
|
|
|
Hagi ve su basmanı
Vermeyin kardeşim bu oyuncuya teşvik primi. Belli ki yaramıyor. Hadi veriyorsunuz, bari şunun dozajını, iyi ayarlayın. Çocuğu böyle aklı başından firar etmiş hallerde, deli dana gibi koşturacak hallere getirmenin alemi var mı?
Dünün top oynayan Hasan Şaş'ını tanıyan biri olarak; topun peşinde şuursuz bir şekilde koşan bu günün Hasan'ını izleyince insan şaşırıyor. Onu kim bu hallere getirdiyse dilerim cehennemlik olur.
Futbol aleminin gerçekten ne insafı, ne de adaleti var. Tersi olsaydı, İstanbulspor puan cetvelinin tepelerinde yer alırdı. Tecrübe, teknik, kondisyonu bir kaba koyun ve hepsini güzelce karıştırın; buna bir de mükemmel taktik anlayış ve oyun disiplinini ekleyin, unutmadan bu karışımın üzerine olağanüstü hız ve ustaca yapılan kontratak kapasitesini de serpiştirin, ortaya İstanbulspor çıkar. Böylesi bir futbol zenginliğini yaratan Aykut Kocaman'a; kocaman bir 'Helal olsun' dememek haksızlık olur.
Futbolu unutmuş oyunculardan yeni bir takım inşaa etme çabasındaki Hagi'nin işi zor mu zor. Ancak Hagi, gördüğümüz kadarıyla bu yapının su basmanını tamamlamış gibi... Her geçen gün bir şeyler ortaya çıkıyor. Mesela dün, savunma ve orta sahada ne tip yeni malzemelere ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Bu arada eksik malzemeye rağmen takımın sergilediği futbol ümit verecek boyuttaydı. Mesela güven duygusu geri gelmiş. Hücumda çoğalmak ve ileri uçta Sabri, Hakan Şükür ve Necati presi, orta sahaya nefes aldırmaya başlamış. Uzun sözün kısası: Galatasaray'ın üzerinden ölü toprağı kalkmış gibi... Veya olaya biz 'Hagi'li gönül penceresinden' baktığımızda öyle görüyoruz. Hele bir eksik malzemeler temin edilsin, ne olduğu ortaya çıkacak.
|
|
|
|
|
|

|