Salı
22 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Oya Berberoğlu
Zülfikar Doğan
Zeynep Atikkan
Güler Kömürcü
Yaşar Erdinç
Ahmet Tan
Burhan Ayeri
İsmail Küçükkaya
Ersan Özer
Bölge
A.Nedim Atilla
Mevlüt Yeni
Spor
Deniz Gökçe
Turgay Renklikurt
Ömer Ural
Ferdi Leflef
Deniz Gökçe

 
deniz.gokce@aksam.com.tr
deniz-gokce@superonline.com
 
Gol atmak zorlaştı

Avrupa Şampiyonası bir şeyi ortaya koydu. Takımlar açık bir şekilde dörtlü alan savunması ile oynuyor. İtalyan tipi katı savunmaya dönüş var. Ve Hakan Şükür tarzı kafa toplarına hakim bir santrforu olmayan ekiplerin işi çok zor

Avrupa Futbol Şampiyonası dün yapılan maçlarla ilk turu bitirmenin eşiğine geldi. Artık bu turnuvada göze çarpan teknik konuları gündeme getirebiliriz.

Turnuvada maçlar yerel saat ile 17.00 ve 19.45'te başlıyordu. Saat 17.00'de başlayan maçlar açık ve seçik bir şekilde güneş ve sıcak etkisi altında kaldı ve futbolun temposu etkilendi. Ancak bundan sonra bütün maçlar mahalli saat ile 19.45'te başlayacak ve bu faktör ortadan kalkıyor.

DÖRTLÜ SAVUNMA

Bu turnuvada futbol sistemleri açısından yeni bir yaklaşım göze çarpmadı. Yeni bir sistem yok. Hatta açıkça görülüyor ki, artık bütün takımlar dörtlü alan savunması ile oynuyor ve tek varyasyon dörtlünün önünde bir, iki veya üçlü bir diziliş mi olacağı. Dörtlü savunmadan ancak gol yenip de hücuma geçmek gerektiği zaman üç veya 'üçbuçuk' kişilik, bir savunmacıyı ileriye doğru iten alan savunmasına geçiliyor. Ancak başka varyasyonlar da var.



YUNAN ÖRNEĞİ

Rehhagel'in çalıştırdığı Yunanistan'ın uygulamasında alan savunmasında bazı maçlarda gerideki dörtlüde adam markajı uygulandığı (Portekiz karşısında Pauleta'ya), hatta İspanya maçında iki kişiye (Morientes ve Raul) adam markajı verildiği, yani geride dörtlü oynanmakla beraber, alan savunması ile adam savunmasının karıştırıldığı görüldü (bunun bazen Daum tarafından göbekte Fatih'e adam markajı görevi verilerek bizim liglerde de uygulandığını ekleyelim). Savunmada da bir de (eski baba santraflar gibi) uzun boylu ve kafa toplarına çok hakim, ama top kontrolu da çok iyi bir oyuncu muhakkak bulunuyor (mesela Yunanistan'daki Dellas).

Ancak bu turnuvadaki savunma anlayışında adeta yeniden İtalyan sistemi katı savunmaya geri dönüş var. Özellikle İngiltere bunu çok kullanıyor. Savunmayı geride kuruyor, savunmanın önünü de kalabalık tutuyor. Ve sonra rakibe gol pozisyonu vermezken, rakibin hata yapmasını bekliyor. Tabii İngiltere takımında oyuna ağırlığını koyacak bir maestro oyuncu yok. Beckham artık sadece bir artist. Scholes çok formsuz. Bu nedenle İngiltere kontratak yapmak ve burada da Rooney ile top taşıyıp, Owen ile hızlı atak golü aramak sistemine angaje. Tabii bu yaklaşım zaruretten!

HAKAN ŞART

Buradaki teknik adamlar önü kapalı, geride kurulmuş dörtlü alan savunması sistemlerine 'compact', yani 'ortada sıkışık' savunma diyorlar. Almanya da Hollanda karşısında böyle bir savunma yapmıştı. Bu tür savunmalar özellikle hızlı ve boş alanda hareketli forvet oyuncularına karşı çok etkili oluyor, çünkü boş alan bırakmıyor. Dikkati çeken şey mesela teknik becerili Fransa, İspanya ve Portekiz'in karşısındaki bütün takımlar kabaca ayni yaklaşımda. Mesela Portekiz'in tekniğine orta sahada yenilseler de, geride kapanarak, top hakimiyeti verseler de gol pozisyonu vermiyorlar. Bizim milli takımımız da bundan sonra böyle savunmalara karşı sık sık oynamaya hazır olmalı.

İlginç bir şekilde hızlı forvet kanat oyuncuları olan takımlar ortada güçlü ve kafa topuna hakim bir forvetleri olmadığı takdirde gol atmakta çok zorlanıyor. Mesela İspanya Joaquin, Etcheberria (sakatlandı) ve Vincente gibi çok üst düzey kanat oyuncuları olmasına rağmen, ileri uç oyuncuları Morientes ve Raul çok teknik olduğundan gol atmakta zorlanan takım tipine çok iyi örnek. Portekiz de, İspanya gibi, destroyer ve kafa vuran bir santrforu olmamasının bedelini ödeyen bir takım. Böyle bir oyuncu olmayınca kanat oyunu da doldur boşalta dönüyor. Nitekim İspanya'yı Nuno Gomez ile aşabildi. İspanya ise Morientes'i keserek, Torres'e dönmek zorunda kaldı. Tersine mesela İbrahimoviç İsveç'e tekniği kadar iri fiziği ve hareketliliği ile de çok katkı yapıyor, Koller de Çek'lere aynı faydayı sağlıyor (bunu Hakan Şükür'ün kıymetini bilelim diye vurguluyoruz). Almanlar'ın yeni santrforu Kuranyi de böyle bir santrfor.

VE GOLLER

Çağdaş futbolda artık temel günah dediğimiz, yapılmaması gereken şeyler belli. Goller büyük bir çoklukla üç şekilde oluyor. Birincisi duran top. Önceden hazırlanmış, planlanmış serbest atış veya korner artık en tehlikeli gol silahı haline geldi. Diğer bir kolay gol bulma tarzı da bir takımın savunmadan çıkarken kaptırdığı toplar. Bu şekilde bir top kaptırıldığı takdirde savunma dengesiz ve hazırlıksız yakalandığı için az sayıda savunma oyuncusuna karşı gol fırsatı doğuyor. Ya da çok yaratıcı, çok üst düzey bir oyuncunun bireysel girişimi ile yarattığı pozisyonlar gol üretiyor.

SÜPER TAKIM YOK

Forvet dizilişinde ise tercih ya tek bir uç oyuncu ya da üçlü forvet dizilişi kullanılıyor. Ama açıkça belli ki her tür savunmaya karşı gol atmakta mahir bir süper takım bu turnuvada yok. Hatta gol kısırlığı bile var. Bu nedenle turnuvanın sonucu konusunda tahmin yapmak son derece zor. Çünkü takımlar denk ve eksikli. Mesela, biraz şanslı olsa, İspanya, ev sahibi Portekiz'in yerine yukarı çıkmıştı!

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo