
|
|
|
Nefes yetmez
Hakemler Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bazı oyunculara tolerans gösterirken, bazılarına çok acımasız davranıyor. İşin niyesine gelince: UEFA'nın resmi yayın organı 'UEFA FLASH' dergisinde Avrupa Şampiyonası öncesi şu yoruma yer verilmişti: '..Avrupa futbolu artık kısıtlı teknik özelliği-yeteneği olan ve futbolu sadece iş gibi görüp, sağlam kontratlar yaparak para kazanma aracı sayan kişilerden kurtulmak mecburiyetindedir. Seyirciler futbol sahalarına, sahada 90 dakika süresince sadece koşan, pas alıp veren, profesyonelce ve haince rakibinin yaratıcılığını öldürerek, futbolu her türlü fanteziden yoksun kılan 22 sıradan adamı görmek için gelmezler. Seyirciler, işini aşkla şevkle, coşkuyla yapan; üstün teknik özelliği çocuksu bir coşkuyla ortaya koyan, rakibinin yaratıcılığına hayranlık duyan ve her şeyden önemlisi; kendisine bir şeyler verip coşkuyla ayağa kaldırdıkça keyfin doruğuna çıkan; bunları Avrupalı iş anlayışı ile sürekli aynı standartta sunabilmek için gece-gündüz çırpınıp, kendi kendini aşma kaygısı ile yapan futbolcuları görmek için gelir. Çünkü futbol; iş aşkı, yaratıcı zeka, coşku ve paylaşım demektir. Bir başka deyişle futbol; olayına kazma kürekle değil, sanatkar anlayışıyla yaklaşma demektir. Bu ise bilinçli bir zihinsel, ruhsal, fiziksel eğitimden geçmiş üstün yetenekli kişilerle gerçekleştirilebilir.'
Gördüğümüz kadarıyla Portekiz'deki şampiyonada görev alan hakemler bir anlamda UEFA'nın resmi görüşünü yansıtan yukarıdaki yorum doğrultusunda düdük çalıyor, gibimize geliyor. Yani, bir yanda futbolu sanat boyutuna taşımak isteyenlere ve bu kapasitedeki futbolculara yol verilirken, diğer yanda kazmalığa 'dur' diyecek düdükler çalınıyor. Ancak bu Avrupa şampiyonasında o kadar çok kazma var ki; hakemlerin hepsini dütlemeye nefesleri yetmez.
Van Hooijdonkların sırrı
Hazır söz Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan açılmışken devam edelim. Hani, kalecilerin kıpırdamasına bile imkan tanımayan ve kesinlikle golle sonuçlanan Van Hooijdonk usulü 'serbest vuruşlar' var ya.. İşte o vuruşları yapmak öyle her baba yiğidin harcı değilmiş. Üstelik, topu kalecinin uzanamayacağı bir köşeye, belirli bir kavisle göndermek; o vuruşun ölümcül derece kesin gol olmasına da kafi gelmezmiş. İngiltere'deki Loughborough Üniversitesi uzmanları bu konu üzerinde devam eden Avrupa Şampiyonası dahil olmak üzere uzun süredir, araştırma yapıyorlar. İlgili konuda özetle diyorlar ki; '..Eğer top kaleye saatte 100 km hızla ve dakikada 500 kere kendi etrafında döner bir şekilde kaleye gönderilmezse, kaleci o vuruşu kurtaracak eylemde bulunabilir. Yok eğer, bu iki ideal hız ve dönüş sayısı topa serbest vuruşla kazandırılırsa; kalecinin o vuruşu algılayıp, harekete geçmesi imkansız olur. Çünkü kaleci gelen topa karşı yapacağı hareketi tasarlama imkanı bulamaz ve 'put gibi' kıpırdayamaz hale gelir.'
İngiliz uzmanlar konu üzerinde halen çalışıyor. Patentini alacaklarını söyledikleri bir uygulama sistemini geliştirdiklerini; önümüzdeki şubat ayında piyasaya sürebileceklerini iddia ediyorlar. Eğer söylenilenler gerçekleşirse, bundan böyle futbolcular antrenmanda topa hangi açıda ve ne şiddetle vururlarsa, 'kaleciyi kıpırdatmaz' hale getireceklerini; bu konuda da hangi kas gruplarını, hangi yöntemle geliştirebileceklerini kolayca öğrenebilecekler. Açıkçası yakında kalecilik iyice 'zor bir zanaat' olacak.
Yanan buz
Spor yazarı Metin Tükenmez'in 'Yanan buz parçası' adlı kitabı 'Etikus Yayıncılık' tarafından piyasaya sunuldu. Yazarın 'Futbol ve yaşam kültürü' konusundaki yazılarını içeren kitabı okuduğunuzda böyle bir eseri yazabilmek için neden hem 'Metin' hem de 'Tükenmez' olunması gerektiğini hemen algılıyorsunuz. Ancak, hayat ve olaylar karşısında itiraf edeyim 'tükenmeden, metanetini yitirmeden, yanan bir buz parçası' gibi durabilmek; 'biraz bir şeyler gerektiriyor.' İşte o 'bir şeyleri' öğrenmek istiyorsanız, bu kitabı lütfen okuyun.
Kitaptan bir alıntı; '..Ne çok insan yüzü varmışta hiç farkına varamamışım. Bir sürü insan var; fakat yüz daha fazla. Çünkü her insanın birkaç tane yüzü var... Saklarlar, ileride çocukları kullansın diye'
|
|
|
|
|
|
|