritik konuları nasıl çözecek? Bir yandan kaliteli ve ucuz hizmeti sağlarken, sektörü toptan büyütecek, adil ve kalıcı bir çözüm paketi nasıl sağlanacak? Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın iyi niyetini biliyoruz, peki Telekomünikasyon Kurumu'nun vizyonundan ne haber? Sektör, TK'nın silkinmesini ve önderlik-rehberlik yapmasını bekliyor.

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo