Salı
01 Haziran 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Oya Berberoğlu
Zülfikar Doğan
Zeynep Atikkan
Güler Kömürcü
Yaşar Erdinç
Ahmet Tan
Burhan Ayeri
İsmail Küçükkaya
Ersan Özer
Bölge
A.Nedim Atilla
Mustafa Bayraktar
Ramazan Güntay
Mevlüt Yeni
Spor
Turgay Renklikurt
Ömer Ural
Ferdi Leflef
Gülengül Altınsay
Metin Sertoğlu
Yaşar Erdinç

 

yasar.erdinc@superonline.com
 
Enflasyona dikkat

Dün yeni bir haftaya başlayan piyasalarda bir miktar stres olduğunu gördük. Özellikle YÖK Yasası konusunda hükümetin takınacağı tutum merak edildiği için bu tür bir stres olabileceği vurgulansa da, Arabistan'daki saldırıların etkisinin de önemli bir etki yaptığını söylemek mümkün.

Dünkü yazımda genel olarak bu hafta olumlu havanın devam edebileceğini belirtmiş ama yarın açıklanacak olan mayıs ayı enflasyon rakamına dikkat çekmiştim.

TÜFE için piyasa beklentisi aylık yüzde 1.1 civarında bulunurken, TEFE beklentisi de yüzde 1.5 civarında bulunuyor. Fakat mayıs ayında hem petrol zammı, hem kur artışı, hem de bir önceki aydaki kur artışının yansımasıyla piyasanın beklentisinin üzerinde bir enflasyon rakamı görürsek şaşırmamalıyız. Mayıs ayı itibarıyla yüzde 2.5 seviyesinin üzerinde bir TEFE rakamı aslında fazla şaşırtıcı olmamalıdır.

Daha önceki yazılarımda da vurguladığım üzere, tarım fiyatları bu yılki enflasyon hedeflerinin tutturulabilmesinde temel belirleyici etkenlerden biri olacaktır. Tarım kesimindekilerle konuştuğumuz zaman, gerçekten çok büyük bir yakınma işitiyoruz. Özellikle uzun süren kış şartlarının ve don olaylarının meyve ağaçlarını kurutmuş olması, bu yıl tarım arzını kısıtlayabilecek önemli bir etken olmuş.

Diğer taraftan, diğer önemli maliyet unsurlarında da artış görüyoruz. Petrol fiyatları sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı tedirgin ediyor. Çin ve ABD'nin yükselen talebi ile birlikte artmaya başlayan petrol fiyatları, Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine düzenlenen saldırılarla sadece arz ve talep etkileşimli değil, psikolojik ve spekülatif bir başka boyutta kazandı.

Enflasyon yıllardır dünyanın gündeminden çıkmıştı. Fakat o kadar ilginç gelişmeler görüyoruz ki, önümüzdeki 2 yılda dünya ekonomisinin en büyük sorunlarından biri enflasyon, diğeri de ekonomik durgunluk olabilir. Son bir yılda Çin'in özellikle dünya mal piyasalarından büyük montanlı hammadde alışları, petrol talebinin yüzde 15 artması dünyada enflasyon yaratacak başlıca faktörler olacaktır. Hem enflasyon hem de durgunluk! Bu iki olgunun birlikte oluşmasına stagflasyon adını veriyoruz ve ekonomistlerin gerçekten çözmekte en çok zorlandıkları oluşumlardan biridir.

Dünyada enflasyonist baskılar oluşmaya devam ederken, petrol fiyatları ve kurun değerlenmesi de mayıs ayında bizim önümüze sürpriz bir enflasyon getirebilir ve buna hazırlıklı olmak gerekir. Geçen yılın mayıs ayında TEFE -0.6, TÜFE 1.6 olarak gerçekleşmişti. TEFE'nin negatif gelmesinde tarım fiyatlarının etkisi büyüktü. Fakat aynı unsur bu yıl sürpriz artışa sebep olabilir.

Bu aşamada en önemli konu ise enflasyonun kaç geldiği değildir. Açıklanacak olan enflasyon rakamının enflasyonist beklentileri değiştirip değiştirmeyeceğidir. Eğer yıllık enflasyon beklentilerini yükselten ve hedeflerin tutmayacağına dair endişe yaratan bir enflasyon oranı ile karşılaşırsak, piyasalar bu nedenle kısa vadeli bir dalgalanma yaşayabilir. Örtülü enflasyon hedeflemesine gidilmişken, enflasyonun rotasından sapmadan devam etmesi çok büyük önem taşıyor. Merkez Bankası kendine düşeni yapıyor ve aynı hassasiyeti maliye politikaları yönetiminin de taşıması gerekiyor.

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo