
|
|
|
Portekiz komünizm yolunda !
Bir haftadır gündeme getirdiğimiz Portekiz'in ekonomik macerasında en kritik dönem 1974 yılından sonra ortaya çıktı.
1974 yılında askeri darbe ile gelen Nisan Devrimi hükümeti sonrası 1975-1976 yılları arasında Portekiz birden şaşırdı ve geçmişinin tam tersine kürek çekmeye başladı. MFA adı verilen Marksist genç askerler ile PCP kısa adı ile tanınan Portekiz Komünist Partisi yönetiminde Portekiz'in attığı adımlar ilginçti.
Sosyalizme geçişin temelini oluşturmak hedefi ile yola çıkan maceracılar temel sanayi sektörlerini devletleştirirken, sosyal adımlara da eğilerek, iş yaratmak, işçi ücretlerini yükseltmek, fiyat kontrolları getirmek ve tarım reformu yapmak gibi bir çok önlem almaya gittiler. Tabii bu kadar kısa zamanda bu kadar birbiri ile çelişkili olabilecek ekonomik adım atmak Portekiz ekonomisini çökertti.
Bu süreçte kamu kesiminin ekonomideki payı 16 ayda 244 adet özel şirketin devletleştirilmesi ile iki misline çıktı. Çelik, tütün, biracılık, kağıt, su,otobüs şirketleri, ulaşım tamamen devletleştirildi. Bankalar ve sigorta şirketleri de devlete geçti. Bazı devletleştirilme kararları devlet tarafından alınırken, bazı şirketler de sendika ve işçiler tarafından işgal edildi. Tekstil, metalurji, inşaat ve toptan ticaret gibi alanlarda da birçok orta ve küçük boy şirket kooperatif haline getirildi.
Kamu sektörünün yapısı ve ekonomik rolü birden değişirken, toplam katma değer üretimi içindeki payı 1973 yılındaki yüzde 9 düzeyinden 1976 yılında yüzde 30 değerine ulaştı. Kamunun sabit yatırım akımları içindeki payı aynı zaman diliminde yüzde 10 değerinden yüzde 47 değerine yükseldi. Ve kamunun toplam istihdam içindeki payı yüzde 13 rakamından üç yıl içinde yüzde 24 düzeyine zıpladı.
24 Nisan 1974 devrimi öncesi hiçbir sanayi sektörü şirketi sahibi olmayan Portekiz devleti, sanayide katma değerin yüzde 14 ve sanayi sektöründe sabit sermaye yatırımlarının yüzde 53'ünün sahibi haline gelivermişti.
Sonuçta, Portekiz tüm Avrupa'da ve Batı'da kamu sektörü en büyük olan ülke haline geldi.
Teknokratlar ve eğitimli insanlar ülkeden kaçarken Portekiz büyük bir insan kaynağı ve teknokrat sorunu yaşamaya başladı.
Devletleştirilen şirketler piyasa kuralları altında mı hareket edeceklerini, yoksa sosyal hedeflere mi koşacaklarını şaşırdılar ve ücret, istihdam ve fiyat konusunda kaos yaşanmaya başlandı.
Birçok alanda ortaya çıkan büyük devlet monopolleri Portekiz'in iç ve dış piyasa ile bağını kopardı ve özellikle dış piyasalar ile ilgili olanlar, mesela devletin havayolu şirketi büyük zararlar yazmaya başladı. Birçok kamu şirketi de cirosunun yüzde ellisine varan sübvansiyonlarla ayakta durur hale geldi. Bütün bu gelişmeler piyasa kavramını nerede ise ortadan kaldırdı.
Devletin giriştiği büyük harcamalar kısa sürede iç piyasadan finanse edilemez hale geldiğinden dış borç hızla artarken döviz rezervleri de erimeye başladı. 1970-1985 arasında Portekiz o dönemin dış borcu en hızla artan ülkesi haline geldi. Portekiz'in kamu borçluluk oranı yüzde seksen değerini aştı.
Bu kadar ekonomik sorun ortamında da 1974-1987 arasında onyedi ayrı hükümet iş başına geldi. 1986 yılında General Eanes kendi arzusu ile ayrılıncaya kadar Portekiz toparlanamadı ve sivilleşemedi.1985 yılında bir azınlık hükümetine iş başına gelen bir Portekiz Merkez Bankası iktisatçısı ve daha evvel maliye bakanlığı da yapmış olan Anibal Cavaco Silva (gene bir iktisat profesörü!) ülkeyi toparlayan kahraman olurken, esas kurtuluş ülkenin Avrupa'ya katılımı ile oluyordu.
Portekiz 1977 yılında sosyalist Mario Soares döneminde Avrupa'ya üyelik için müracaat etmişti. Ancak NATO ülkesi olan Portekiz'de komünist eğilimli bir hükümet olması da tuhaftı. Sonunda Avrupa Portekiz sorununu çözmeye karar verdi. Portekiz 1985 yılında üyelik anlaşmasını imzaladı ve 1986 yılında da üye oldu. AB 1988 yılında yapısal destek fonlarını iki misline çıkartarak büyük bir yardım yükünün altına girerken, Portekiz 'dünya yüzünde komünist cennet' hayalinin faturasından kurtuluyordu.Tabii bütçe açığı, dış borç, durgunluk, cari açık ve diğer pek çok şekilde çok ağır bir bedel ödemiş olarak.
Artık tarih bitti ve ekonominin rakamlarına bakacağız! Bugünkü durumu da inceleyeceğiz!
|
|
|
|
|
|
|