Cuma
04 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Zülfikar Doğan
Kürşat Başar
Güler Kömürcü
Yaşar Erdinç
Coşkun Kırca
Ahmet Tan
Cengiz Hortoğlu
Burhan Ayeri
Ersan Özer
Bölge
A.Nedim Atilla
Mevlüt Yeni
Spor
Şansal Büyüka
Ömer Ural
Ferdi Leflef
Yaşar Erdinç

 

yasar.erdinc@superonline.com
 
Muhteşem rakamlar

Enflasyonda inanılmaz rakamlar geldi. İnanılmaz diyorum çünkü piyasa beklentilerinin çok altında rakamlar gerçekleştiğini görüyoruz. Önce rakamları tekrar verelim. TÜFE enflasyonu mayıs ayında yüzde 0.38 olurken, TEFE'de mayıs ayında yüzde 0.03 azaldı.

Daha önce yazdığım 'Enflasyona Dikkat' başlıklı yazımda, mayıs ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşebileceğini ve bu durumda enflasyonist beklentilerin olumsuza dönebileceğini belirtmiştim. Piyasa beklentileri ile karşılaştırdığımızda bu rakamlar piyasa beklentilerinin çok altında gerçekleşmiş rakamlar olarak önümüze çıkıyor. Bu gelişme piyasaları nasıl etkileyebilir sorusuna geçmeden önce diğer noktaları gözden geçirelim.

Tarım sektörünün mayıs ayında geçen yıla göre yüzde 5.2 düşüşü TEFE'de düşüş sağladı. Bu düşüş çok yüksek olmasa da, TEFE'nin mayıs ayında artmamış olması bile çok önemli bir gelişmedir. Ayrıntılarına baktığımızda, imalat sanayindeki fiyat artışı (çekirdek enflasyon) yüzde 1.8 olarak gerçekleşti. Fakat tarımdaki düşüş ağır bastı.

Yıllık bazda baktığımızda, TEFE yüzde 9.56, TÜFE yüzde 8.88 artmış oldu. Sonuç olarak 32 yıl sonra her iki enflasyon ölçümünde de tek haneli rakamlara ulaşıldı. Bu gerçekten önemli bir başarıdır.

Geçen ay içinde, dövizdeki ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona kısmen yansıdığını, çekirdek enflasyondaki artıştan görüyoruz. Fakat şunu da belirtmemiz gerekiyor ki, döviz kuru değişimleri ile fiyatlar arasındaki bağ zayıflamış durumda. Üreticiler ve tüketiciler ani kur değişimlerine hemen ayak uydurmaya çalışmıyorlar.

Bazı gelişmeler vardır, piyasalar üzerinde geçici etki yaratır, bazı gelişmeler vardır, piyasalar üzerindeki etkisi ilk anda hissedilmiş gibi olsa da piyasa trendini değiştirici niteliktedir. Örneğin, IMF'nin 2003 yılının Ağustos ayında, borçlarımızın 16.7 milyar dolarlık kısmını iki yıllığına ötelemesi piyasalarımızın trendini değiştirmiştir.

Dün açıklanan enflasyon oranları da, beklentileri ve piyasa trendini değiştirecek kadar güçlüdür. Bir borç ertelemesinde olduğu kadar güçlü olmasa da en azından faizlerde, dövizde ve borsada istikrarlı hareketleri sağlayıcı rakamlardır bunlar. Enflasyonist beklentiler son günlerde piyasada yıllık bazda yüzde 14 seviyelerinin üzerine çıkmıştı. Açıklanan bu rakamlar, bu beklentileri aşağı çekecektir. Bu beklentilerin aşağı düşmesiyle birlikte, dövizde ve faizde daha önceki 1-2 haftaya göre daha hızlı bir aşağı hareket görebiliriz. Aynı zamanda, borsada Endeks'in 17 bin 250 seviyesinin üzerine oturduktan sonra istikrarlı bir artan trend başlattığını da görmek mümkün olabilecektir.

Tabi ki bu arada piyasaları terse çevirecek başka bir gelişme olmazsa, son 1-2 haftadır olumluya dönmeye çalışan piyasa havasının rahatladığını ve nefes aldığını görebiliriz. Bu rakamlar faizleri yüzde 26'lar seviyesine, doları 1 milyon 470 bin seviyelerine çekebilecek hareketi başlatabilir.

Dün TÜPRAŞ ihalesinin iptal edilmesi, piyasalarda geçici bir türbülansa soktu. Fakat etkisi kısa sürse de orta vade için piyasaların kafasında çok önemli sorular oluşturduğunu belirtmeliyim.

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo