En iyi müşteri kim?
Önüne konan hesap pusulasına göz atıyormuş numarası bile yapmadan cepteki Visa, banknot destesine el atan... Hesap kadar bahşiş bırakmayınca karizmayı çizdirdiğini sanan; kim olacak! Alışverişte; fiyat, son kullanma tarihi filan sormadan 'at sepete' (onu da bunu da) yapanlar. Servis, '1'inci sınıf rezalet'ken bile... Tarkan'ın 'kuzu kuzu'sunu içlerinden mırıldananlar elbette! 'Dükkancılık' yapıyorsanız; en iyi müşteriniz, bunlar!.. Ama 'işadamkadınlığı' yapıyorsanız Japonlar gibi örneğin... En iyi müşteriniz: 'Şikayet eden'dir.
Japonlar'ın Amerika'yı titrettikleri günlerde... Otomobil yapmayı Amerikalılar'dan 'öğrenen' Japonlar, nasıl olup da bu işi 'öğretir' hale gelmişlerdi? ABD'de otomobil fabrikaları kurup Amerikalılar'a 'işverir' hale gelmişlerdi? Kendi açıklamaları şu: - Ürünlerimizdeki hataları düzeltmek, geliştirmek şikayet eden müşteri sayesinde mümkün oluyor. En önemlisi, onu mutlu edip kazanma şansınız var. Şikayet etmeyense, rakibinize gidiyor. Sessizce!
Bu köşeden size ilk seslenişimizden bu yana, tam 3 yıl oldu. Bu sürede, 'yazı'ya bir ömür vermiş duayenlerden olumlu sözler duyup okumak hep çok teşvik edici oldu bizim için. Çetin Altan üstadın söyleyegeldiği 'Yazarlıkta nesil farkı erir gider'den yola çıkarak, izninizle, şunu da söyleyelim: En 'kendi kendine' motive olanımızın bile, zaman zaman böyle teşviklere ihtiyacı olabiliyor. Özellikle de, siz değerli okurlarınkine...
Ama madem şikayet edenler '1' numara, önce onlar: Son yazımızla (Niye Zidane 66 da... David 33?) ilgili uyarılarında haklı iki okurumuz... Bazı ifadelerin daha net olabileceği doğru; teşekkürler. Ancak şunu da söyleyelim. Her yazarın böyle günleri olabiliyor. Bir de dengeleri sağlamak her zaman pek kolay değil. Bakın size yazıya bir ömür vermişlerden Hıncal Uluç'tan bir örnek: Geçenlerde 'Okur nereden bilecek; açık, net yazılmalı' diyen Uluç... Ondan önce de, 'Her şey söylenmez, okurun anlayışına, izanına bırakılır' diye yazmıştı... Bize sorarsanız, iki Uluç da haklı! Dengeler çok hassas çünkü!
Okurlarımızın teşvik edici sözlerine gelince... Örneğin, şu şikayetçi iki okurumuzdan birinin giriş paragrafı... 'OKUR... Yazıya, kendisine gösterilen saygıyı; üretimi... MUTLAKA FARK EDİYOR' dedirtiyor. Teşekkürler, desteğiniz için. Kayahan'ın dediği gibi: -Sizler olmasa... Kime yazıp, kime söyleriz biz?
|
|
|