Salı
22 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Oya Berberoğlu
Zülfikar Doğan
Zeynep Atikkan
Güler Kömürcü
Yaşar Erdinç
Ahmet Tan
Burhan Ayeri
İsmail Küçükkaya
Ersan Özer
Bölge
A.Nedim Atilla
Mevlüt Yeni
Spor
Deniz Gökçe
Turgay Renklikurt
Ömer Ural
Ferdi Leflef
Ersan Özer

 
ersan@itiraf.com
 
Okur insanlardan gelenler

Yine aynı Japonlar

Ersan Bey, Bakü'den okurunuz Afşin, merhabalar. Burada duyduğum bir şehir efsanesini paylaşmak istedim.

Hani güya Japonlar bizim Haliç'i bedava temizlemeyi teklif etmiş. Sadece bir şartları varmış; çamurdan çıkacak altınların onlara kalması.

Bakü körfezi ve Hazar Denizi'nin büyük bölümü hem sanayiden hem de petrol çıkarılmasından dolayı epey kirlenmiş durumda.

Yine aynı (!) Japonlar Hazar'ı bedava temizlemeyi önermiş ve belli ki hiç değişmemişler.

Tek bir şartları varmış: Denizin yüzeyindeki petrolün onlara bırakılması! (Afşin Ertekin)

Kime şikayet edelim

Merhabalar Ersan Bey, 19 yaşında bir öğrenciyim.

İnsanların dizi tutkusunun dakikalarca reklam yayınlayarak utanmazca sömürülmesi, böylesine büyük şirketlerin vatandaşa yaptığı bu saygısızlık beni deli ediyor!

Televizyon sömürüsü bununla da kalmıyor. atv'de yayınlanan Akademi Türkiye'yi merakla seyrediyorduk. Elenecek yarışmacının açıklanmasını beklerken programın sunucusu son anda, sonucun ertesi akşam açıklanacağını, seyircilerin SMS ile 'oy yollamaya' devam etmelerini söyledi!

Birilerine şikayet edilecekse, bu 'birileri' kimdir? RTÜK'e bile güvenemeyeceksek hakkımızı kimden soracağız? (Hülya Kıray)

Bir basamak yukarı çık

Merhaba, sanırım yazılarını keşfetmem bu sene oldu. Dilin güzel, akıcı. Hoşuma gitti. Ne var ki sonradan bir şeyin beni rahatsız ettiğini fark ettim.

Kalemle, kağıdı konuşturmayı ender derecede yakıştıran sen neden daha çok okuyup okuyucuyu düşündürmüyorsun?

Hadi bir basamak daha yukarı çık. O köşe gözlemlerle gitmez!

Okuyorsun belki ama bunu bir okuyucu olarak hissetmiyorum. Bunu yapacak potansiyel bal gibi de var sende. (Berna)

Posta neden çok satıyor

Sevgili Ersan, Günaydın gazetesinin 1 milyon sattığı zamanlarda orada bulunan şanslı kişilerden biriyim. Posta gazetesinin çok satmasının başlıca nedenlerini ben de şöyle sıralayabilirim:

Kolay okunan haberleri, özellikle de birinci sayfada özetleyerek, sade bir mizanpajla sunması. Okuyucumuz fazla okumaktan hoşlanmıyor. Haberler kısa ve sade bir dille yazılmalı.

Gelelim yazarlar konusuna. 'Gazete sattıran yazardan' ziyade 'çok okunan yazar' deyimini kullanmak gerekiyor.

Eski Güneş gazetesinde M. Ali Yılmaz'ın patron olduğu dönemde en çok okunan yazar olarak Çetin Altan ve Yalçın Pekşen vardı.

İyi paralarla gazeteye alınmışlardı ama yine de gazetenin tirajında kıpırdanma olmadı. İyi yazar gazeteye tirajdan çok kalite getiriyor.

Sona kaldı ama en önemli konu ise gazete kadına ve çocuğa hitap etmeli ki eve girsin. (İsmet Ararat)

Gelin de doktorlara güvenin

Ersan Bey merhaba, bu olayı sizinle paylaşmak istedim.

Bir-iki gündür sol gözüm kanlanmıştı. Eşimle özel bir hastaneye gidip göstermek istedik.

Nöbetçi doktor kontrol etti. Bebeğimi emzirdiğimden ilaç vermek için kadın doğum doktoruna danışmak istedi. Sonra da reçetemizi yazdı, eve geldik.

Eşim bu sabah ilaçlarımı alıp işyerime bıraktı. Bana uygun diye verilen ilaçların içinde büyük harflerle, 'Emziren anneler ve hamileler tarafından kullanılmamalıdır' yazıyor!

Hadi şimdi gelin de doktorlara güvenin. (Mine Erkat)

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo