Pazartesi
31 Mayıs 2004 
 

 
 
Şakir Süter
Deniz Gökçe
Zülfikar Doğan
Kürşat Başar
Semih İdiz
Yaşar Erdinç
Coşkun Kırca
Burhan Ayeri
Ali Tezel
Ersan Özer
Spor
Ömer Gürsoy
Yaşar Erdinç

 

yasar.erdinc@superonline.com
 
Yabancılar ne diyor?

Dünkü yazımda Geleneksel Finans Sempozyumu'ndaki konuşmalardan bahsetmiş sonrasında ise kendi konuşmamda Martin Uribe'nin çarpıcı makalesinin sonuçlarını sunmuştum. Uribe, hiç Türkiye'den bahsetmiyor. Arjantin krizini ve Brezilya'nın içinde bulunduğu durumu kısaca analiz ediyor. Makalesinde (A fiscal theory of Sovereign Risk) geliştirmiş olduğu modelinde, şu an izlediğimiz ekonomik politikaların bizi hiper enflasyon ya da default (borçlarını ödeyememe) durumuna götüreceğini söylüyor. Bunu kesin sonuç olarak ifade ediyor.

Bu modelde sürdürülebilirlik sadece faiz dışı fazlanın tutturulmasıyla sağlanabiliyor. Fakat faiz dışı fazlayı hedefinden saptıracak ani bir mali şok olursa (Devletin gelirlerini azaltıcı, harcamalarını artırıcı) mekanizma otomatik olarak devreye giriyor. Sistemin devamlılığını dışarıdan gelen kaynağın kesilmemesi sağlıyor. Kaynak kesildiği anda önünüzde iki seçenek kalıyor, default ya da hiper-enflasyon.

Bunları Martin Uribe'nin modeli söylüyor. Modelin varsayımları bizim ülkemizle tıpatıp olduğu için dikkate almak gerekiyor.

Şimdi isterseniz biraz daha miyopik bakış açısıyla ekonomiye bakalım. Son 1 haftada 12 tane yabancı raporu inceledim. Bu raporlarda genel olarak şu nokta ön plana çıkıyor. Geçen haftalarda mali piyasalarımızda yaşanan stresin, gereğinden fazla abartıldığı vurgulanıyor. Fakat ordu ile hükümet arasında gerginlik yaratabilecek her gelişmenin yabancıları ciddi anlamda tedirgin ettiğini görüyoruz. Cari açık konusunda yabancıların tedirginliğinin azaldığı görülüyor. Kur artışıyla birlikte cari açıkta düzelme bekleniyor. Özellikle de mart cari açık rakamlarının beklenenin altında gelmiş olması, onları rahatlatmış.

En önemli nokta olarak; piyasaların hızla düzelmesinin en önemli sebebinin, hükümetin faiz dışı fazla hedefini tutturmadaki başarısı olduğunu söyleyebiliriz. Yılbaşından bu yana maliye tarafında gelir artışlarının beklenenin üzerinde olması, harcamalardaki ciddi disiplin yabancıları oldukça memnun etmiş durumda. Son bir haftada yabancılardan dövizde satış olduğunu gördük ve devlet kağıtlarının yıllık bileşik getirisi yüzde 29-30 seviyelerine gelince buna dayanamadılar. Hatırlarsanız, daha önceki bir yazımızda 'ABD 0.25 puan oranında faiz artıracak diye dövizi satıp ABD'ye yönelenler, şu an piyasamızdaki yüzde 30 faizlere (5-10 puanlık artışa) ilgisiz kalamazlar' demiştik. Nitekim geri dönüşü net bir şekilde görüyoruz. Sonuç olarak 'faiz dışı fazla' rakamı tutunulacak daldır. Hükümet bu dalı kırmamalıdır. Serdengeçti'nin cümle aralarında maliye politikasından taviz verilmemesi gerekli dediği şey budur. Fakat elde olmayan dış şoklarla bu dal kırılırsa, o zaman Uribe'nin söylediği üzere işler kötü demektir.

Bu gelişmeler ışığında dolarda bu hafta

1 milyon 450 ile 1 milyon 465 bin aralığına kadar bir düşüşü görebiliriz. Borsada yukarı doğru, faizlerde de aşağı hareketin devamını bekleyebiliriz. Mayıs enflasyonunun piyasa beklentisinden yüksek olacağını ve hafta sonuna doğru piyasaları bozabileceğini düşünüyorum.

Dünkü yazımızda portföy tablolarında hisse oranlarını artırıp döviz oranını azaltmıştık. Borsada 18 bin civarlarına geldiğinde hisse oranları yeniden biraz aşağı çekilebilir. www.drerdinc.com adresinden günlük borsa yorumlarımı izleyebilirsiniz.

 
 
YAŞAM
CUMARTESİ
AKŞAM-LIK



Shubuo