Pazartesi
07 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Zülfikar Doğan
Semih İdiz
Yaşar Erdinç
Coşkun Kırca
Burhan Ayeri
Ali Tezel
Ersan Özer
Bölge
Mustafa Bayraktar
Deniz Gökçe

 
deniz.gokce@aksam.com.tr
deniz-gokce@superonline.com
 
Petrol cephesinde gelişme yok!

Sürekli felaket haberleri üretimi ile hırpalanan ülkemizin başına Greenspan faiz artırımı, IMF ile veda, faiz dışı fazlayı düşürme, YÖK Yasası, TÜPRAŞ özelleştirmesi, IMF sekizinci gözden geçirme telaşı sonrası bir de petrol fiyat sorunu eklenmişti. Burada iyi haber OPEC'in günde 2.5 milyon varil üretim kotası eklemesi olabilirdi. Ancak geçtiğimiz günlerde toplanan OPEC'in görüşmelerinden beklenenin altında bir petrol üretim artışı kararı çıktı. OPEC haziran başında kendi koydukları günde 2 milyon varil artış kotasına, 1 Ağustos tarihinden başlamak üzere sadece günde 500 bin varil boyutunda bir ekleme yaptılar. OPEC yetkilileri gerekçe olarak da piyasada talebi karşılamaya yetecek düzeyde petrol bulunduğunu belirttiler. OPEC ayrıca 21 Temmuz'da Viyana'da toplanmaya da karar verdi.

Haber piyasada iyimserlik yaratmadı ise de pek bir kötümserlik de yaratmadı! Çünkü dünyada piyasadaki petrol arzının barometresi olarak görülen ABD hampetrol ve işlenmiş petrol ürünleri stokları raporu petrol rafine kurumları tarafından elde tutulan hampetrol stoklarının piyasada düşünülenin iki kat üstünde günlük 2.8 milyon varil civarında gerçekleştiğini, işlenmiş petrol stoklarında da günlük 1.3 milyon varil artış olduğunu gösterdi. Tek reaksiyon Avrupa Merkez Bankası'ndan geldi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı J.C.Trichet kilit kısa vadeli faiz oranını 12'nci aydır sabit tutma ve yüzde 2 ile devam etmeye karar verdiklerini açıkladı. Yani faiz artırımına gitmedi. Bu AB Merkez Bankası'nın petrol fiyatlarından kaynaklanacak bir fiyat ve ücret enflasyonu dalgası konusunda daha iyimser bir yoruma geçtiği anlamına geliyor.

Piyasada OPEC'in daha günde 1.5 milyon varil üretim artışı yapacak kadar kapasitesi olduğu ve ilerde bu kapasiteyi kullanmak yönünde adım atabileceği biliniyor. Ancak OPEC'in kendi geçmiş deneyimlerinden bildiği bir şey de var. 1998 yılında benzer bir konumda iken arzın güçlü bir şekilde artırılması petrol fiyatlarını varil başına 10 doların altına taşımış, OPEC içinde kavga çıkmış, petrol üreticileri birbirlerine girmişti. Rusya bu karambolde borçlarını ödemeyeceğini ilan etmiş, uluslararası sermaye Rusya'dan kaçarken çıkan krizde Türkiye de önemli ölçüde etkilenmişti. Son 500 bin varillik kota artışının petrol fiyatlarında önemli bir düşüş yaratması beklenmiyor. Küçük bir artış yapma kararında İran'ın yüksek talebin devam etmeyeceği şeklindeki görüşünün etkili olduğu piyasada konuşuluyor. Geçmişte hep gizli kota aşımı durumu yaratan, aşırı üretim yapan Cezayir ve Nijerya ise petrol üretiminin artırılması konusunda baskı yapan sıkışık durumdaki ülkeler olarak göze çarpmış. Küçük de olsa planlanan üretim artışını ise S.Arabistan ve B.A.Emirlikleri sağlayacak.

Avrupa Merkez Bankası OPEC kararı sonrasında faiz değişikliği yapmadı, halbuki mayıs ayındaki enflasyon gidişatı hedef yüzde 2 enflasyonun üstünde yüzde 2.5 düzeyinde bir enflasyona işaret ediyordu. Avrupa Merkez Bankası hala orta vadede enflasyonun yüzde 2 civarında veya altında kalacağını düşünüyor. Avrupa Komisyonu tarafından üretilen tahminlere göre petrol fiyatının bugünkü yere yükselmesinin enflasyona yüzde 0.2 ekleme yapacağı ve büyüme hızında da benzer boyutta bir azalma yaratacağı düşünülüyor. Bu minimal bir tahmin. Normalde Avrupa Merkez Bankası'nın böyle bir ortamda faiz artırımına gitmesi beklenirdi, ama AB ekonomilerinde büyüme başlamış gibi ve bu büyümeyi petrol ve enflasyon paniğine girip boğmak arzusunda değiller.

Şimdi ABD Merkez Bankası ve Greenspan'in açıklamaları 'boyunda ilmik takılı olarak' beklenecek!

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo